En korkuncu devletin ırkçılığı – (Emre Aköz)

0
124

İş o hale geldi ki… TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı, AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, “Türkiye içinde her türlü rengi barındıracak, diyoruz.

Hafta sonu demokratik açılım yanlısı Çerkeslerin düzenlediği çalıştayı izledim. Bu konuya değinecektim bugün. Tabii bir de 28 Şubat darbesinin15`inci yıldönümü vardı… Ama gelişmeler başka bir meseleyi öne çıkardı.

Cuma günü metrobüs durağında bir delikanlı gördüm: “Ermeni yalanlarına son…” diye bağırarak bildiri dağıtıyordu.

Hocalı soykırımı kurbanlarını anıyoruz” diye başlayan bildiri, halkı pazar günü yapılacak bir etkinliğe davet ediyordu.

İmza olarak “Türk – Azeri Birliği” ibaresi vardı.

Bildirinin arka yüzündeki yazı ise, “Bugüne kadar hep Ermenilerin soykırıma uğradığı yalanını dinledin…” diye başlıyordu. Yani 20 yıldır Türkiye`de sözü edilmeyen Hocalı katliamı, aniden 1915`in karşısına dikilmişti.

Benim için bu kadarı kâfiydi:

Yine birileri siyasi bir fırıldak döndürmeye başlamıştı. Pazar günü Taksim`de yapılacak mitingin havası belli olmuştu.

***

Çalıştay sırasında Özgürlük ve Dayanışma Partisi`nin eski Başkanı Ufuk Uras, “Mesaj geldi; Taksim`de, Ogün Samast lehine sloganlar atılıyormuş” dedi.

Şehir Üniversitesi`nden Ferhat Kentel`in yorumu şöyleydi: “2007`deki Cumhuriyet mitinglerinin bir benzeri…

Ama Ergenekoncular bu kez Müslümanları da yanlarına aldı…”

Doğru Yol Partisi`nin eski Başkanı Süleyman Soylu`nungözlemi bence çok önemliydi:”Cuma vaazında hoca öyle bir konuştu ki camiden çıkanlar dövecek Ermeni aramıştır.

Kapsamlı bir organizasyonla karşı karşıyaydık. Çünkü cuma vaazlarında cemaate neler anlatılacağı Diyanet İşleri tarafından belirleniyor.

Bu vaazların çoğu siyasi içerikli oluyor. Dindar vatandaşlar, devletin politikalarını desteklemeye çağrılıyor.

***

Halkın bir bölümünün ırkçı olmasını, hiç hoşuma gitmese de anlarım.

Ancak işin içine devlet girerse, olayın rengi değişir.

Sokaktaki insanın faşistliği can yakar elbette ama korkunç değildir. Olayın şirazesinden çıkması, basit polisiye tedbirlerle engellenebilir.

Devletin ırkçılığı ise en kötüsüdür.

Çünkü bu kez güvenliği sağlayacak olanlar saldırıya geçmiştir.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin`in mitingde konuşma yapması, tezgâhın büyük ve derin olduğunu gösteriyor.

Herkesin canını ve malını korumayı üstlenen İçişleri Bakanı`nın önünde bir katil övülüyor

Ve “Hepiniz Ermenisiniz.

Hepiniz piçsiniz” pankartı açılıyor… Olacak şey değil.

***

Başbakan Erdoğan`ın “Etnik ırkçılığa da, dinsel ırkçılığa da karşıyız…” dediğini hepimiz biliyoruz.

12 Haziran 2011 seçimleri öncesinde siyaset gereği milliyetçi tonu yüksek konuşmalar yapan Başbakan Erdoğan, hiçbir zaman ırkçı bir çizgiye girmedi.

AK Parti mitinglerinde böyle sloganlar atılmadı, böyle pankartlar açılmadı. En önemlisi, yapmaya kalkışanlar engellendi.

İş o hale geldi ki… TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı, AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, “Türkiye içinde her türlü rengi barındıracak, diyoruz.

Hâlâ bu tür ırkçı söylemlerin olması, başkasına hakaret edilmesi kabul edilebilir durum değildir” dedi.

Ben bu İçişleri Bakanı`nı, Başbakan Erdoğan`a yakıştırmıyorum.

Siyaseti AK Parti`de yapması şart mı?

Sabah

———————————-
Emre Aköz
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI