Değişim çağı Küresel diktatörlük – (Ardan Zentürk)

0
79

“Değişim” denilen kavramın ete-kemiğe büründüğü bir dönemden geçiyoruz. “Sosyal medya”nın harekete geçirdiği kitleler… “Lideri olmayan” hareketlerin siyasete ağırlık koyduğu gösteriler…

İlk gençlik yıllarından bu yana “otorite” denilen kavramla hayli başı belada bir insan olarak bütün Yunan milletini gerçekleştirdikleri “süper anarşist” uzun soluklu eylem nedeniyle kutluyorum. Hep birlikte devletlerini soyarak batırdılar!.. Bu insanlık tarihinin en anlamlı anarşist eylemidir aynı zamanda. Yunan halkının cebinde para var ama devletleri iflas etti, derdi de bütün bir Avrupa’yı sardı… İnanılmaz…

“Değişim” denilen kavramın ete-kemiğe büründüğü bir dönemden geçiyoruz. “Sosyal medya”nın harekete geçirdiği kitleler… “Lideri olmayan” hareketlerin siyasete ağırlık koyduğu gösteriler… İnsanların özgür iradeleriyle gerçekleştirdikleri dev gösteriler karşısında çaresiz kalan “geleneksel güçler…”

Amerikan ekonomisi 2008 yılında Wall Street’teki borsa-finans hırsızları marifetiyle battı!.. Kamuya ait milyarlarca dolar, “yıllık prim toplamları ortalama bir Afrika ülkesinin yıllık gelirine eşit” adına da CEO denilen hırsızlar tarafından batırılan bankaların boşalmış kasalarına gitti… Bu sırada Amerikan Kongresi, ülke halkını daha güçlü bir sağlık sigortasına kavuşturma girişimlerini engellemenin yollarını arıyordu…

“Banka kurtarma operasyonları” için ayrılan milyarlar aslında sokaktaki, kendi halinde yaşayıp giden insanın yaşam kaynaklarından tırpanlanıyordu. Bu insanlara işsizlik, fakirlik ve hatta açlık tehlikesi olarak geri döndü…

Onlar da doğru olanı yaptılar, hırsızı kovalamaya karar verdiler: “Wall Street’i işgal!” hareketi haftalardır New York’un eski adıyla Liberty (Özgürlük) olan Zuccotti Parkı’nda sürüyor… “Sistem” önce bastırmaya çalıştı, dünya kaynaklarını sömüren yüzde 1’e karşı, “biz yüzde 99’uz” sloganıyla çıkan bu insanları “haydut, serseri” ilan etti ama başaramadı… Şimdi New York polisi, parktan ayrılanları tek tek toplayıp gözaltına alıyormuş, önemli değil, çünkü hareket artık Los Angeles, Boston, Detroit başta bütün Amerika’ya yayıldı…

Amerikan halkı tarihinde ilk kez ciddi olarak “kapitalist hırsızı” arıyor!.. Bulsa… Halledecek…

“Sistem” sinirli… Önceki gün “Boston’u işgal!” gösterisine polisin müdahalesi, İranlı Pastarlar’ın demokrasi yanlılarına müdahalesini aratmadı… Çok sayıda yaralı ve 100 kadar gözaltı!..

8 Türk medyasında fazla yer almadı ama, Amerika’daki gelişme, genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 45’i vurmuş İspanya’daki bir hareketin benzeri olarak sürüyor. “15-M Hareketi”, sosyal medya aracılığıyla örgütlenen milyonlarca İspanyol’un 15 Mayıs 2011 günü tam 58 kentte aynı anda sistem karşıtı gösteri yapmasıyla başlayan ve gücü bugün de devam eden bir hareket.

Aslında bütün bu yaşadıklarımız, insanlığın 1968 benzeri bir değişim çağına doğru ilerlediğini gösteriyor. “Eski”yi sarsan, “geleneksel”i ortadan kaldıran, “eşitlikçi” ve “barış yüklü” bir dünya isteyen sokaktaki insan, politikacıların önüne geçiyor… Siyaset, parlamentoların küf kokan koridorlarına değil, doğrudan meydanlara iniyor… Her toplum “kendi Tahrir Meydanı”na doğru ilerliyor… Küresel ekonomik kriz, insanları geleceksiz bıraktı, insanlar şimdi kendi geleceklerini ellerine almanın ve geleceği daha güzel, daha dayanışma içinde ve birlikte kurmanın yollarını arıyorlar. 2007 yılı rakamlarıyla Amerika’da yaşayan ailelerin yüzde 1’nin ülkenin toplam finansının yüzde 42.7’sine sahip olduğu bir dünyada yaşıyoruz ve dünyanın zenginleri gelişmelerin sıcak nefesini artık enselerinde hissediyorlar…

1968 kuşağının önde gelen filozoflarından Slavoj Zizek -haliyle- New York’taki o direniş parkındaydı. Söyledikleri bir uyarı niteliği taşıyor: “Çin’de bugün kapitalizm var ve Amerikan kapitalizminden daha güçlü, ama, demokrasiye ihtiyaç duymuyor. Yani, artık, kapitalizmi eleştirdiğinizde demokrasi düşmanı olduğunuz dönem çok geride kaldı. Demokrasi ile kapitalizm arasındaki evlilik bitti.”

Filozof Zizek’in bu sözleri değişim çağının insanlığının önündeki riski vurguluyor: Küresel diktatörlük…

Çünkü “en tepedeki yüzde 1” katı-değişmeyen bir dünyanın çıkarına olduğuna inanıyor…

Benim kalbim Tahrir’den sonra Wall Street’i işgal etmeye çalışan o insanların yanında…

Ne yapayım, bir türlü “beyaz Türk” olamayanlardanım…

 Star


———————————-
Ardan Zentürk
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI