Ana Sayfa Kategoriler Faaliyetler/Etkinlik Esma’nın Gözlerine Nasıl Bakacağız?

Esma’nın Gözlerine Nasıl Bakacağız?

0
Esma’nın Gözlerine Nasıl Bakacağız?

Esma ahirette o gözlerle karşımıza çıktığında, ‘Ben direnirken sizin gözleriniz nereye bakıyordu? Hangi diziyi izliyordunuz

Ramazan Kayan; Mısır’da Müslüman kardeşlerimiz şehit olurken, bizler ne yapıyoruz. Esma’nın gözlerini unutmamız mümkün mü? Esma ahirette o gözlerle karşımıza çıktığında, ‘Ben direnirken sizin gözleriniz nereye bakıyordu? Hangi diziyi izliyordunuz

Ölüm meleği ile buluşmanın ne zaman olacağını kimsenin bilmediğini, bu nedenle her an ölecekmiş gibi hazırlıklı olunması gerektiğini söyleyen Ramazan Kayan, geçtiğimiz yıla oranla katılımın yüksek olmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

“14 Ağustos’ da Mısır’da bir günde 3 bin kardeşimizi şehit verirken, 10 bin kardeşimiz yaralandı” diyen Kayan; “Suriye’de ise bir günde 2 bin can kaybı var. Onlar bir günde bu kadar şehit verirken, biz İstanbul dahil gıyabi cenaze namazı için 3 bin kişiyi bir araya getiremedik. Bunun altında yatan nedenler ve bize verdiği mesajı size bırakıyorum” dedi.

Günü okumasını bilmeliyiz

Keşf-i Kadim ve Kavli Cedid kavramlarının iyi bilinmesi gerektiğini söyleyen Kayan, bu kavramları şöyle açtı;

“Keşf-i Kadim;  kadim olanı keşfetmek için çaba sarf etmeyen bir toplumun yeni bir şey ortaya koyabilmesi oldukça zordur. Kadim değerleri tüketmeden, eskitmeden, esaslı bir mücadeleye koyulabiliriz. Kendi ilim, irfan ve hikmet geleneğimize yabancılaşmadan, yol almak zorundayız. Ne Keşfi Kadime, ne de Kavli Cedide (vaz-ı cedid) bigane kalamayız. Eski ile yeniyi çatıştırmak değil, eski ile yeninin bütünlüğü içinde hakikatin sürekliliğini ve sürdürülebilirliğini yakalayabiliriz. Günü okumasını ve gündeme göre fikir yürütebilmeyiz. Eski ve yeninin buluşacağı ve barışacağı zemini bulmamız gerek. Mutlaka kendimizi yenilemeliyiz. Kendini yenilemeyen hayata yenik düşer” dedi.

Tek kıblemiz olmalı

Namazda olduğu gibi; siyasette de, ticarette de, sanatta da hayatımızın her alanında tek kıblenin olması gerektiğini anlatan Kayan, Cehdi Azim ile büyük bir gayret, kesintisiz bir mücadele, kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğine vurgu yaptı. Cemi Nefir kavramını da top yekün teyakkuz hali olarak yorumlayan Kayan, “Bugün Mısır’da olduğu gibi top yekün bir baş kaldırış şekli” dedi.

Aklı, kalbi, zevki selim

Bugün aklı selim, kalbi selim ve zevki selim olunması gerektiğinin de altını çizen Kayan, “Aklı selim; aklı doğru kullanmak. Kalbi selim; temiz ve sağlam kalp. Zevki selim; güzeli çirkini ayırt etme yetisi” olarak ifade etti.

Değişen dünyada değişmeyen sorumlulukların bu kavramlar çatısı altında bilinmesi gerektiğini söyleyen Kayan, değişmeyen sorumluluklarımızı da; kendimize olan sorumluluklarımız, topluma karşı sorumluluklarımız ve Allah’a karşı sorumluluklarımız olarak 3 başlık altında değerlendirdi. “Biz ne kadar Allah için olursak, Allah bizim için olur” diyen Kayan, “Ben Allah için neyimi ortaya koydum, nelerden vazgeçtim, neler yaptım diye bir düşünün. Allah ile barışık olan toplum ile barışık olur” dedi.

Gözyaşlarını tutamadı

Kayan, üniversiteli bir kız öğrencinin Umre parasını Suriye’ye gönderme hikayesini anlattı. Umrenin kendisi için; arınma, hasret giderme, teselli, dirilme, dünyanın durması demek olduğunu söyleyen kız öğrencinin, kendisine gönderdiği mektubu okurken gözyaşlarını tutamayan Kayan, salondaki katılımcılara da duygu dolu anlar yaşattı.

Esma’nın gözleri

Mısır’da ölen Esma’nın gözlerine ahirette nasıl bakacaklarını da sorgulayan Kayan, “Müslüman kardeşlerimiz Mısır’da bugüne kadar görülmemiş bir destansı direnişi gerçekleştiriyor. Mısır’da Müslüman kardeşlerimiz şehit olurken, bizler ne yapıyoruz. Esma’nın gözlerini unutmamız mümkün mü? Esma ahirette o gözlerle karşımıza çıktığında, ‘Ben direnirken sizin gözleriniz nereye bakıyordu? Hangi diziyi izliyordunuz? Hangi derbideydiniz? Hangi zevki sefa içindeydiniz?’ dediğinde, ona nasıl cevap vereceksiniz.