Düşünce Akademisi İkinci Yılında

0
100

2010 yılında kurulan, haftalık olarak ders yapan ve başarılı bir eğitim öğretim sezonu geçiren Düşünce Akademisi, 2011 eğitim öğretim ylına da umutlu, heyecanlı ve iddalı girdi.

“SANA, BANA, VATANIMA, İNSANLIĞA DAİR SÖYLEYECEK SÖZÜ OLANLARA!” düsturu ile yola çıkan Anadolu Öğrenci Birliği’nin düzenlediği Düşünce Akademisi, cumartesi günü ikinci yılına girdi. 2010 yılında kurulan, haftalık olarak ders yapan ve başarılı bir eğitim öğretim sezonu geçiren Düşünce Akademisi, 2011 eğitim öğretim ylına da umutlu, heyecanlı ve iddalı girdi. Akademi, yüksek ilgi ve katılımla Anadolu Öğrenci Birliği İstanbul Genel Merkezi’nde gerçekleşti. Bu hafta için dersler, Modern Kavramlar ile Felsefi ve Edebi Okumalar idi. Modern Kavramlar dersi ile başlayıp Felsefi ve Edebi Metin Okumaları dersiyle devam eden akademinin ilk günü neşeli ve heyecanlı geçti. Gerek katılımcı üniversite öğrencilerinin hocalarla diyalogları gerekse hocaların ders esnasındaki halleri herkesin bir hayli heyecanlı olduğunu gösteriyordu. Ve elbetteki bu heyecanın arkasında yüksek idealler, umut ve dua vardı.

Ders içeriklerine de değinmek gerekirse ilk ders olan Modern Kavramlar dersinin içeriği şöyleydi:

Özellikle 19.yy ile ciddi anlamda başlayan kavram kargaşası insanların zihinlerini sürekli bulandırmıştır. Bu kavram kargaşası yüzünden insanlar artık söyledikleri söz aynı da olsa anlam olarak farklı şeylerden dem vurdukları, farklı şeyler kastettikleri için birbirleri arasında iletişim kopukluğu yaşanmaktadır. Bir görüşe, harekete, ideolojiye dahil olan birinin özgürlük demesi ile bir başka görüşe, harekete, ideolojiye dahil olan kişinin özgürlük demesi bambaşka şeyler haline gelmiştir örneğin. Bu iletişimsel problemi çözmek, zihinsel bunalımların önüne geçmek, herşeyi daha iyi anlamak ve kavramları zihinlerde netleştirmek için bir nevi elek(bir ölçütsel eleme çeşidirdir)  olabilecek temel kavramlar işlenecektir. Ahmet Özcan ilk hafta meseleye giriş niteliğinde bir ders yaptı.

İkinci ders olan Felsefi ve Edebi Okumalar dersinin içeriği ise şöyleydi:

Ümit Aktaş, Kurt Wolff’un “Almanca konuşulan topraklarda 150 yıldır hiçbir kadın bu kadar güçlü ve dolaysız bir etki yaratmamıştır.” diye bahsettiği meşhur maşuk Lou Salome ve onun dünyaca ünlü aşıkı şair Rilke’den bahsetti. Ümit Aktaş, Rilke’nin aşk nöbetlerinden, yazdığı mısralarından, Lou Salome’nin tavrından başlayıp aşkı ve şiiri zihinlerde sabit ve önemli bir konuma oturtup, aşkı ve şiiri ve elbetteki burdan hareketle ademoğlunun hakikat yolculuğunu, hakikat arayışını, doğanın dilini Kur’an’dan da örnekler vererek biraz heyecanlı, biraz hüzünlü ama anlaşılır ve kavratıcı üslubu ile anlattı. Hoca, Yunus’u da anlatıp doğanın dilini, coğrafyamızı, geleneksel anlayışımızı, geleneksel dilimizi ve üslubumuzu ele aldı. Aktaş’ın ara ara şiirler de okuduğu dersi katılmaya değer güzel bir dersti.

İlk hafta, sonraki dersin Eskişehir’de tüm Marmara Bölgesi’nden üniversite öğrencilerinin katılımları ile gerçekleşmek üzere yapılan duyuru ile sona erdi.

Eren Özkaradeniz