Gazeteci Gözüyle Suriye

0
97

6 Şubat Çarşamba günü dernek yönetimi olarak Yenişafak gazetesi ve TV Net bölge temsilcisi gazeteci Yaşar Yavuz’la görüştük.

Yaşar bey yaşanan süreçte şahit olduğu olayları anlatırken sanki o anları tekrar yaşıyor gibiydi. Bunun bizim üzerimizdeki tesiri de bir hayli fazla oldu.

Yaşar Bey görüşmemizde şunlara değindi; “Suriye’deki insanlar çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. Türkiye’den giden unlarla ekmek yapılıyor ve bu ekmekler geceleri üretiliyor. Esed’in uçakları 5 kişiyi bir arada görse hemen bombalarını atıyor, kim olduğuna bakmadan katlediyor. İnsanlar geceleri ekmek kuyruklarına girip karınlarını doyuracak bir parça ekmek için saatlerce bekliyor. İnsanlar gece geç saatlerde ekmek kuyruğuna giriyor, çünkü gündüz uzayan kuyruklar uçaklara hedef oluyor.

Ezandan önce, bombardımandan geriye kalan minarelerden Fetih Suresi okunuyor. İmamların, bu korkunç savaşın bitmesi için Allah’a dua edişleri yankılanıyor gökyüzüne. Yıkılmış camilerde, mum ışığında namaz kılıyor insanlar. Halep harabeye dönmüş. Özgür Suriye Ordusu ayaklarında terlik ellerinde pompalı tüfeklerle tanklı ve kanaslı Esed askerlerine karşı mücadele ediyorlar. 

Derme çatma binalarda eski torna tezgâhlarıyla kendi mühimmatlarını kendileri üretiyorlar. Biz Müslümanlar cihadın her türlü türevini ve edebiyatını okuyup, yutmamıza rağmen bu mücahitlerden öğreneceğimiz çok şey var. Bizlerde bilgi var fakat eylem yok, onlarda ise bilgi çok az olmasına rağmen samimiyet ve eylem var. Geçmişteki suskunluklarını zillet ve bataklık olarak gören bu insanlar böyle şerefli bir direnişi kendilerine nasip eden Allah’a şükrediyorlar. 

75 yaşında Hareketül Fecr’in komutanlarından biriyle karşılaşıyoruz. Elindeki silahını bize gösteriyor. ‘Ben bu silahı 40 yıldır saklıyorum, bir gün özgürlük için lazım olacağına inanıyordum.’ diyor. Halk sokaklarda Beşar Esed’in ölüm uçakları tarafından atılıp patlamayan barmil (varil) bombalarını bize gösteriyor. Suriye’de birçok yerde patlamamış bu bombalara rastlıyoruz. 20 yaşındaki genç ile 80 yaşındaki pir ihtiyar aynı safta mücadele ediyor. Bir an önce bu savaşın sona ermesini ve suriyeli insanların yurtlarında özgürce yaşamalarını temenni eder, sizlere de bu duyarlılığınızdan ötürü teşekkür ederim.”