Furkan ve USS Liberty… – (Ardan Zentürk)

0
135

Toenjes bundan dört ay önce, bizim denizler fatihimiz Sadu Boro’nun ünlü Kısmet yatına benzer bir tekne ile Teksas kıyılarından yola çıktı ve tam sekiz bin mil yol alarak İsrail açıklarına vardı.

Bunlardan bir tanesi Furkan Doğanımız Kayserili, içinizden biri. Üstelik Amerikan vatandaşı. 35 mermi bu insanlarımızın vücudunda çıkıyor. 5 tanesi Furkan’dan ve bir tanesi de ne yazık ki yakın bir mesafeden. Ben bunu Amerikan Başkanı sayın Obama’ya da söyledim; ‘Türk olduğu için mi kendi vatandaşınıza sahip çıkmıyorsunuz’ cevap veremedi.”(Başbakan R.Tayyip Erdoğan, 10 Eylül 2011-Kayseri konuşması)

Obama, Furkan Doğan’ın hesabını İsrail’den soramaz…Çünkü, İsrail savaş uçakları ve hücumbotları tarafından öldürülmüş 34 Amerikan denizcisinin hesabını soramamış, bırakın hesabı sormayı, yaşanılan katliamı ört-bas etmiş bir makamda oturuyor!..

Önce, 8 Eylül 2011 günü yine İsrail açıklarında yaşanılan bir olayı aktarayım, tarihin labirentlerinde gezintiye sonra çıkarız:

Prof.Dr.Larry Toenjes…

74 yaşındaki bu, insanlığa karşı sorumluluk taşıyan adamın adını bir kenara yazın, beyniniz bulandığında içinize umut ışığı olacaktır.

Toenjes bundan dört ay önce, bizim denizler fatihimiz Sadu Boro’nun ünlü Kısmet yatına benzer bir tekne ile Teksas kıyılarından yola çıktı ve tam sekiz bin mil yol alarak İsrail açıklarına vardı.

Hedefi, İsrail savaş uçaklarının ve hücumbotlarının 8 Temmuz 1967 yılında, “Altı Gün Savaşı” sürerken vurdukları Amerikan istihbarat gemisi USS Liberty’de ölen 34 gemiciyi anmak ve üstü kapatılmış bu katliamı bir kez daha Amerikan kamuoyunun gündemine getirmekti.

Başardı da… Bölgeden internet üzerinden yapılan yayınlar pek çok Amerikan yerel televizyonunda kendine yer buldu ve Amerikan tarihi açısından kara bir leke oluşturan USS Liberty yeniden gündeme geldi.

Toenjes İsrail’e doğru Akdeniz’de yol alırken ve hedefine vardığında iki önemli “şey” oldu: 1. Amerikan Dışişleri Bakanlığı teknenin İsrail’e yaklaşması halinde yolcularının can güvenliğine garantör olmadığını resmen açıkladı!.. 2. USS Liberty’nin vurulduğu noktada yapılacak anma törenine çağrılı olmalarına karşın Amerika’nın İsrail’deki büyükelçiliğinden bir tek kişi bile katıl(a)madı!..

Bütün bunlar sadece dört gün önce oldu!..

USS Liberty vurulduğunda Mısır’a ait Sina Çölü’nün kuzeyinde kıyıya 43 km. mesafede,yani uluslar arası sulardaydı. Burnu, Mısır’ın Aşti limanına dönüktü. İsrail saldırısı tam iki saat sürdü, bölgedeki Amerikan 6.Filosu, dönemin Amerikan Başkanı Lyndon Johnson’un emriyle kendi gemisine yardıma gidemedi, Johnson, iç politika endişeleriyle olayı bir “hata” olarak kabul edip ört-bas etmeyi tercih etti.

Oysa, ortaya çıkan CİA raporları, dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı İzak Rabin’in, Amerikan askeri ataşesi Ernest Carl Castle’ı arayarak savaş sırasında Amerikan gemilerinin İsrail’den uzak durmalarını, aksi halde batıracaklarını söylediğini ortaya koydu.  Aynı raporlarda dönemin Amerikan Dışişleri Bakanı Dean Rusk ile Genelkurmay Başkanı Amiral Thomas Moorer’ın USS Liberty’e saldırı emrinin dönemin İsrail Savunma Bakanı Moşe Dayan tarafından verildiğini söyledikleri de yer alıyor. Görgü tanıklarının ifadelerine göre İsrail askerleri Amerikan askerlerine de acımamıştı…Saldırı sonrasında gemiyi filikalar ile terk etmek zorunda kalan Amerikan askerlerinin üzerine makineli tüfekler ile ateş açmış, iki filikayı batırmış, yani açıkça katliam yapmışlardı!..

Şimdi, bu olaydan sağ kurtulanlar, kurdukları bir dernek aracıyla dosyanın yeniden açılmasını ve İsrail’in bu yaptıkları için mahküm edilmesini talep ediyorlar.

İsrail’in USS Liberty katliamından kurtulanların kurduğu derneğin başkanı Joe Meadors Mavi Marmara’nın saldırıya uğradığı Birinci Filo hareketinde Yunan gemisi Sfendoni’de bulunuyordu. Yunanistan tarafından yola çıkmasına izin verilmeyen İkinci Filo’da da Atina’daydı.

Dönelim Başbakan’ın şehidimiz Furkan Doğan ile ilgili sözlerine…

Anladınız siz beni…

Kılıçdaroğlu, nereye?

Türk siyasetinin “sol kanat lideri” olduğunu savunan bir siyasetçinin Benyamin Netanyahu-Avigdor Lieberman gibi iki faşistle yan yana görüntü sergilemesi, kendisi için değil, Türkiye için hazin bir tablodur… Belli ki dış politika konularında yetkin beyin kimyasına sahip değil, o zaman derhal güçlü ve ufku açık danışmanlar edinmesi gerekiyor. Ben amatör bir ruhla kendisine minik bir öneride bulunayım: Derhal Sosyalist Enternasyonal’i İsrail’in saldırganlığı konusunda harekete geçirsin, İsrail’deki sol kanat parti ve sendikalar ile bağlantı kurmanın yolunu bulsun. Hem memlekete faydası olur, hem de elalemin faşisti ile aynı siyaset karesinde yer almaktan kurtulur…

Star

———————————-
Ardan Zentürk
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI