Gazi Kılıçparlar Ceyhan’da Konuştu

0
92

Anadolu Platformu Teşkilat Başkanı ve Ülfet Derneği YK Başkanı Gazi Kılıçparlar, Ceyhan’da düzenlenen Milli İrade Nöbeti’nde konuştu.

Anadolu Platformu Teşkilat Başkanı ve Ülfet Derneği YK Başkanı Gazi Kılıçparlar, Adana’nın Ceyhan ilçesinde düzenlenen Milli İrade Nöbeti’ne katılarak alanda bir konuşma yaptı. 

Ceyhan protokolü ve ilçe halkının katılım gösterdiği programda söz alan Kılıçparlar, FETÖ’yü himaye eden arka plandaki üst aklın, bölgesinde oyun kurucu olan Türkiye’yi dize getirmek için darbe girişiminde bulunduğunu söyledi.

Kılıçparlar konuşmasında şunları dile getirdi: “15 Temmuz gecesi onurlu ve bağımsız millete ayar çekmek için bu darbeyi gerçekleştirdiler. Ama bu millet darbeyi ilk saatlerinde fark etti ve iradesini ortaya koyarak caddeleri, sokakları ve meydanları doldurdu. Aslında 15 Temmuz darbesi yüzyıllık parantezi kapatma noktasına geldiğimiz bir yerde ikinci bir Lozan’a bizi icbar etmenin provasıydı.

Milli iradenin sahipleri milli iradeye sahip çıkan, nöbet tutan insanlar bu sürecin takipçisi olmak durumundadır. Aksi takdirde gerçekleştirilen şeyler tamamen tersine dönebilir. Suriye’de yüz binlerce insan katledilirken, bir yılda rapor hazırlayan Dünya Af Örgütü 24 saat geçmeden darbenin hemen akabinde, Türk askerine işkence ediliyor diye rapor tuttu.

Almanya’da pazar günü gerçekleştirilen Türkiye’ye Destek Mitingi’nde Cumhurbaşkanımızı konuşturmamak için 24 saat içerisinde mahkemeler harekete geçti. Bütün bunlar bu milletin gözünü ve ferasetini açtı. Bu millet oynanan büyük oyunun farkında.”

Ancak bir şeyin altını çizmek gerekiyor diyen Kılıçparlar, paralel yapı mensuplarına tövbe kapısının kapanmadığını, yanlışlarında ısrar edenlerin cezalarını en üst perdeden çekmek zorunda olduklarını vurguladı. Alt katı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet olan bu yapının ihanet kısmı cezalarını ödemek zorundadır diyen Kılıçparlar konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şehitlerimizin kanı yerde kalmamalıdır ve özellikle toplum nezdindeki vicdani sorunları konuşmalıyız. Biz üniversitede başörtüsü eylemi yaparken bu insanlar yanımızda yoktu. Filistin, Kudüs, Ortadoğu diyerek meydanlara çıktığımızda bu insanlar yanımızda yoktu. Bunlar bu kadar ihanet içerisine girmez zannediyorduk. Ama gördük ki böyle değilmiş. Bunlar kendi halkının üzerine tank sürecek kadar hain ve alçaktırlar. Herkes şu soruları sorsun, bu meydanlar özçekim yapacağımız, birilerinin aklanacağı meydanlar değildir. Bu hainlerden haklarımızı alıncaya kadar bu işin yakın takibinde olalım, bu işin peşini bırakmayalım.”