Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi

0
157

Ülfet Derneği tarafından düzenlenen Sezai Karakoç’un “Fizikötesi Açısından Ufuklar Ve Daha Ötesi 1” kitabının dijital tahlil programı 30 Kasım Pazartesi günü Mehmet Ali Tek’in moderatörlüğünde, Mehmet Aldemir ve Nihat Aydoğmuş’un sunumlarıyla zoom uygulaması üzerinden 70’ın üstünde katılımcı ile online olarak yapıldı.

Konuşmacılardan Mehmet Aldemir kitap sunumlarında;

“Değerli olan hayat değil, hayatın amacıdır. İşte insanoğluna yaratıcıya  karşı sorumluluktan dolayı böyle bir güç ve yetki verildi.

-Tanrı ışığı ile yaşıyoruz ve Tanrı ışığı ile varız. O kesildi mi her şey anlamını kaybeder. Asıl ideal durum insan ruhundaki algı lambasını bu aşkla yakmaktır. Bilinç, aşk ve sevgiyle…
-Kim dünyaya geldi de bir yol bulmadı? Yolu bulmak için ıstırab çekmeli ve yitirmemek için yolu… Dosdoğru yol…

-İslam üstünlük için tek kural tanıdı: Allah yolunda yarışta öne geçme üstünlüğü…

-Çağın en büyük problemi, fizik ötesi inancı problemidir. Allah inancı, insanlığın temel taşıdır;bu taşla oynayan insan, kaderinin en  trajik sayfasını açıyor demektir.

-Tanrı düzeni yürüyor ve yürüyecektir. İnsanlık için onur Allaha teslim olmada ve bu teslim oluş üzerine bağışlanan güçle, maddi ve manevi güçle,  maddede ve manada tasarruf edebilmektedir.

-Diriliş, dıştan gelen zincirlerin kırılması ile öğretinin kendi özgün bağlaşımını yeniden yapması için ortam hazırlama işi ve yöntemidir” ifadelerini kullandı.

Konuşmacılardan Nihat Aydoğmuş ise;

“Bazı kavramları doğru idrak etmek lazım; bozuluş, gerileme, yenilenme gibi kavramlar peşin bir mağlubiyetin, kabul edilmiş bir yenilginin ifadeleridir. Batı tarafından Osmanlının çöküşüyle beraber medeniyetimizin de çöktüğünü lanse edince önce aydınlarımızda buna inandı sonra halkımız.

-İslam medeniyeti her medeniyet gibi, krizler ve sarsılmalar yaşayacaktır. Bu krizlerden çıkış sadece temel ibadetlerle olmaz. Osmanlı çöktüğü zaman zaten ibadet eden bir halk vardı..Medeniyetimizin en temel sarsılışı ruhumuzun en derinden sarsılışıdır..

-Bizim medeniyetimiz yükselirken Avrupa medeniyeti yerinde saymadığı gibi coğrafi keşiflerle zenginleşip maddi yönden avrupa hızla gelişirken bizim gelişmemiz, avrupa göre yavaşladı. Hız ve zaman algısı izafiyet teorisine göre görecelidir, Hızlı giden araç yavaş giden aracı geriye gidiyormuş gibi görür, bize medeniyetimizin geriye çöküşe gittiği algılatılıyor. Devletler kurulur yıkılır ama medeniyetler yıkılmaz..

-Batı’nın tarih anlayışına öce çok tanrılı dinler yer yüzüne hakimdi, sonra tek tanrılı dinler ve gelecekte ise tanrısız dinler hüküm sürecek, oysa bizim anlayışımıza göre insanlar önce tek tanrıya inanıyordu, bozuluşla beraber çok tanrıcılık başladı.

-Batı ruhu analizci, doğu ruhu sentezcidir. Bu analizci yaklaşım pragmatizmi ve sömürüyü beraberinde getirdi. İslam ruhu sanıldığı gibi doğulu değildir, sentezciliği ve analizciliği aynı anda yapısında bulunduran bir düzeydedir.

-Batı dinini hep süs gibi tuttu. Din onların düşündüğü gibi bir pişmanlık imkanı bir teselli kapısı değil hayat tarzıdır. Fakat onlar haftalarının altı gününü hayatlarına bir gününü kefaretine ayırdılar.

-Halkı müslüman olup İslam’dan ve Medeniyetten kopmuş devletlerin hali, iki cami arasındaki beynamaz gibidir.

-Sosyalist İslam, Muhafazakar İslam gibi denemeler başarılı olamayacaktır.

-Biz kendi iyiliğimize odaklandığımızda dışarıdaki kötülüğü ihmal ederiz. Dünyada nizam,   iyiler değil de kötüler göz önünde tutularak kurulur. Kurallar ve kanunlar kötülüğe göre belirlenir. Yecüc ile Mecüc’ü settin ardına tutmalıydık.

-İslam medeniyet yapısı çok renkli ve desenli bir kumaşa benzer. Her kavmin bir katkısı vardır bu medeniyette..

-Türkler askerlikte gelişmiş ve asker millet olarak müslümanlığı tabii olduğu için Batının seferlerinde savunucu olarak  önemli roller üstlenmiş , birçok başarılar kazanmış bu nedenlede Batının gözünde “barbar” konumuna düşmüştür..

-Ekonomi bir neden değil sonuçtur ve toplumun altyapısı değil üst yapısıdır.  Bir toplumun altyapısı ruh ve zihin gücüdür. Sonuçlardan ziyade sebepler irdelenip tek yönlü parçacıklı yaklaşımdan bütüncül bir yaklaşımla konu irdelenmeli

-Geçmiş olaylar günümüz kafasıyla yorumlanamaz. Çıkış yolu: Eğitimde, sanatta, kültürde, ekonomide, siyasette,teknolojide kısaca hayatın her alanında bir dirilişi gerçekleştirmek, İslam’ın sözünün yeniden hakim kılmak. Bu sadece müslümanların değil tüm insanlığın kurtuluşu olacaktır.

Gibi konuları vurguladı. Katılımcıların da yorumlarıyla iştirak ettiği program iyi dilek temennileri ve dualarla sonladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.