GAÜN’de Bülbülzade Abdullah Edip Efendi Anlatıldı

0
533

Bülbülzade Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özmantar, Uluslararası Gaziantep Âlimleri ve Gaziantep’te Dini Hayat Sempozyumu’nda “Bülbülzade Abdullah Edip Efendi” başlıklı bir tebliğ sundu.

İbrahim Özmantar, Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen Uluslararası Gaziantep Âlimleri ve Gaziantep’te Dini Hayat Sempozyumu’nda “Bülbülzade Abdullah Edip Efendi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

14 Ekim Cuma günü GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen sempozyuma ülkemizin dört bir yanından birçok alim ve akademisyen katıldı. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Çınar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen 2. oturumda Özmantar, Bülbülzade Abdullah Edip Efendi’nin hayatından kesitler sunarak, müderrislik yıllarından ve Antep müdafaasındaki kilit rolünden bahsetti.

İşte İbrahim Özmantar’ın tebliğinden satır başları:

“Burada sadece bir müderristen bahsetmeyeceğiz, hocaların hocasından bahsedeceğiz. Ateşli bir vaizden bahsedeceğiz, yaman bir teşkilatçıdan bahsedeceğiz ve sonunda hayatını şehadetle perçinlemiş bir mücadele adamından bahsedeceğiz.

Kudretli bir şair olduğu için dostlarının ona ithaf ettiği isim ediptir. Babası Mekke’de 10 yıl tedrisat hayatı süren çok güzel Kur’an okuduğu için çocukluğunda Bülbülzade adını alır. Bülbülzade Abdullah Edip Efendi 1857 yılında Antep’te doğar. İlk tedrisatını babasından görür. Sonra Kilis, Maraş, Kayseri’de tedrisat hayatını devam ettirdikten sonra İstanbul’da eğitim hayatına devam eder. 17 yaşında gitmiş olduğu İstanbul’da 1883 yılındaki Fatih Medresesi Müderrislik imtihanına girer ve müderris olarak atanır.

1885 yılında görevinden istifa ederek Antep’e döner. Antep’teki medreselerde fahri müderrislik yapar. 1889 Şeriyye Sicillerinden öğrendiğimiz bilgilere göre 3 dükkân ve bir kütüphaneyi kendi imkânları ile yaptırır ve 3 dükkânı medreseye irat kaydeder. Kütüphaneye de kendi kütüphanesinden 600 kitap bağışlayarak halka açık kütüphanenin temellerini atar. Tam 21 yıl fahri müderrislik işine devam eder.

Emperyalist güçler bölgede yapılanma işleri yürütmektedir. Bülbülzade Abdullah Edip Efendi, ‘Cemiyeti İslamiye’ adlı bir yapı oluşturur. İngilizler 15 Mayıs 1919’da Antep’i işgal ettiklerinde karşılarında örgütlü bir yapı bulurlar: Cemiyeti İslamiye. Bu teşkilatın üyeleri tek tek tutuklanır. Cemiyet daha sonra Anadolu Müdafii Hukuk Cemiyeti’ne katılır. Antep’te kurulan Müdafii Hukuk cemiyeti içerisine Cemiyeti İslamiye’den bir tek kişi bile alınmaz.

Abdullah Edip Efendi 1921’in bahar aylarında Maraş’taki sıcak çatışmaya katılır. 1922’de Antep’in kurtulmasından sonra Müderris Abdullah Edip Efendi, derslerine yeniden döner. Ancak bu sefer keskin bir muhaliftir. Muhalefetini gün geçtikçe arttırmaktadır. Özellikle Boyacı Camii’nde yaptığı sohbetlerle halkı irşat eder. 1927 yılında 70 yaşında iken kiralık bir katil tarafından şehit edilir. Kiralık katil kaçar kurtulur. Fakat halkın beklenmedik tepkisi karşısında kiralık katil yakalanır ve idam edilir.

Abdullah edip Efendi’nin Kütüphanesi elimizde. Yaklaşık 800 eseri BEKAM’ın kütüpanesinde bulunmaktadır.”