Ana Sayfa Komisyon Haberleri EKE Komisyonu 12. Bölge Eğitim Çalıştayı Yapıldı

EKE Komisyonu 12. Bölge Eğitim Çalıştayı Yapıldı

0
EKE Komisyonu 12. Bölge Eğitim Çalıştayı Yapıldı

EKE (Evde Karakter Eğitimi) Komisyonu 12. Bölge Hizmetiçi Eğitim Çalıştayı Adana’da gerçekleşti.

Anadolu Platformu Evde Karakter Eğitimi Komisyonu 12. Bölge Hizmetiçi Eğitim Çalıştayı 2-3 Nisan tarihleri arasında “Dünden Bugüne Çocuk Eğitimi” üst başlığıyla Adana Ülfet Derneği’nin ev sahipliğinde icra edildi.

Programa; Adana, Mersin, Hatay, Osmaniye, Reyhanlı, Kırıkhan, İslahiye, Düziçi, Kadirli, İskenderun, Payas, Dörtyol ve Tarsus’tan gelen komisyon üye ve eğitimci temsilcilerinden oluşan yaklaşık 100 kişi katıldı.

2 Nisan Cumartesi günü Ülfet Derneği Genel Merkezi Merve Algan Konferans  Salonu’nda Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan Çalıştay, daha sonra Evde Karakter Eğitimi Tanıtım Sinevizyonu’nun izlenmesiyle devam etti. Akabinde Grup Ülfet, ezgi seslendirdi.

Selamlama konuşmalarını yapmak üzere sırasıyla kürsüye gelen Ülfet Derneği EKE Komisyonu Başkanı Şeyma Yolaçan ve Anadolu Platformu EKE Komisyonu 12. Bölge Sorumlusu Hayriye Ada, katılımcılara, fedakârlık göstererek bu programa iştiraklerinden dolayı teşekkür ederek, yapıyor oldukları çalışmaların hayati önem taşıdığından bahsetti.

Akabinde, Ülfet Derneği Öğretmen Komisyonu Başkanı Resul Yüceli sözü alarak açılış konuşması yaptı. Konuşmasında çocuk eğitiminin geleceğin imar ve inşasında büyük önem taşıdığını vurgulayan Yüceli, “bilgi ve birikimlerimizi gelecek nesillere aktarma konusunda çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Daha sonra Sosyolog Ümran Coşkun, “Osmanlı’da Çocuk Eğitimi ve Sıbyan Mektepleri” başlıklı bir sunum yaptı. Sunumuna, Osmanlı dönemindeki çocuk eğitim ve öğretim modellerinden bahsederek başlayan Sosyolog Coşkun, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Çocuğun iradi yönetimi çocuğa bırakılmalıdır. Osmanlı’da mahalle mektebinin masrafları mahalleli tarafından karşılanırdı. Çocuğa hangi yaşta neyi öğrenmesi gerekiyorsa o verilmeli, sorumluluğun her açıdan Allah’a karşı olduğu öğretilmeli, temel amacımız kâmil insan yetiştirmek olmalıdır. Eğitimin ilk basamağı sıbyan mektebidir. Kendi çocuklarımız için istediklerimizi başkasının çocukları için istemedikçe bu işi başaramayız.”

Sosyolog Ümran Coşkun’un ardından Eğitimci Yazar Yusuf Koçak, “Çocuk Eğitiminde En Büyük Engel; Şehir” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Çocuk eğitiminin önemli bir olay olduğunu vurgulayan Koçak, bu noktada şehir ve çevre faktörünün de gözden kaçırılmaması gerektiğini ifade etti.

Şehir ortamındaki tehlikelerden bahseden Yusuf Koçak, tespit ettiği olguları katılımcılarla paylaştı. Yusuf Koçak’ın yaptığı sunumun ardından Adana’nın mesire alanlarına düzenlenen gezi ve ikram programlarına katılan misafirler, yeterli bir kaynaşma ortamı sağladı.  

Gezi sonrası dernek binasına dönen misafirler, akşam namazı ve yemeği sonrasında Atölye Çalışmalarına geçti. “Çocuğun dili, Öğretmen yeterlilikleri, Yeni nesle yeni ebeveyn, müfredatın uygulanabilirliği ve ahlak” konu başlıkları hakkında istasyon modeli dahilinde beyin fırtınası yapan katılımcılar, gecenin ilerleyen saatlerine kadar çalıştı. 

İkinci güne kahvaltı programı ile başlayan Çalıştay, Girişimci ve Uzman Eğitimci Vedat Kahyalar’ın “Tükenmişliğe Karşı Yılmazlık” konulu semineri ile devam etti. İnteraktif yöntemle katılımcı bir sunum yapan Kahyalar, eğitimcilerin büyük beğenisini topladı.

Stres kaynakları, stresle başedebilmenin yolları, gündelik hayattaki temsiliyet, ufuk problemi ve daha birçok konuda yol göstererek çözüm önerileri sunan Vedat Kahyalar, katılımcılar üzerinde bazı testler de yaptı. 

Program, Sonuç Bildirisi’nin okunması ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

 

Sonuç Bildirgesi

Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu EKE (Evde Karakter Eğitimi) Komisyonu 12. Bölge Hizmetiçi Eğitim Çalıştayı Sonuç Bildirgesi

-Eğitim sistemindeki amaç, kâmil insan yetiştirmek olmalıdır.

-Çocukların iradi gelişimleri engellenmemelidir.

-Çocuklara, yönetilmeyi değil, kendilerini yönetmeleri öğretilmelidir.

-Eğitim sadece devlet eliyle yapılmamalıdır.

-Okula başlamanın önemli bir olay olduğu, Osmanlı’daki Amin Alayı örnek alınarak geliştirilmelidir.

-Okula başlama yaşı önemli görülerek, eğitim, çocuğun yaşı 4 yıl, 4 ay ve 4 gün iken başlamalıdır.

-Çocuğun hayatından oyun çıkartılırsa geriye bir şey kalmaz.

-Oyun varsa hayata hazırlanma da vardır.

-İnsan hizmet eden değil, hizmet edilendir.

-Çocuk eğitiminde problemin ne olduğunu bilmek, bize doğru adımlar attırır.

-Çocuğun ihtiyaçları dikkate alınmalı, çocukla çocuk olunmalı, iletişimde Kur’an ve sünnet yaşanmalı ve yaşatılmalıdır.

-Eğitimde sevgi unsuru gözetilmeli, sevgi gösterilerek eğitilen çocuklar daha neşeli, daha mutlu ve medeni cesareti yerinde bireyler olacaklardır.

-Kendi çocuğumuz için istemediğimizi başkasını çocuğu için istemedikçe gerçek eğitimci olunmaz.

-Çağın getirdiği değişimlere ayak uydururken, değerlerimizden ödün vermeden zamana uyum sağlamalıyız.

-Eğitimci, teknolojiyi yönetmeli, gerektiğinde çocuğu ve aileyi bilgilendirerek farklı alternatiflere yönlendirmelidir.

-Eğitimcinin sözleri ve eylemleri bütünleşmeli, öğrenci, eğitimciden aldığı modeli kendi hayatında uygulayabilmelidir.

-Çocuğun EKE’de aldığı eğitimin farkındalığı sağlanmalı, etkinlikler düzenleyerek veliler çalışmaya dâhil edilmeli, veliler ve öğrencileri kaynaştırmak hedeflenmelidir.

-Etkinlikler yaş grubuna uygun, ilgi çekici görsellik içermeli, çocuğun dersi kavraması sağlanmalıdır.

-Ahlak, bazı ibadetler gibi belirli zamanlarda değil, her an uygulamamız gereken kurallar bütünüdür.

-Toplumu ifsad eden yayınların engellenmesine yönelik çalışmalar yapılarak, alternatifler üretilmelidir.

-Bireysel ahlaktan toplumsal ahlaka geçişi, bildiklerimizi yaşayarak, aktifleşerek, “ben”den “biz” olmaya geçerek ve cemaatleşerek sağlayabiliriz.

-Aldığımız görevi en iyi şekilde yapmakla sorumluyuz ve bulunduğumuz yüzyılın hakkını vererek, bilgi ve iletişimde uzmanlaşmalıyız.

-Tükenmişliğe yer vermeyip yılmamak için çaba sarfetmeliyiz.

 

Gayret bizden tevfik Allah’tandır.