En Soğuk Gün 28 Şubat

0
229

Aralarında Bülbülzade Vakfı ve Mozaik Kadın ve Aile Derneğinin de bulunduğu Gaziantepli Sivil Toplum Kuruluşları tarafından düzenlenen “En Soğuk Gün 28 Şubat” programı Şehitkâmil Kültür ve Kongre Merkezinde yapıldı.

Dönemin başörtüsü mağdurlarından AK Parti Konya Milletvekili Dr. Leyla Şahin Usta’nın konuşmacı olarak katıldığı programa Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şehitkâmil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir,  Mozaikder Başkanı Rabia Aldemir, daire amirleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda İl Müftü Yardımcısı Hayriye Yüsra Aydın bir selamlama konuşması yaptı. Aydın konuşmasında 28 Şubat döneminde yaşanan zulümlere değinerek ülkemizin bu karanlık dönemi atlattığını dile getirdi.

Kadın ve Demokrasi Derneği Gaziantep İl Temsilcisi Gazeteci-Yazar Sabiha Doğan ise bugün tarihe tanıklık etmek için toplandıklarını belirterek, 28 Şubat’la ilgili programları toplumsal hafızayı yerleştirmesi açısından önemsediklerini belirtti.

Selamlama konuşmalarının ardından 28 Şubat’ta yaşanan zulümlerin anlatıldığı sinevizyon gösterisi izlendi.

28 Şubat hak ihlallerinin yaşandığı dönemdir

Sinevizyon gösterisinin ardından AK Parti Konya Milletvekili Dr. Leyla Şahin Usta kürsüye gelerek sunumunu gerçekleştirdi. Leylah Şahin Usta konuşmasında şunları dile getirdi:

“28 Şubat sürecinde az önce slayt gösterisinde izlediğiniz görüntüleri bizzat yaşamış ve tanıklık etmiş biriyim. Binlerce öğrencinin, avukatın, öğretmenin, memurun işinden atıldığı bir dönem olan 28 Şubat, hak alanında ihlallerin yaşandığı bir dönemdir, sadece başörtüsü yasağının olduğu bir dönem değil.

28 Şubat, sivil toplum kuruluşlarına ciddi baskıların olduğu bir dönemdir. Siyasetin üzerinde baskıların ve vesayet odaklarının hüküm kurmaya çalıştığı ve milletin iradesiyle seçilmiş hükümetin devrilerek yerine cuntacıların, ekonomik patronların ve dış güçlerin müdahale edebileceği bir hükümetin kurulmasının çabalandığı bir dönemdir.

28 Şubat aslında kısa bir dönem değildir

28 Şubat aslında kısa bir dönem değildir. Yasakların kalkmasının 2010’lu yıllara kadar devam ettiğini görüyoruz. Ben 1993 yılında Tıp Fakültesi’ne girdim, 2003 yılında mezun oldum. 10 yılda bitirdim. 5. sınıfa kadar başarıyla geldim. Bir tane bile bütünlemem olmadan devam eden bir öğrenciyken, okulda da derece yapma imkânı olan bir öğrenciyken birdenbire Türkiye’de bir şeyler değişti. Hayat değişti ve önümüze bir yasak çıktı.

Yasak dediğiniz şey her alanda vardı. Öncelikle derslere alınmamaya başladık. Derslere girsek bile yoklama yapılırken ismimiz okunduğunda ismimizin karşısına T harfi, yani türbanlı işaretini konuldu. Yanına da sınıfta olduğumuz halde yok yazılan dönemlerden geçtik. Sınavlara girdik, herkesin sınav kâğıdı verilirken bizlere sınav kâğıdı verilmedi, bizler atlandık.

Hocam bana sınav kâğıdı vermediniz, niye sınav kâğıdı vermediniz dediğimizde cevap vermeyi bile çok gördüler. Peşinden stajlara girmek istedik yine bizi yok saydılar. Yasak daha da ilerledi kütüphaneye, yemekhaneye giremez hale geldik. Öğrenci işlerine giremez hale geldik. Hayatımızı, eğitimi devam ettirebileceğimiz hangi alan varsa hepsine müdahale edilmişti.

Yanlış yapanlar, bize yasağı uygulayanlardı

İlk dersten atıldığımda çok üzüldüm. Neden böyle bir şey yaşıyorum diye kendi kendime de sordum. Kendimde bir yanlış, bir hata bulmadım. Çünkü ben bu devlete, bu millete zarar verecek hiçbir şey yapmamıştım. Yanlışı yapanlar bize yasağı uygulayanlardı. O yüzden hiç yıkılmadık. Pes etmedim. Ama hep şunu söyledim; ben yanlış bir şey yapmadım. O yüzden haklıyım ve bu hakkımı da geri almak için elimden gelen mücadeleyi yapacağım.

Hiç ikilemde kalmadım. Acaba bana dayatıldığı için başımı açsam mı açmasam mı? Bir tarafta eğitim hayatım var bir tarafta önü kapatılmış bir hayat var. Bu ikilemde hiç kalmadım. Burada bir hak ihlali var ve başımı açmayacağım, mücadele edeceğim dedim. O yüzden bugün buradayız ve güçlüyüz. Eğer bu kararlılığımız ve inancımız olmasaydı belki de bugün burada olmazdık.”

Karşılıklı soru-cevap şeklinde geçen sunuma görenciler büyük ilgi gösterdi.

Biz büyük bir medeniyetin emanetçisiyiz

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de “Önümüzde bir gelecek var. Biz geldik, gidiyoruz. Yarın bu şehri, bu ülkeyi siz yöneteceksiniz. Şunu özellikle unutmamanızı istiyoruz; biz nereden geldik ve nereye gidiyoruz? Biz büyük bir medeniyetin emanetçisiyiz. 400 yıl ötekine saygı göstererek, adaletle hükmederek, merhameti, saygıyı, sevgiyi, kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına yapmayan bir medeniyetten geliyoruz. Büyüğünüz olarak sizlerden istediğim; çok okumanızdır. Medeniyetimizi, yakın siyasi tarihimizi, neden 10 yılda bir bu ülkede darbe yapıldığını okuyun. Başbakan asan yakın tarihimizi okuyun. Bunları okuyun ve okuduğunuzla amel edin” dedi.

Konuşmaların ardından Kadın STK’lar Dönem Başkanı Rabia Aldemir kürsüye gelerek AK Parti Konya Milletvekili Dr. Leyla Şahin Usta’ya hediye takdiminde bulundu.

Program, toplu fotoğraf çekimin ardından sona erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.