Dr. Hamoon Khelgat Bülbülzade Vakfını Ziyaret Etti

0
89

Malezya Bilim Üniversitesi’nden Dr. Hamoon Khelgat Doost vakfımıza ziyarette bulundu.

12 Aralık Perşembe günü gerçekleştirilen ziyarette Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir eşliğinde, AÖB kız üniversite sorumlusu Şehadet Gerçek, Hazal Çakır, Seyfullah Yalınız ve Bekam’dan Tayyibe Gerçek, Suriye Koordinatörü Abdullah Başyiğit’in katılımıyla Khelgat’ın çalışma alanı üzerine bir bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Araştırmalarını “Hijrah for Legitimacy: Women’s Migration to the Territories of State Building Jihadi Organizations” Meşruluk için Hicret, Kadınların Cihadi Organizasyonların Kurdukları Sözde Devletlere Göçü” üzerine yapan Dr. Hamoon; çeşitli konulara değindi. Kadınların Işid’e katılımının sebeplerine, Avrupa’nın son dönemde İslamofobi üzerine çalışmalarına ve çıkmazları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Dr. Hamoon Khelgat; Işidin kadınlarla çalışma sebeplerinden yola çıkan; sosyal medya üzerinden katılımcılarla görüşerek oluşturduğu araştırmaları sonucunda elde ettiği bulguları paylaştı.

“El kadide gibi terör örgütlerine hiç kadın katılmazken, Işid kadınlarla çalışıyor. Aynı zamanda Kaide askeri işlere odaklanırken, Işid devlet kurma hedefi taşıyor. Yeni bir düzen ve toplumsal inşa için kadınları içine çekiyor. Işid Avrupa’dan daha büyük bir alanı etkiliyor. Kaide belli bir toprak parçası üzerinden ideallerini gerçekleştirmezken; Işid belli bir bölge vaadinde ve burada düzen, yönetim, yerel hizmetlerin teklifini sunuyor.

Vaad ettikleri düzeni sağlamak için, yoldan geçenleri değil; özel eğitimli insanları seçerek; diğer terör örgütlerine nazaran alternatif sosyal yapılanma sunuyor. Bunu sağlamak içinse doktor, mühendis, hemşire gibi insanları seçiyor ve onları çağırıyor. Bu insanlara sözler veriyor, marjinalleştirilmiş yani toplumdan dışlanmış, izole edilmiş, ötekileştirilmiş ve öteki olduğu yüzüne vurulmuş insanlardan seçerek alıyor. Dışlanmış ve ötekileştirilmiş insanlara; eşitlik ve dinini yaşama açısından sözler veriyor ve ortam sağlıyor. Bu insanlara, bütün vatandaşların eşit olacağına, inancını şeklen yaşama özgürlüğüne ve orda herkes tarafından saygı göreceğine söz veriyor. Oraya; başörtüsü, burka, çarşaf yüzünden gidenler, rahat giyindiği için Işid’e gitmeyi  “eve dönmek” olarak ifade etmiş. Katılanların çoğu sosyal medyayı aktif olarak kullanan kişiler. Baskı buraya itiyor. Avrupa’da bunların yaşamına yer yok, kimlik krizi var. Işid o kimliğe ortam sunuyor.

Işid; yöntem olarak İslam’ın cihatta kullandığı argümanlarını politik alana taşıması yönünden ilk örgüt. Yaptığı her işi cihat olarak isimlendiriyor. Ve Işid’e katılımı, göç değil hicret olarak ifade ediyor. Bu örgüte katılanların %35’i kadın. Cihadi örgütlerde kadın yokken burada öne çıkarılan alan açılmış. Işid’e katılımda tarihin en fazla kadın göçü oluyor. Işid çağrı yaptığı bölgelerin özel sorunları üzerinden teklif götürüyor. Örneğin Avrupa’da marjinalleştirmeye itilenlerin ikinci sınıf olmalarına vurgu yapıyor. Işid ise rüya ülkesi vadediyor. Avrupa’daki uç insanları seçiyor. Radikallere devletler Işid’in yolunu açıyor. Tunus’tan katılım oldukça fazla onları da devlet sürüyor. Bu kişiler geri geldiği yerlere döndüğünde ortamlar daha da karışacak.

Avrupa Müslüman göçmenleri kullanarak Müslümanları marjinalleştiriyor. Avrupa’da sağ partiler ne zaman mili olana tehdit olursa alan buluyor, iktidara geçiyor. Şu anda göçmenler bu konuyu tetikliyor. Bu da islamofobiyi daha da artıracak. Avrupa’da göçmenlerin artması ve çoğalması korkusunun temelinde, Osmanlı’nın tekrar geri gelme ve hâkim olma korkusu var.

Batının en büyük zaafı şeytanlaştırmaktır. 90’larda Rusya’yla savaşırken komünizmi şeytan gösterdi, şu anda da İslam’ı şeytan göstermek için radikal gurupları, Işid’i kullanıyor. Şuanda da Türkiye’ye oynuyor. Türkiye çünkü modernliği ve İslam’ı hayatı yaşatabilen nadir örneklerden birisi.  Batı Türkiye’yi de radikalleştirmek istiyor. Işid vari yapılar batının işini kolaylaştırıyor.

Avrupa’nın sağ görüşlü partileri ile Işid bir paranın iki yüzü gibi. Kendi alanlarında; biri politik alanda biri sahada aynı amacı güdüyor.

Tanrı emellerini gerçekleştirmek için, iyi insanları seçer; kötü insanlar ise amaçlarını gerçekleştirmek için tanrıyı kullanırlar.

Turgay Aldemir’in “Dünyanın geleceği, paylaşmasını bilen insanların olacak. “ cümlesiyle nihayete eren toplantı ve çalışmalarımız üzerine Dr. Hamoon Khelgat şunları söyledi;

“Bütün yaptıklarınızı acilen İngilizce olarak yayınlamanız lazım çünkü İngilizce evrensel dil, sizin mesajlarınız, düşünceleriniz ve yaptıklarınız da evrensel olup daha çok insana ulaşması gerekiyor.  Çalışmalarınızı yürekten kutlamak istiyorum, düşüncelerinizin küresel oluşu, gelecek vadediyor. “ Arapçaya çevrilmiş kitaplarımızın, İngilizceye çevrilmesini heyecanla beklediğini vurgulayan Dr. Hamoon, çalışmalarımızı takip edeceğini vurguladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.