CHP ve modernleşme – (Hasan Bülent Kahraman)

0
151

Bugüne kadar zannettik ki, aktif modernleşmeye kültürel planda karşı çıkan ve ona sadece `sosyal` bir çerçeve çizen Ecevit`in 1970`lerde yaptığı türden bir model yeterli olabilir. Olmuyor. Güncel kapitalizmin en önemli yanı bu

CHP meydanlara çıktı. Bu hamlenin 28 Şubat`ın son hamlesi olan Cumhuriyet Mitingleriyle iç içe dokusunu, dokunuşunu görmemek mümkün mü? Hele hele o mitinglerin düzenleyicileri, 28 Şubat`ın taraftarları o partinin bunca içindeyken ve hatta başındayken…

Gene de onu bir yana bırakalım. Bunun demokratik bir tepki olduğunu varsayalım. Demokratik bir ülkede değil partilerin, insanların sokağa çıkmak ve gösteri yapmak hakkı sabittir ve muazzezdir. Kaldı ki, toplumsal alan (public space) tanımı, özü gereği siyasaldır. CHP`de şaşırtıcı olan grup toplantısını meydanda yapmak. Çok şey var onun üstüne söylenecek ama geçelim; çünkü heybede turpun daha büyüğü var, Demirel`in tabiriyle.

***

CHP ne istiyor ve bütün bunlarla birlikte hangi pozisyonu tutuyor? Sadece son eğitim yasası değişikliğiyle ilgili olarak değil, genel olarak? Bu soru dünyaya değer. Yanıtını verdiği takdirde CHP köklü bir politika değişikliğine gidecek ve iktidar alternatifi olacaktır. Yanıtı ben vereyim: CHP ne istediğini, ne aradığını bilemiyor. Birkaç nedeni var bunun. Sırasıyla söyleyeyim ve bunu yaparken de şu çok tartıştığımız vesayet, ordu, bürokrasi, tarihsel blok gibi kavramlara hiç değinmeden problemi sadece sosyolojik ve sınıfsal bazı verilerle bütünleştirelim.

***

* Toplumsal değişim, sermaye ve teknoloji momentumu CHP`nin elinde değil. Dolayısıyla ideolojik değişimi hazırlayan teknolojik değişimi kavrayamıyor. O eksiklik nedeniyle de zihniyet değişikliğine gidemiyor.

* Toplumsal değişimi talep eden, dayatan kitlelerden uzak, kopuk. Kendisine itici güç bulamıyor. İçine kapalı bir siyaset onu geleneksel anlayışıyla iç içe geçiriyor ve sistemi aşmak manasına gelebilecek her türlü girişimden onu alıkoyuyor.

* Dünyadaki dönüşümün tek model olmadığı bir gerçek. Tersi ölmek demektir. Fakat yeni bir seçenek ancak eldeki birikimin ve dinamiklerin çözümlenmesinden çıkarılabilir. Sınıfsal bir konumlandırma ve sistemin belli sınıfsal öncelikler doğrultusunda dönüştürülmesi bütünüyle bugünün kapitalizmini anlamakla mümkündür. Radikalizm ancak onu içeren ama seçeneğini besleyen bir oluşum olabilir.

***

Bütün bunların özeti, modernleşmedir. Türkiye`nin ihtiyacı budur. Daha on sene öncesinde 3-5 bin dolar seviyesine sahip, bugün bile insani gelişme göstergeleri bakımından çok gerilerde olan bir Türkiye`nin temel sorunu modernleşmedir. AK Parti`nin başarısı, tıpkı DP, AP, Anap gibi bunu kavramasındadır.

Bugüne kadar zannettik ki, aktif modernleşmeye kültürel planda karşı çıkan ve ona sadece `sosyal` bir çerçeve çizen Ecevit`in 1970`lerde yaptığı türden bir model yeterli olabilir. Olmuyor. Güncel kapitalizmin en önemli yanı bu: kitlelere tüketimi, daha fazlasını talep etmeyi öğretti. İnsanlar şimdi hem daha fazla kazanç hem de daha fazla sosyal olanak talep ediyor. Sosyal güvencenin garantisi kimseyi kazandığından daha azına razı etmiyor. Bunun sonucu şu: Türkiye`de modernleştirici bir parti var, AK Parti, bin türlü eksiğiyle birlikte, bin türlü eksiğine rağmen. CHP`nin onu “aşması” ancak nasıl daha fazla modernleştirici olduğunu tarif etmesiyle mümkündür.

***

Pardon, sol modernleştirici bir ideolojidir, CHP sol/cu değildir.

Sabah

———————————-
Hasan Bülent Kahraman
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI