Ekonomi siyasileştiğinde – (Paul KRUGMAN)

0
137

1974 yılında Nobel Ekonomi ödülünü alan ekonomist Hayek Serfliğe Giden Yol kitabıyla yeniden gündemde. Başkan adayları seçim konuşmalarında Hayek’ten alıntı yapıyor.

1974 yılında Nobel Ekonomi ödülünü alan ekonomist Hayek Serfliğe Giden Yol kitabıyla yeniden gündemde. Başkan adayları seçim konuşmalarında Hayek’ten alıntı yapıyor.

Birinin söylemesi gereken şeyi nihayet David Wrash söyledi; Friedrich A. Hayek makroekonomi tarihi bakımından önemli bir insan değildir.

Gazeteci Warsh, kendine ait EconomicPrincipals.com sitesinde Aralık başında yayınladığı yazısında “Hayek, onu 1970’li yıllarda okuduğumuz sırada kesinlikle o zaman genç insanlar olan ben ve arkadaşlarımı etkilemiştir” dedi ve şöyle devam etti: “Harvard’dan felsefeci Robert Nozick için de aynı şeyleri hissediyorduk. Ancak zaman geçtikçe 19. yüzyıl liberalizmi 21. yüzyıl problemleriyle uğraşmak için gittikçe darlaşan bir çerçeve olmaya başladı.”

Şu günlerde sık sık sanki 1930’larda ekonomistler Keynes ve Hayek arasında büyük bir tartışma yaşanmış ve bu tartışma kuşaklar boyu sürmüş gibi bir hava yaratan makalelere rastlıyoruz. Warsh’ın da dediği gibi, böyle bir şey olmadı. Hayek, Büyük Depresyon’un ilk zamanlarında kendini büyük ölçüde rezil etti ve fikirleri profesyonel tartışma ortamlarından uçup gittiler. Öyleyse neden şimdi adı bu kadar sık anılıyor? Çünkü ‘Serfliğe Giden Yol’ Amerikan sağının bam telini titretti ve onlar da Hayek’i maskot kabul edip ekonomik düşünür olarak tarihteki önemini abartmaya başladılar. Warsh bu konuda beklediğimden de zalim çıktı, Hayek’i 1980 Boston maratonunu kazanan Rosie Ruiz ile kıyaslıyor (Ruiz bitiş çizgisine varmak için gizlice metroya binmişti): (Hayek’in) ekonomist olarak gösterilmesi Ruizizm, önceden çalının arkasına sinmiş karikatürize bir figürü ortaya atıp, ne kadar harika bir yarış koştuğunu iddia ediyorlar.

Şimdi, makroekonominin 1970’lerden bugüne geldiği durum üzerine bu kadar eleştiri yapmış olan benim profesyonellerin oluşturduğu ana akımın reddettiği veya yok saydığı her fikrin değersiz olmadığını söylerken herkesten daha dikkatli konuşmam lazım. En bariz örneği ele alalım, ekonomist Hyman Minsky üzerine bugün ben de dahil çok kişi kafa yoruyor ama öldüğünde gayet marjinal bir figürdü. Gel gör ki, Hayek konusu ekonomiyle değil, tümüyle politikayla alakalı. Serfliğe Giden Yol kitabı ve yerleşmiş çıkar odaklarınca refah devleti fikrine karşı kullanılışı olmasaydı bugün kimse onun konjonktür devrine dair fikirlerini konuşuyor olmayacaktı.

ARKA PLAN: HAYEK

Hayek’e yeni destek geldi

Eski Fox News yorumcusu Glenn Beck, 2010 yılının Temmuz ayındaki bir talk show programını tümüyle izleyicileri Friedrich A. Hayek’in ‘The Road to Serfdom’ (Serfliğe Giden Yol) adlı kitabını okumaları için teşvik etmeye ayırmıştı. Avusturyalı ekonomistin 1944’te basılan kitabı Amerika Birleşik Devletleri’ndeki sosyalizm etkileşimli politik kararlara karşı serbest pazar kapitalizmini savunur.

Hayek’in çalışmalarına karşı duyulan bu yeni heyecan üzerine 24 Temmuz 2010 tarihinde bir analiz yapan Economist dergisi şu satırlara yer verdi: “Hayek 1931’de Avusturya’dan Londra’ya taşındı. Ardından Britanyalı politikacıların yavaş yavaş Almanya’yı nasyonal sosyalizme yönelttiğine inandığı aynı kolektivist alışkanlıklar ve serbest pazar düşmanlığına teslim olmalarını artan bir hoşnutsuzlukla izledi. Beck, Amerika’nın da aynı yolu izlediğini düşünüyor: Devletimizin bir araba şirketi var; bankaları var; petrol şirketlerini tartışıyoruz; devlet tüm işçileri işe alıyor. O noktaya geldik arkadaşlar!” Beck’in tavsiyesinin ardından Hayek’in kitabı, ekonomistin ölümünden 18 yıl sonra, ABD’de en çok satanlar listesine girmişti. Hayek’in Amerikalı muhafazakarlar arasındaki popülaritesi canlı kaldı. Son zamanlarda Ron Paul, Michele Bachmann ve Rick Perry gibi başkan adaylığı için adı geçen Cumhuriyetçi politikacılar yaptıkları konuşmalar ve verdikleri röportajlarda ondan ve Avusturya ekolünden gelme diğer ekonomistlerden alıntılar yaptılar.

1974’te ekonomi bilimi dalında Nobel ödülü alan Hayek taraftarları ve medya tarafından genelde itibarlı çağdaşı John Maynard Keynes’in tam zıddı olarak gösterilmiştir. Keynes’e göre devletler resesyon ile mücadele ederken ekonomiye müdahale etmelidirler ki bu tavsiyesi Büyük Depresyon yılları ertesinde on yıllar boyunca pek çok Amerikan politikacısı tarafından dinlenmiştir. Başkanlık ümidi içinde olan Texas Valisi Perry, National Public radyosunun bildirdiğine göre, bir toplantıda şöyle demiş: Friedrich Hayek’in kitabı beni çok etkiledi; John Maynard Keynes’in ekonomiyi hiç bilmediğini anladım.

Tiyatroyu dikkatsizce politika ile karıştırmak

Amerika’da politika yazan gazeteciler hakkında bilmeniz gereken en önemli şey, istisnaları ayrı tutarak ya politikadan anlamadıklar ya da politikayla ilgilenmedikleridir. Aslında kendi içinde mantıklı: Haber kaynaklarıyla dostluk kurmak, Kongre’de dönen dolapların ya da seçim kampanyası karargahlarının kulisçiliğini yapmak için gereken yetenekler Kongre’nin Bütçe Dairesi’nden gelme dokümanları yorumlamak için gerekenlerden çok farklı. Ancak sorun şu ki, politika yazan gazeteciler sıklıkla siyaset tiyatrusunu gerçek hayatla karıştırıyorlar (ya da aradaki fark umurlarında değil).

Mesela, Politico kuruluşunun Temsilciler Meclisi üyesi ve Beyaz Saray Bütçe Komisyonu Başkanı Paul Ryan’a yılın sağlık politikası üreticisi olarak ödül vermeye dair aldıkları korkunç karara bakalım. Ryan’ın fikirlerini beğeniyor da olsanız, sağlık hizmetlerini özelleştirip koca bir fatura sahtekarlığına dönüştürmenin iyi olduğuna inansanız da, Ryan planı tartışılırken acı şekilde, utanç verici şekilde ortaya çıktı ki, Bay Ryan… şey… beceriksizin teki. Miras Vakfı’nın gülünç öngörülerini içermesinden tut, ihtiyari harcamalara ne olacağına dair delice savlarında dek, plan bir felaketti. Evet, Politico’nun dediği gibi ‘herkes planı konuştu’ ama insanların konuştuğu şey çoğunlukla Ryan’ın çabalarının ne büyük bir ziyan olduğuna dairdi. Ha, bir de, Ryan’ın kendi öne sürdüğü sayılar hakkında yalan söylediği de ayan beyan ortadaydı. Sanırım burada olup biten şey Politico’nun tiyatroyu politikayla kar
ıştırmasından kaynaklanıyor. Ryan sağlık politikaları bazında önemli bir reformcu değil, hatta geçekleştirmeye çalıştığı saçmalığa dair en alt düzeyde yetkin bile değil ama televizyona çıktığında düşünce ve fikir adamı rolü yapıyor. Ve Politico’daki insanlar ya farkı anlamıyorlar ya da umurlarında değil. Bekliyoruz bakalım, acaba Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı sağlık planının Obama’nınkine hiç benzemediğini iddia eden mi (Mitt Romney) yoksa Freddie Mac’in ona tarihçi olarak verdiği hizmet üzerine 1.6 milyon dolar ödediğini iddia eden mi (Newt Gingrich) olacak. Kesin olan bir şey var ki, bu seçim medya için zor geçecek. Yalanların yol açacağı sorunu nasıl halledecekler?

Ben bu konuda iyimser değilim. 2000 yılında George W. Bush muazzam sonuçlara yol açan bir keşifte bulundu: Politik kampanyanızı tamamen yalan iddialarla yürütmeniz mümkün. Mesela zenginler için yaptığınız büyük vergi indirimlerinin orta sınıfa gittiğini iddia edebilirsiniz veya Sosyal Sigorta fonlarını özel hesaplara yönlendirmenin sistemin mail yapısını güçlendireceğini söyleyebilrsiniz ve muhabirler öyle olmadığını kesinlikle söylemeyeceklerdir. O zamanlarda şu doktrini oluşturmuştum, eğer Bush dünyanın düz olduğunu söyleseydi manşetler şöyle çıkacaktı: “Gezegenin biçimine dair farklı görüşler var.” Tüm beklentiler gösteriyor ki, 2012 seçim kampanyasının yanında 2000 bir dürüstlük abidesi gibi kalacak. Ve bütün beklentiler gösteriyor ki basın be yapacağını bilemeyecek; yani stenograf gibi davranıp okuyucu ve izleyicilerine adayların yalanlarını ifşa etmeyecekler. Çünkü iki parti de aynı hatayı işlemiyorsa (işlemeyecek) ve diğer türlü davranırlarsa ‘taraf tutmuş olurlar’. Esas görevleri, verileri kontrol etmek olan haber kuruluşları için dahi durum bu olacak. Evet, bazı yalanları açığa çıkaracaklar ama o kıymetli dengeyi korumak için bazı gayet mantıklı açıklamaların da yalan olduğunu söyleyecekler. Bu zaten şu anda gerçekleşmekte. Blogcu Igor Volsky PolitiFact.com sitesinin ‘yılın yalanı’ finalistlerinden biri olan ‘Cumhuriyetçiler’in sağlık hizmetlerini feshetmek istedikleri’ maddesinin gayet de doğru olduğuna dikkat çekiyor.Bu yıl, eğlenceli bir yıl olmayacak

 Star


———————————-
Paul KRUGMAN
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI