DİKKAT!.. Asker güçleniyor… – (Ardan Zentürk)

0
141

Amerikan Anayasası’nın, özgürlükleri, birey haklarını garanti altına alan, hükümete yargı ve yürütmede çok ciddi sınırlamalar getiren ilk 10 maddesi, aslında, 15.Aralık.1791 günlü “insan hakları beyannamesi”ne aittir.

Amerikan Anayasası’nın, özgürlükleri, birey haklarını garanti altına alan, hükümete yargı ve yürütmede çok ciddi sınırlamalar getiren ilk 10 maddesi, aslında, 15.Aralık.1791 günlü “insan hakları beyannamesi”ne aittir. Bu beyanname ve devamındaki Amerikan Anayasası, bugün anladığımız biçimde insan haklarını garanti altına alan ilk metinlerdir. Amerikan Senatosu, geçtiğimiz Perşembe günü, yani “beyanname”nin tam 220’nci yıldönümünde aldığı bir kararla artık Amerika’nın o özgürlük ülkesi olmadığını, aksine “askeri-polis devletine” dönüştüğünü gösterdi!..

Amerika, savaşan bir ülke.

Bu nedenle Savunma Bütçesi Amerikan Kongresi’ne geldiğinde bütün sistem alarma geçiyor. Ülkede, George W.Bush döneminden bu yana sistemli olarak “askerleştirilen” yapıyla karşı karşıyayız. Amerika’nın CIA başta tüm sivil istihbarat-güvenlik kurumları giderek generallerin kontrolüne geçiyor, yürürlükteki “olağanüstü hal yasaları” Amerikan medyasının “gerçekleri” halka sunmasında çok ciddi zorluklar çıkarıyor.

Amerika’yı “anti-demokratik, askeri-polis devlet” haline getiren gelişme, 662 milyar dolarlık Savunma Bütçesi’ne eklenen bir maddeyle başladı.

Geçtiğimiz Çarşamba günü önce Amerikan Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen bu ek madde, (1031 sayılı Bölüm) 2001 yılında Bush yönetiminin kabul etmiş olduğu ve günümüzde dünyada özgürlükleri kıskaca alan Anavatan Güvenlik Kanunu’nu bir adım ileri götürüyor. Bir önceki kanun, Amerikan kurumlarına “uygun buldukları dünya köşelerinde” işkenceli sorgulama yapma, terör sanıklarını Guantanomo Bay cezaevine tıkma, hedefli suikast gibi yetkiler tanımıştı.

Perşembe günü de Amerikan Senatosu’nda kabul edilen son kanun, artık bütün Amerikan topraklarını “savaş bölgesi” olarak kabul ediyor ve Amerikan Silahlı Kuvvetleri’ne, terör sanığı olarak kabul edilen Amerikan vatandaşlarını “sınırsız gözaltına alma” yetkisi veriyor.

İşin vahim yönü, söz konusu madde Savunma Bütçesi’ne eklendiğinde “veto” sinyali veren Başkan Obama’dan bu konuda “çıt” çıkmıyor!..

Amerikan toprakları, ilk kez, Amerikan ordusunun savaş alanı olarak kabul edildi ve Amerikan vatandaşları ilk kez, terör sanığı oldukları anda sınırsız gözaltı, askeri sorgulama gibi devlet uygulamaları ile karşı karşıyalar. Bu gelişmeye Amerikan medyasının “geçiştirme metodu” ile yaklaşması ise vahim…

Alınan bu tedbirler, tabii ki, Amerika’ya sızabilecek veya ülke içinde marjinal gruplarda örgütlenebilecek bir-kaç terör meraklısına dönük değil…

Tarihinin en ağır ekonomik krizinden bir türlü kurtulamayan ve 2012 için de çok daha ağır sinyaller veren Amerika, kendi sokağını kontrol altına alma gayreti içinde…

“Wall Street’i işgal!” hareketinin bir anda ortaya çıkıp güçlenmesi…

Amerikan halkının bütün zenginliği elinde tutan ve kendilerine sadece işsizlik-parasızlık vaad eden yüzde 1’lik “egemen oligarşiye” baş kaldırması…

Amerikan meydanlarının da kısa bir gelecekte Kahire’nin Tahrir Meydanı’na döneceğinin işaretleri, belli ki sistemi daha yüksek dozda ayaklanmalara karşı tedbir almaya zorluyor…

Yani, hakkını aramak için yarın sokağa inecek Amerikan vatandaşları büyük olasılıkla karşılarında Amerikan ordusunu ve ordunun cezaevlerini bulacaklar… Oysa, onlar, vergileriyle besledikleri bu ordunun dünyanın dört bir yanında insanları öldürmesini, işkencelerini, özellikle de “Müslüman terör sanıklarına” reva gördüğü muameleleri uzaktan seyretmeye alışmışlardı…

Tam bu noktada Bradley Manning adını bir kenara yazın. Bu cesur Amerikalı demokrat genç, Amerikan ordusunun Irak ve Afganistan’da gerçekleştirdiği ağır insan hakları ihlallerini, katliamları, bölge devletlerinin yöneticileriyle geliştirdiği yolsuzluk ilişkilerini ait belgeleri Wikileaks’e aktaran isimdir. Amerikan askeri mahkemesinde “vatana ihanet” yargılanıyor, eğer suçlu bulunursa belki idam edilmeyecek ama bundan sonraki yaşamını cezaevinde geçirecek…

Oysa hepimiz Bradley Manning sayesinde her şeyi öğrenme fırsatı yakaladık… Bugün Arap Baharı olarak adlandırılan demokrasi mücadelesinin de fitilini o bilgiler ateşledi…

“Militarizm” tehlikelidir… Hele, “süper güç”te gelişeni çok daha tehlikelidir… Bütün dünyayı kapsama tehlikesi doğar..

 Star


———————————-
Ardan Zentürk
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI
[catlist name=”Ardan Zentürk”]