Düşünce Akademisi Devam Ediyor

0
112

Anadolu Öğrenci Birliği tarafından yürütülen Düşünce Akademisi haftalık eğitimlerine devam ediyor.

Ramazan Kayan ile Düşünce Akademisi'nde bu hafta sorumluluklar ele alındı. Kayan, "Allaha karşı sorumluluğumuz kendimize karşı sorumluluklarımızla başlar. İnsanın kendi iç dünyasında sorumlulukları vardır. Vahiyle, zihniyet inşası gerekir, Vahiyle şahsiyet inşası gerekir, Vahiyle ümmet inşası gerekir, Vahiyle medeniyet inşası gerekir.

 

Farklı İslami gruplar olarak en büyük sorunumuz potansiyelimizi harekete geçirecek heyecana sahip olmamamız. Buradaki en büyük sıkıntımız özgüven eksikliğimiz ve kendimizle barışık olmamamızdır. Lokomotif potansiyeli taşıyan gençlerimiz vagon olmakta ısrar ediyor. Her Müslümanın kendini keşfetmesi ve ikna etmesi gerekir. Kimseye bir şey söylemeden önce kendimize sözümüzü geçirmeliyiz.

 

Hz. Yunus bizler için örnek olmalı. Bulunduğu diyarı terk ederek mücadeleyi ertelemesi ve sonunda denize düşmesi, karanlığa düşmesi bizler için ibret vericidir. Hz. Yunus Ninova’yı terk ederek kendine zulmedenlerden olmuştur. Çünkü o Ninova’yı terk ederek daveti terk edenlerden olmuştur.

 

En büyük zulüm kişinin kendine yaptığı zulümdür. Hicretsizlik, davetsizlik, cihadsızlık, Ninova’yı terk etmek zulümdür. Herkes kendi Ninovası’nda mücadelesini sürdürmelidir. Mücadelemizi sürdürürken kendimize ve yola çıktıklarımıza güven duymalıyız. Yolda gönüllülük ilkemiz gereğince gayretsizlik göstermemeliyiz.

 

Yola çıkarken önce bu yolun rüyasını görmeliyiz. Hz. Yusuf Mısır’ın rüyasını görmeseydi Mısır’a hâkim olmak ona nasip olmayacaktı. Hz. Muhammed (sav) Mekke’yi rüyasında görmeseydi Mekke’nin fethi gerçekleşmeyecekti. Rüya görmek yetmiyor. Rüyanın gerçekleşmesi için uyanmak gerekiyor. Uyananların başka uyuyanları uyandırması gerekiyor. Uykudan uyananların ve uyandırılanların bu mücadelede bedel ödemesi gerekiyor.

 

Malcolm X’in dediği gibi “Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter. Gömleği önden değil arkadan yırtılanlardan olmalıyız. Hz. Yusuf ahlakıyla ahlaklanmalı, takva gömleğini üzerimizden eksik etmemeliyiz" dedi.

 

 

Ferhat Kentel ile Düşünce Akademisi'de bu hafta, kimlik meselesi ele alındı. Kentel, "Kimliğimize dokunan konularda hemen harekete geçebiliyorken sosyal hayatı ilgilendiren konularda harekete geçmekte zorlanıyoruz. Kimlik sorunlarımızla uğraşmak sosyal sorunlarımızı unutturuyor mu? Bu sorun evrensel kimlik oluşturmamızı engelliyor. Gökdelen sahiplerinin kent üzerindeki beklentileri ile normal bir vatandaşın kent üzerindeki beklentileri farklı. Gökdelen sahibi isteğini yerine getirirken normal vatandaş olarak biz isteğimizi yerine getiremiyoruz. Dolayısıyla kent üzerindeki haklarımızda eşitsizlik ortaya çıkıyor.

 

Toplamsal hareketler sandığımız gibi organize oluşumlar değil. Aslında ideal toplumsal hareket yoktur. Çünkü zaten bir araya gelenler homojenize bir kimlik altında toplanamıyor. Mesele “gezici” dediğimiz grup içinde solcular, ulusalcılar, kürtler, antikapitalist Müslümanlar, eşcinseller, muhalifler, çarşı topluluğu yer aldı. Hepsi farklı bir kimlik taşıyordu. İslami hareketleri düşünelim. Biraz daha ortak noktaları olan bir grup ancak yine de toplumsal hareketlerini incelediğimizde homojenize olduklarını söyleyemiyoruz.

 

Bir toplumsal hareket meydana geldiğinde bazı gruplar, kişiler trenin başına oturarak istemediğimiz şekilde bizi yönlendirebilir" dedi.