Esnaf Komisyonumuzdan Kitap Tahlili: Nebevi Bir Eylem Davet

0
130

Mallarımızı ve Servetlerimizi Cenneti Kazanma Vesilesi Kılmamız Lazım

 

Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonunun üçüncüsünü düzenlediği kitap tahlili programında bu ay Ramazan Kayan’ın “Nebevi Bir Eylem Davet” kitabı tahlil edildi.

Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonunun bu yıl başlatarak üçüncüsünü düzenlediği kitap tahlili programında bu ay Ramazan Kayan’ın “Nebevi Bir Eylem Davet” kitabı kitabın yazarı Ramazan Kayan’ın katılımıyla yapıldı. 17 Nisan Perşembe günü Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapılan ve komisyon üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen kitap tahlili programına Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, Esnaf Komisyonu Başkanı Yunus Atilla Hamallar ve çok sayıda davetli katıldı.

Mallarımızı ve Servetlerimizi Cenneti Kazanma Vesilesi Kılmamız Lazım

Komisyon üyelerinden Mustafa Uncuer’in sunumuyla gerçekleşen program Hafız Murat Uncuer’in okuduğu Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Meali ile başladı. Kur’an tilavetinin ardından Esnaf Komisyonu Başkanı Yunus Atilla Hamallar programın açılış konuşmasını yaptı. Konuşmasında esnaf komisyonunun çalışmalarına değinen Hamallar, Allah adının zikredildiği yerlere rahmet meleklerinin sürekli indiğini belirterek; “İnşallah bizim de bu gecemiz Rabbimin katında bir zikir gecesine dönüşür ve biz de bundan istifade ederiz. Esnaf komisyonunda kitap tahlili yaparken, okuduğumuz bir kitabı arkadaşlarımız tahlil ederken diğerleri de kitabın çeşitli yerlerinden kafalarına takılan soruları sorar ve bir buçuk iki saat boyunca kitabı anlamaya çalışıyorduk. Bu gün Rabbim nasip etti Ramazan hocam bizleri şereflendirdi. Bu konuşmamda sizlere bir hususu hatırlatıp sözü Ramazan hocama bırakacağım. Birincisi Anadolu Esnaf Sanayici ve İşadamları Derneği (Anesiad). Anesiad Anadolu Platformu üyesi bir dernek. Türkiye genelinde üyelik çalışmaları yapan deneğimiz işadamlarının, tüccarların bir hedef doğrultusunda yardımlaşmasını, dayanışmasını ve nesillerimizin boğazından helal lokma geçmesini önemsiyoruz. Dolayısıyla bizler resul olmadan önce tüccar olan bir peygamberin ümmetiyiz. Bizler şuna inanıyoruz ki kazandığımızı helal kazanıp, helal yerlere harcama bilincine ulaşamaz isek bu kazandıklarımız bize cehennem azabı olarak dönecektir. Oysaki mallarımızı ve servetlerimizi cenneti kazanma vesilesi kılmamız lazım. Bundan dolayı Anesiad’a üye olmanızı bekliyoruz.” dedi.

Zihinlerdeki Esnaf Profili Değişmeye Başladı

Yunus Atilla Hamallar’ın konuşmasının ardından gecenin onur konuğu Ramazan Kayan konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi. Kayan konuşmasında esnaf deyince maalesef iş yoğunluğundan dolayı okumaya pek vakit ayıramayan bir kesim geldiğini hatırlatarak bu gün bu geleneğin burada yıkıldığına şahit oluyoruz dedi. Kayan sözlerini şöyle sürdürdü; “Esnaf Komisyonumuzun kitap tahlili, bana çok çarpıcı geldi. Neden diyeceksiniz? Yıllardır Allah nasip etti insanlarla ilgilenmek, dertleşmek, davet bir şekilde karınca kararınca bulunduk. Genelde Türkiye’de esnaf denilince şöyle bir profil daha çok öne çıkıyor; yoğun bir iş temposu ve yorgun bir ruh hali. Hatırlarım birçok esnaf kardeşe kitap okumayı tavsiye ettiğim zaman aldım cevap şu olurdu; hocam halimizden anla biraz. Bu kadar hesap kitap içerisinde şimdi bir de kitap okumak, kolay mı? Artık zihinlerdeki esnaf algısı, esnaf profili de hamdolsun değişmeye başladı. Kitap üzerinde birlikte mütalaalar yapmak, tahliller yapmak, kitaplı hayatın meşru bir hayat olduğunu zaten biliyoruz. Bundan sonra kitaplı bir dünyamızda geleceğimizi daha bir aydınlık, daha bir güzel yaşayacağımızı ümit ediyorum.

Türkiye’de Bir Dönem Engellenen İslami Hareket Vardı; Bugün Ertelenen İslami Hareket Var

“Nebevi Bir Eylem Davet” kitabına gelecek olursak. Kardeşler her kitabın kendine göre bir öyküsü vardır. Davet kitabımda aynı şekilde ortaya çıktı, bir öyküsü var. Mümkün mertebe kitaptaki bilgileri tekrar etme yoluna gitmek istemiyorum. Ancak bu kitabı niçin yazma ihtiyacı duydum birkaç kelime ile anlatmak istiyorum. Bu kitapta şunu hedefledik; yeni insanları davet etmek ayrı bir boyut. Ama benim esas derdim şu idi; yıllarca davet noktasında emeği olan, İslami hareketi çilesini çeken bazı kardeşlerimizin kenarda duruyor olmaları, bir şekilde kendilerinin bu işin dışında tutuyor olmamaları ciddi ciddi beni üzüyordu, endişeye, kaygıya sürüklüyordu. Türkiye’deki Müslümanların çok ciddi bir birikimi sahada görülmüyordu. Değişik saiklerle farklı duygularla düşüncelerle sahada olması gereken kardeşlerimizin olmayışı bunların nasıl ikna edebiliriz sorusu ciddi olarak meşgul etmişti beni. Hatta bir ara kitabın adını şöyle düşündüm; davetçileri davete nasıl ikna edeceğiz. Çünkü öyle bir davetçi potansiyeli var ki, kadro insanımız var ki bunlar harekete geçecek olsalar değil Türkiye’deki belki dünya Müslümanlarına katacak çok şeyleri var. Maalesef aynı tedirginliği bu günde yaşıyorum. Davet noktasında hala beklenen dinamizmi, hareketliliği, canlılığı yeterince yakalayabilmiş değiliz. Hem de düne göre imkanlarımız çok daha iyi iken. Bunu şöyle ifade ediyorum. Türkiye’de bir dönem engellenen İslami hareket vardı. Ama bugün ertelenen İslami hareket var. Dün bir şekilde engelleniyordu. Sistem bir engeldi, toplum karşımızda bir engeldi ama tüm engellemelere rağmen heyecanımıza diyecek yoktu. Adanmışlığımıza, fedakârlığımıza diyecek yoktu. Bugün engellemeler yok ama sahada olması gerekenler de yok. O zaman engellenen bir davetten değil ertelenen bir davetten bahsetmemiz gerekiyor. Peki, erteleyen kim? Biz. Neden erteliyoruz? İç dünyamızda kendimizi aşamadığımız için. Artık buna arzular mı deriz, alışkanlıklar mı deriz, üretilmiş korkular mı deriz, yerli yersiz kaygılar, endişeler mi deriz. İsmini ne koyarsanız koyun. İç dünyamızda zaman zaman yaşadığımız sorunlarımız var, sıkıntılarımız var. İşte kitabın esas amacı bir aksiyon kitabı olması. Yeniden küllerimizden nasıl harlanacağız, közlerimizden nasıl alevleneceğiz, buna yönelik açılım olsun diye kafa yormaya çalıştık. Yılların birikimini yılların donanımını sahaya taşımak için elimizden geleni ortaya koymamız lazım. Çünkü Türkiye, çünkü dünya düne göre İslama aç. Toplumun ön yargıları düne göre kalktı. Ama bu açlığı hissedip, bunun yol haritasını belirleyip, bunun için gayrete geçen insanlara ihtiyacımız var.” dedi.

Ramazan Kayan konuşmanın ardından okurlarıyla hasbihal ederek kitaplarını da imzaladı.