Filistin’e sahip çıkmak, imanî bir sorumluluktur – (Turgay Aldemir)

0
136

Bugün yaşadıklarımızdan dolayı Rabbimize hamdolsun…

Bir tarafta Akdeniz’in ortasında terör devleti İsrail’e karşı verilen ap ak bir insanlık mücadelesi, bir yanda da bedenleri kendi topraklarında ama ruhları Akdeniz’deki kardeşlerinin yanında olan binlerce insan… Yürekleri aynı dava için aynı ritimde atan bu yiğitler, insanlığın onuru ve Filistin’in özgürlüğü için mücadele ediyorlar. Filistin, herhangi bir toprak parçası değildir. Filistin, biz Müslümanların inancının bir parçasıdır. Bunun için Filistin’e sahip çıkmak, Filistin için yolda olmak, imanî bir sorumluluktur.

Akdeniz sularına karışan gönülleriyle yola çıkan Mavi Marmara gemisinin onurlu yolcuları, yanlarına insani yardımdan başka bir şey almamışlardı. Rablerine güvenerek ve O’nun rızasını gözeterek yola çıkan bu yardım erlerinin gönüllerinde yatan, Filistin’e yapılan insanlık dışı ambargoyu kırmak ve Filistin özgürlük mücadelesine katkıda bulunmaktı.

İsrail, insanlık yürüyüşünü insanlık dışı bir tavır ve terörist bir zihniyetle engelleme yoluna gitti ve elini yardım erlerinin kanına buladı. 35 milletten farklı insanların bulunduğu Mavi Marmara gemisinde kanlarımız birbirine karıştı. Gönül gönüle çıkılan bu yolculuk şehit kanlarıyla kenetlendi, adalet ve özgürlük yolcuları dünyaya bir insanlık dersi verdi.

Bu gayret, bu mücadele, bu yürüyüş, zulme karşı sessiz kalmayan insanların vicdan hareketidir. Karadan ve denizden giden konvoylarla Ortadoğu’ya hayat veren bir mücadeledir. Ortadoğu’nun kalbi olan Filistin’e yapılan bu kutlu yürüyüş, parçalarımızı birleştiriyor ve bizleri bir bütüne dönüştürme yolunda çok önemli bir rol oynuyor.

Hatay’da Donanmaya yapılan terör saldırısı ile Akdeniz’de özgürlük gemisine yapılan terör saldırısının eş zamanlı olması dikkatlerden kaçmaması gereken önemli bir ayrıntıdır. Her iki terör saldırısının arkasında olan zihniyet birbirinin aynısıdır. Bu hususta milletin parasıyla oluşturulmuş Türk Donanması halkına hizmet etmeli ve rotasını milletin vicdanına göre belirlemelidir. Ülke yönetimi ile ilgili üzerine vazife olmamasına rağmen açıklamalar yapan Silahlı Kuvvetlerin bu konuda gönüllerimizi rahatlatan bir açıklama yapmaması ve sessiz kalması, calibi dikkat bir olaydır. Ayrıca hükümetin bu konuda daha seri bir çalışma yapması ve pratikte net sonuçları olacak somut adımlar atması olmazsa olmaz bir gerekliliktir. İlk anda devlet erkânından yapılan belirsiz ve tedirgin açıklamalar yakışıksız bir durum ortaya çıkarmıştır. Hükümetin bu tür meselelerde daha serinkanlı ve net tavırlar sergilemesi, milletin sıhhatli hareket edebilmesi için bir gerekliliktir.

Biz bu sessizliğe ses vermek ve hayatlarını ortaya koyan bu kardeşlerimize destek vermek için “İnsanlık İçin Ben de Varım” sloganıyla yola çıkarak bir konvoy oluşturduk. Bu konvoy Gaziantep’ten start verilen bir insanlık yürüyüşüdür. Filistin için İsrail’e karşı yapılacak her türlü faaliyette gönüllüyüm anlamına gelen bu girişim, özgürlük konvoyu özgür bırakılana kadar devam edecektir.

İsrail’den korkmuyoruz. Onların hayatı sevmesinden daha çok biz şehadeti seviyor ve özlüyoruz. Rabbimize hamdolsun ki bizim, “biz de babamızın yolundayız, onların mücadelesini sahiplenip sürdüreceğiz” diyen bir neslimiz var.

Biz başaramasak da neslimiz davamızı sürdürecek ve Filistin davası asla sahipsiz kalmayacaktır. Yıllar sonra bizim şehitlerimizin çocukları onurla, dimdik bu davayı sahiplenirken İsraillilerin çocukları babalarının yaptıklarından utanç duyacaklardır.

 

07.06.2010

Özgün Duruş

———————————-
Turgay Aldemir
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI