“Değişen Eğitim Politikalarının Yansımaları” Sempozyumu Yapıldı

0
232

İstanbul-Bursa bölgesinin ortaklaşa düzenlediği “Değişen Eğitim Politikalarının Yansımaları” üst başlıklı öğretmen sempozyumu İstanbul’da yapıldı.

İstanbul-Bursa bölgesinin ortaklaşa düzenlediği “Değişen Eğitim Politikalarının Yansımaları” üst başlıklı öğretmen sempozyumu 11 Mart 2018 Pazar günü İstanbul’da, AKDAV Genel Merkezi’nde yapıldı.

Açılış ve selamlama konuşmalarından sonra başlayan sempozyum sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki panel olarak düzenlendi. Canip Kaya sabahki panelde değişen eğitim politikalarının topluma etkisini anlatırken şu konulara değindi:

“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözünde ifade edildiği gibi kuşkusuz toplumlar da değişip dönüşmektedir. Toplumun ekonomik yapısı, siyasal tercihleri, demografik yapısı, aile yapısı, göçler, savaşlar vb. toplumsal değişimi etkileyen faktörlerden bazılarıdır. Bu etkilenmeler daha çok informal yollarla gerçekleşir.

Toplumun eğitim yoluyla değişim ve dönüşüme tabi tutulması ise formal yollarla gerçekleşir. Devlet erki, okullar ve müfredatlar yoluyla toplum üzerinde ‘toplum mühendisliği’ yapmaktadır.

Özellikle modernizmle birlikte devletler, formal eğitimi bir iktidar aygıtı olarak kullanmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile birlikte Tevhid-i Tedrisat kanunu çıkarılmış ve Milli Eğitimin paradigması oluşturulmuştur. Bu eğitimin temel parametrelerini; sekülerizm, pozitivizm ve ulusalcılık oluşturmaktadır. Günümüz Türkiye toplumu bu üç saçayak üzerine inşa edilmiştir.”

Diğer panelist Metin Kaya ise şunları dile getirdi: “Toplumu etkileyecek her sistemsel değişim, toplumsal değişime paralel olarak ihtiyaç halinde yapılır. Yönlendirici olan ve belirsizlik taşıyan her değişiklik de endişe ve stres kaynağıdır.

Ancak, ihtiyaç halinde doğru zamanda ve doğru bir yöntem ile yapılan değişimler toplumların itici gücü olabilirler. Alışılagelmiş eğitim politikalarının değişimi, ilgili toplumlarda olumsuz bir tepkisellik ile karşılanır.”

Battal Kanbay ise değişen eğitim politikalarının öğretmen üzerindeki etkisinden bahsetti.

Öğleden sonraki oturumda ise Esan Gül değişen eğitim politikalarının öğrenciye etkisini ele aldı. Gül konuşmasında Osmanlıda başlayan modernleşme ve batılılaşma hareketinin seküler eğitim kurumlarını oluşturduğunu, Osmanlı döneminde tekke, medrese ve okulların, Cumhuriyet döneminde Tevhid-i Tedrisat kanunuyla kaldırılarak sadece seküler eğitim kurumları olan okulların devam ettiğini söyledi. Gül, bu okulların seküler ortamlar olduğunu ve ideolojik amaçlı eğitim yaptığını sözlerine ekledi.

Esan Gül son dönemdeki müfredat çalışmalarında daha önce dine, Osmanlıya ve topluma yönelik dışlayıcı, reddedici bakış açısı yerine dinin olumlu yönlerinden, Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı devletinin bir devamı olduğundan ve toplumsal değer yargılarının öneminden bahsederek bakış açısının değiştiğini anlattı. Gül, öğrencilerin değişen eğitim politikalarından dolayı uyum, bilgi ve değer sorunu yaşamaya başladığını ve son dönemlerdeki deizm tartışmalarının da bununla ilgili olduğunu ifade etti.

Bir başka panelist Rüstem Budak ise konuyu değerler üzerindeki etkisi bağlamında ele aldı ve şunlara değindi:

“Her eğitim sistemi insanlara belli değerleri vermek ve yaşatmak üzerine kuruludur. Türk Milli Eğitim Sistemi’nde de belirlenen değerlerin gerçekleşmesi için plan, program ve müfredat belirlenir. Belirlenen değerlerde sorun yok, ama değerlerin din, toplum, devlet ve dünya boyutunda kökenleri çok önemlidir. Değerlerin din ve ahlak ilişkisi iyi tayin edilmelidir. Türkiye’de değerlerin din ve Allah ilişkisi sistem açısından henüz sağlıklı bir konumda değildir. Din ve Allah kökenli bir değerler inşası resmi anlamda savunulamamaktadır. Bu da yeni kuşakları sömürü, yıkım ve çatışmaya daha hızlı bir şekilde itmektedir.”

Programda son olarak Arife Gümüş toplumsal hayatı kuşatan bir eğitim sisteminden bahsetti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.