Cumhuriyetçiler’in gerileyişi mantıksızlığa yol açıyor – (Paul KRUGMAN)

0
108

Bazı ekonomistlere göre Detroit’in yoğunlaşmış ekonomileri devletin 2009’da otomobil endüstrisini kurtarmak için ayırdığı 80 milyar dolarlık paketin başarılı olması için hayati önem taşıyordu. Kurtarma paketi sadece General Motors

Cumhuriyetçi Parti, başkan adayı çıkarmakta olağanüstü şanssız değil, parti 10 yıllardır bu durumda. Cumhuriyetçiler’in mantıklı bir oluşum olduğu iddiası sürdürülemez.

Ekonomist Brad DeLong, bugün Cumhuriyetçi Parti’de ön saflarda gördüğümüz anlayışın son yirmi yılda geliştiğini söylüyor: “1993’te, aramızda aklıbaşında iki partili teknokrat merkez dediğimiz, Lloyd Bentsen’in yönetimindeki Hazine Bakanlığı’nda çalışmaya Washington’a gittim.” 28 Şubat tarihli blog yazısı şöyle devam ediyor: “Ve sadece iki ay yetti -iki ay!- bu süre dahilinde Amerika’nın aklıbaşında bir teknokrat yönetime kavuşmasının Cumhuriyetçi Parti’nin siyasi sistemimizden mümkün olduğunca çabuk silinmesiyle olabileceği sonucuna vardım… O günden beri bu fikrimi sorgulamama veya değiştirmeme yol açacak hiçbir şe görmedim -aksine, şimdi daha da eminim.”

Burada, 10 yıldan fazla zamandır gazetecilik ortamında geçirdiğim zamanı düşünmeden edemedim. New York Times’ta çalıştığım ilk zamanlarda yorumcuların genel çizgisinin yanlış olduğna dair apaçık ortada olan gerçeğe işaret etmekten başka bir seçenek görememiştim. George W. Bush hoş, açık sözlü, dürüst ve aynı zamanda muhafazakar bir adamcağız değildi; ödünsüz bir ajandası vardı, bunu gerçekleştirmek için aralıksız olarak yalan söylüyordu ve bunun bir parçası olarak da ABD’yi savaşa girmesi için kandırdı.

Bunları söylediğim için adım ‘yaygaracı’ kaldı. Bunu da ötesinde, o bahsettiğim on yıldan fazla süre dahilinde, siyasi partilerin simetrik olmadıklarını söylemek terbiyesizce, çirkin ve tabii ki partizanca kabul edildi. Simetrik değil derken kasıt, mesela Demokratlar’ın Sosyal Sigorta ve sağlık yardımlarında kesintiye gidilmesi konusundaki gönülsüzlüğü, Cumhuriyetçiler’in fonsuz devasa vergi kesintileri peşinde sonu gelmeyen çabalarının dengi değildir. Demokratlar’ın kanıtlara dayanan tutumunu ön plana çıkartmaya çalışmanın sağcılardan çıkan kaba yalanların dengi olmadığı gibi.

Bu arada alimlerden beklenen de ikipartililiği savunmak ve mevcut Cumhuriyetçi politikacıların o partide bir zamanlar bulunan ama artık olmayan tipte devlet adamları olduklarını var saymak. Şu anda Cumhuriyetçi Parti’de gördüğümüz temel mücadele, politik fikirleri zırdelilik olan bir grup Romney ve belki de o görüşleri paylaşmadığı konusunda numara yapan bir diğer grup Romney. Nasıl bu hale geldi?

Delong’a sorarsanız, uzun zamandır bu haldeydi zaten. Cumhuriyetçi Parti, başkanlık aday adayları listesi konusunda olağanüstü derecede şanssız değil; parti on yıllardır bu durumda. Rick Santorum soldan gelmiyor; hep bugün gördüğünüz gibiydi ve Senato’daki günlerinde merkezdeydi.

Bugün artık Cumhuriyetçi Parti’nin mantıklı bir oluşum olduğu iddiasını yapmacıklıkla sürdürmenin imkanının kalmadığı noktaya geldik. Buraya gelene kadar fark etmemeniz için her şey yapıldı.

ABD otomotiv endüstrisi parçalarının toplamından daha fazla

Slate dergisine yazan Brian Palmer, geçenlerde otomobil şirketlerinin Michigan’da toplanmasının sebeplerini güzelce özetledi. Basit olarak, endüstriyel olarak yoğunlaşmış ekonomilerin yinelediği tarihsel kaza.

“İlk olarak, Henry Ford ve Ransom Olds gibi yenilikçiler, şans eseri Michigan’da yaşıyorlardı. İkincisi, 20. yüzyılın başındaki otomobil şirketi yöneticileri bugünkü Silikon Vadisi yöneticileri gibi davrandılar: Devamlı başka şirketlere geçtiler, yeni şirketler kurdular ve şirket aktiflerini diğerlerine aktardılar.

Ayrı cins çiçeklerin birbirini polenlemesine benzeyen bu kültür, yenilikçi imalatçılığın ve tasarım fikirlerinin Detroit’teki imalatçılar arasında yayılmasını sağladı.”

Burada söylemediği şey ise, bu tip hikayeler ve otomobil endüstrisini kurtarma paketi meselesi arasında yakın bir bağ olduğu. Yoğunlaşmış ekonomilerin varoluş sebebi bütünün parçaların toplamından daha fazla olmasıdır -hammadde sağlayıcıları
ağı, vasıflar, endüstrinin coğrafi olarak yakınlığıyla desteklenen bilgi alışverişi o firmaları başka bölgelerdeki rakiplerine göre avantajlı kılar.

Burada, önemli yoğunlaşmış ekonomilerin varlığı tek bir firmanın başarısı veya başarısızlığının o firmanın kâr ve zarar belirteçleri dışında da toplumsal etkileri olacağına işaret eder.

General Motors batarsa hammadde sağlayıcılarının çöküşü diğer firmalara da zarar verir; muhtemelen onları da batırır. Bu argümanı sık kullanmak iyi değildir çünkü tüm endüstriyel müdahaleler için bahane olarak kullanılabilir.

Ancak otomobil endüstrisini kurtarma paketi için kesinlikle önemli bir etkendi. Aynı zamanda bu tip bir harekete sertçe muhalefet etmenin kötü ekonomistlik olmasının nedeni de.

New York Times yorumcusu David Firestone, geçenlerde Mitt Romney’nin imkanları yetersiz Amerikalılar’ın eğitim almalarına yardımcı olmanın toplumsal bir sorumluluk olmadığını söylerken yakalamış. Mart’ın 5’inde internette yayınlanan yazısında Firestone, Romney’nin Ohio’daki bir toplantıda söylediklerini aktarmış. Yüksek öğrenimin maliyetinin artıyor olasından endişe eden bir lise öğrencisine Romney şöyle demiş: “Şimdi ayağa kalkıp sana üniversite masraflarını ödemen için devletin parasını vereceğimi söylesem bu beni popüler kılar ama bu sözü vermeyeceğim.” Yüksek teknolojiyle çalışan bir metal montaj fabrikasındaki toplantıda bulunan izleyicilerden güçlü bir alkış alan Romney, şöyle devam etmiş: “En pahalısını seçme. İyi bir eğitim alabileceğin, ücreti biraz daha düşük olanı seç. Ümit ediyorum ki öylesini bulabilirsin. Ve altına gireceğin borcu devletin karşılamasını bekleme.”

Daha geçen gün Romney bize Teddy Roosvelt’in gerçek mirasçısının Obama değil, kendisi olduğunu söylüyordu; gerekçesi de sonuçların eşitliğine değil de, fırsat eşitliğine inanıyor olmasıydı. Obama’ya yönelik iddiaları tabii ki yalandı; anlaşılıyor ki kendine dair olanları da yalanmış. Yüksek öğrenim edinebilme şansının şu günde dahi ne denli eşitsiz koşullar içerdiğine örnek olarak: Ekonomik Politika Enstitüsü’nün verilerine göre, notları yüksek olan düşük gelirli öğrencilerin üniversite bitirme oranı notları düşük olan yüksek gelirli öğrencilere göre daha az. Romney ise mevcut durumu daha da eşitsiz kılmayı vadediyor.

Ama hakkını yemeyelim, o da zorlu bir yol kat etti; üniversitede okurken tek geliri babasının ona satsın diye verdiği hisse senetleriydi.

ARKA PLAN: MOTORLAR

Beraberken daha iyi

Endüstriyel olarak yoğunlaşmış ekonomilerin yükselmesi insanlar birbirine komşu işyerleri açıp sürümden kazanma ve nakliye masraflarını azaltma gibi avantajlar elde ettiklerinde gerçekleşir; şehirlerde ve sanayi bölgelerinde durum genelde budur.

20. yüzyılın başında, yedek parça tedarikçileri ve yetenekli işçilerin bir araya geldiği, rekabet ettiği ve nihayetinde önemli işler başardığı Detroit, Amerikan otomobil endüstrisinin merkezi oldu. Ancak nakliye masraflarında azalma, nihayetinde otomobil şirketlerini imalatı daha uygun maliyetli bölgelere kaydırmaya itti ve Harvard ekonomisti Edward Glaeser’e göre, bu durum şehrin yaşadığı çöküşe katkıda bulundu. Glaeser, 2010 yılında New York Times’ın internet sitesinde çıkan bir yazısında “Ama aynı değişimler yenilikçiliğe dönüşü artırdı, şehirlerdeki serbest fikir akışı onları yenilikçi buluşların doğal ortamı kıldı” dedi.

Bazı ekonomistlere göre Detroit’in yoğunlaşmış ekonomileri devletin 2009’da otomobil endüstrisini kurtarmak için ayırdığı 80 milyar dolarlık paketin başarılı olması için hayati önem taşıyordu. Kurtarma paketi sadece General Motors ve Chrysler’a değil, onlara hammadde sağlayanlara, bayilerine ve sektördeki finans şirketlerine de yardımcı oldu. O zamandan beri imalat verimliliğini artırmaya odaklanan General Motors ve Chrysler’ın her ikisi de bu yılın başında kâra geçtiklerini açıkladılar. Başkan Obama bu aybaşında yaptığı haftalık konuşmasında “Sadece yeniden araba üretmeye başlamadılar -daha iyi arabalar üretiyorlar” dedi. Cumhuriyetçiler’in başkan aday adaylığı rekabetinde başı çeken Mitt Romney ise otomobil endüstrisini kurtarma paketine itirazlarını yeniledi ve Detroit News için kaleme aldığı bir yazıda planı ‘eş-dost kapitalizminin büyük ölçeklisi’ diye niteledi. 14 Şubat günü yayınlanan yazıda Romney “Başkan bize eğer müdahale etmese
ydi Detroit’te işlerin daha kötüye gitmiş olacağını söylüyor” dedi ve ekledi: “Bence onun müdahalesi olmasaydı işler daha iyi oldurdu.”

 Star


———————————-
Paul KRUGMAN
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI