Dünya silah ticaret hacmi – (Beril Dedeoğlu)

0
116

Rapor, silah ticareti yerine silah transferi terimini kullanıyor, zira silahların küresel hareketi sadece alım-satım yoluyla olmuyor; hibeler, kiralamalar gibi yasal yolların dışında yasa dışı yöntemlerle de transferler yapılabiliyor.

2011 Uluslararası Silah Transferleri Raporu’nun (SIPRI) geçtiğimiz yıla ait bulguları son derece düşündürücü sonuçlar ortaya koyuyor. Rapora göre 2007-2011 arasındaki beş yıllık dönemde, 2002-2006 dönemine göre dünyadaki konvansiyonel silah transfer hacmi % 24 artış göstermiş.

Rapor, silah ticareti yerine silah transferi terimini kullanıyor, zira silahların küresel hareketi sadece alım-satım yoluyla olmuyor; hibeler, kiralamalar gibi yasal yolların dışında yasa dışı yöntemlerle de transferler yapılabiliyor.

2011 verilerine göre dünyada en fazla silah transfer eden ilk beş ülke sırasıyla, ABD, Rusya, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık. Bu beş ülke, dünya silah dışsatımının % 75’ini elinde bulunduruyor, dolayısıyla konvansiyonel silah üretiminde de ilk beş arasında oldukları söylenebilir. Bu verilerde şaşılacak bir durum olmadığı ve ‘batı’ olarak adlandırılan bu ülkelerin silah sektöründeki üstünlüklerinin zaten bilindiği söylenebilir. Ancak söz konusu beş ülkenin bu artan orandaki satış ve transferleri nereye yaptığı, ne oranda üretip sattıklarından önemli.

Alıcılar

Rapora göre dünya silah transferinin en fazla yapıldığı ilk beş ülke, sırasıyla Hindistan, Güney Kore, Pakistan, Çin ve Singapur.

Verilere göre, Çin’in silah alımı yapan ülkeler listesinde üçüncü sıraya düşmesinin nedeni, kendi silah sanayini giderek geliştirmiş olmasına bağlanıyor, dolayısıyla silahlanma oranlarına sadece dış alımlara bakarak karar verilmemesi gereğine dikkat çekiliyor. Bununla birlikte, en fazla silah alan ülkeler arasında Çin’in hala ilk beşte olması, bu ülkenin silah deposuna dönmüş olduğunu düşünmeye engel olmuyor; ama anlaşıldığı kadarıyla rekoru Hindistan elinde tutuyor.

En fazla silah alan bu beş ülke, dünya silah dış alımının % 30’una karşılık geliyor. Dolayısıyla en fazla üretenler, sadece bu beş ülkeye değil, başka yerlere de silah satıyor. Raporun bildirdiğine göre dünyadaki toplam silah alımlarının % 44’ünü Asya-Pasifik ülkeleri, % 19’unu Avrupa ülkeleri, % 17’sini Ortadoğu ülkeleri, % 11’ini Amerika kıtasındaki ülkeler ve % 9’unu da Afrika ülkeleri yapıyor. Belki oranlara bakarak Asya-Pasifik ülkelerinin nüfusunun çok olduğu, dolayısıyla kişi başına silah hesabı yapan devletler varsa rakamların yüksek olmasının normal olacağı düşünülebilir. Ancak neresinden bakılırsa bakılsın, bu veriler bize Asya-Pasifik bölgesinin insanı korkutacak biçimde silahlandığını gösteriyor.

Korkutucu gelişme

Kimin kime silah transferi yaptığına bakıldığında, neden korkutucu bir gelişme olduğu daha iyi anlaşılabilir. ABD, sırasıyla en fazla silahı Güney Kore, Avustralya ve BAE’ne satıyor. Buna karşın Rusya ise silahlarını sırasıyla Hindistan, Çin ve Cezayir’e satıyor. Hindistan, Rusya dışında Birleşik Krallık ve İsrail’den de silah alıyor; Çin ise Rusya dışında Fransız silahlarını tercih ediyor. Bu arada, Pakistan’ın yarıya yakın silah alımını Çin’den yaptığına da dikkat çekmek gerekir.

Bu tablo, rakip güçlerin birbirlerini nasıl çevrelediklerini ve bölgeleri nasıl rekabet alanları olarak paylaştıklarını gösterirken, Allah muhafaza, bir dünya savaşı çıkacak olsa, bunun nerede olabileceği hakkında da fikir veriyor. Bu arada hatırlatalım, ‘En’ler listesinde Türkiye’nin adı bulunmuyor; İsrail’in de adı sadece Hindistan’a yapılan satışta son sırada geçiyor.

Raporda, savaş olasılıkları ile ilişkilendirilemeyecek ilginç bir veri de bulunuyor. Bu da, Almanya’nın en fazla silah sattığı ülkeler listesinin başında Yunanistan’ın gelmesi. Hala Yunanistan niye battı ve neden kurtarıcısı olan Almanya’ya Yunanlılar kızgın diye soran var mıdır, bilinmez.

 Star


———————————-
Beril Dedeoğlu
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI