Bursa'da 21. YY'da Abdullah Olmak

0
121

Ramazan Kayan Bursa’da bir konferans verdi.

Bursa Eğitim ve Yardımlaşma Derneği, Kültürel Etkinlikleri çerçevesinde Ramazan KAYAN ile ʺ21.Yüzyıl’da Abdullah Olmakʺ Konferansıyla bir kez daha Bursa Halkı’nın beğenisini kazandı.21 Aralık Cumartesi Ördekli Kültür Merkezi’nde yapılan konferansa Bursa Halkında yoğun ilgi vardı.

 

Program hafız Muhammed ASLAN’IN Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Anadolu Derneği Başkanı Burhanettin AYANOĞLU selamlama konuşmasını yaptı. AYANOĞLU ʺZor bir zamanı yaşıyoruz. Zorlu bir dönemeçten geçiyoruz. Kulluğumuzun gereklerini ayaklarımız yalpalamadan ve kaymadan yerine getirebilmenin imtihanını veriyoruz. Sahip olduğumuz sorumluluklarımızı kuşanırken; Hikmeti, Adaleti ve Merhameti yeniden bu toplumun temel değerleri haline getirmenin mücadelesini veriyoruzʺ dedi.


28 Şubatçıların zulmüne maruz kalan  Nurettin KAYAN, Zekeriya ŞENGÖZ ve Fahri MEMUR’un  hangi suçlarından dolayı hapse atıldıklarını soran AYANOĞLU,28 Şubatçıların birer birer salıverilmeleri ve tahliye edilmelerinin arkasındaki şer güçlerin, onların işbirlikçilerinin bir an önce ortaya çıkarılmaları, hesap vermeleri gerektiğini ifade etti. Yıllardır kendilerine zulmedilen 28 Şubat mağdurlarından özür dilenmesi gerektiğini haklarının ve itibarlarının iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

 

Anadolu Platformu’na bağlı Yardım Kuruluşu olan İYİLİKDER Başkanı İbrahim BAHAR’da selamlama konuşması gerçekleştirdi. BAHAR konuşmasında İyiliğe dair ne varsa bu toplumun ve ümmetin yüreklerinden neşet ediyor. Ümmetin, insanlığın her karış toprağında mağduriyetler, mahrumiyetler yaşanıyor. ʺBu gelişmelere duyarsız kalamayız. Duyarsızlık Müslüman’ın inanç biçimi değildir, harekete geçme vaktidir. İyiliği tüm Dünyaya yayma vaktidirʺ dedi. İYİLİKDER’in yeni kurulan bir dernek olmasına karşın Ülke ve Dünya çapında teşkilatlanmasını sürdürdüğünü ve Yardım Organizasyonlarına başladığını belirtti.

 

Programın ikinci bölümünde ʺ21.Yüzyıl’da Abdullah Olmakʺ Konferansını sunmak üzere Ramazan KAYAN kürsüye geçti. Ramazan KAYAN’ın yapmış olduğu konuşmasında öne çıkan vurgular özetle;

21.Yüzyıl’ın Abdullah’ını anlatmak için Zalimlere kula kulluğu reddeden ve İdam edilen Abdulkadir MOLLA’nın duruşu ve tavrı kafi gelir.

Aynı duruş ve tavrı biz Mısır’ın Firavunlarına hakkı haykıran Şehit Seyyid KUTUB’un mücadelesinde görürüz.

Meseleyi 3 ana başlıkta anlamalıyız:

Abdullah Olmak

Abdullah Kalmak

Abdullah Ölmek 

Abdullah olabilmek, kalabilmek ve ölebilmek için öncelikle 3 kavrama dikkat çekmek istiyorum

 

ŞAHSİYET :

Yaratılan her insan aynı zamanda şahıstır. Allah yarattığı şahıslara şahsiyet kazandırmak için VAHİY-PEYGAMBER gönderir.

Yeryüzünün halifesi ,şahitliği için şahsiyet olmamız lazım, şahıs olarak bu iş gerçekleşmez.

Müslüman Şahıslar yetiştiren cemaatler, Müslüman Şahsiyetler yetiştiren cemaatler.

Şahsiyetli bir Ümmet olmak gerekir.

Peygamberimizin mücadelesinde; Haramileri sahabi kılan, Eşkiyaları Evliya yapan, Bedevileri medeni Yapan, Şakileri Said yapan Vahyin Şahsiyet inşa eden tarafıdır.

Şahsiyet sorunu halledilirse o şahsiyetler İslam’ın yükünü taşıyabilir.

İNSANIN 3 ÇAĞI BULUNMAKTADIR:

Modern Çağ: Şahısları şımartma çağıdır.

Modern Öncesi Çağ: Şahısları şartlandıran çağdır.

İslam Çağı: Şahıslara şahsiyet kazandırma çağıdır.

Modern Çağ: Kendini Özgürleştir.

Modern Öncesi Çağ: Nefsini Öldür

İslam Çağı: Kendin ol ve olgunlaş

Modern Çağ: Radikalleştirir, Kurtlaştırır

Modern Öncesi Çağ: Köleleştirir, Mankurtlaştırır

İslam Çağı: Rabbanileştirir, Kardeşleşme Çağıdır. Müminler Kardeştirler.

 

ŞAHSİYET

ŞAHIS

Özne

Nesne

Rüzgar estiren

Rüzgarın estiği yöne doğru dönen

Renk veren

Renksizleşen

Çığır açan

Çukurlardan çıkmak için çırpınan

Tarih yazan

Tarihe konu olan

Beklenen

Bekleyen

Gören

Bakan

Alıp-Veren

Alış-verişte olan

Kendine ait iradesi, aklı ve yüreği olan

Aklı, iradesi ve kalbi üzerinde ipotek olan

Adam gibi adam

Kopya, müsvedde adamdır.

 

AİDİYET:

Şahsiyet meselesi çözülürse aidiyet sorunu çözülür.

Aidiyet hangi değerler dünyasına ait olduğumuzu ifade-ispat etmektir.

Dış Dünya ile aidiyetimiz üzerinden ilişki kurarız.

 Aidiyetlerimiz, şahsiyetlerimizi örtmemeli, iptal etmemelidir

Cemaatle var olacağız.

Var oluş enaniyete değil aidiyete dönüşmeli

Aidiyetlerimiz insanları tek tipleştirme aidiyeti değildir.

Aidiyetimizi nasıl temellendireceğiz?

Biz Kendimiz için değiliz: Ben bana ait değil, bunları bana veren Allah Azze ve Celle var. Ne kadar Allah içiniz? Allah’ı ne kadar ciddiye alıyoruz, önceliyoruz? Aidiyetini ilk Allah’a yapmanın karşılığı ne olmalıdır?Yüzde kaç Allah içiniz? Ne kadar kendimiz, ailemiz ve işimiz içiniz?

Deki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi Allah içindir.Enam:162

Allah’tan gayrı hiçbir plan, proje, hesap olmamalıdır, yoksa Allah’la olan birlikteliğimizi riske sokarız.

Sadece seccadede, dernekte ,vakıfta değil her tarafta Allah’la olmalıyız.

Müslüman canının istediği gibi değil, Allah’ın istediği gibi olmalıdır.

Allah gündemimizin kaçıncı sırasında.

Allah’la aranız açılırsa iki yakanız bir araya gelmez.

Bir kulun Allah katındaki durumunu merak ediyorsanız, Allah’ın o kulu neyle meşgul ettiğine bakın.(Hadis-i Şerif)

Biz Dünya için değil Ahiret İçiniz:

Eğer dünyaya ait isek dünya ve modernizm insanı kirletir.

Dünyevileşme dinleri bile bozmuştur.

Ümmeti de bozan dünyevileşmedir.

Ahiret için olabilsek çok şey düzelecektir.

Dünyadayken cenneti yaşamak istiyoruz.

Vazgeçilmezlerimizin temelinde dünyalık isteklerimiz bulunuyor.

Adeviye Meydanında Ramazan ayında 24 saat darbecilere direnen ve nöbet tutan anne: Adeviye’de Cennetin kokusunu alıyorum diyor.

Enes b. Nadr Uhud Savaşı öncesinde Uhud’un eteklerinde cennetin kokusunu alıyorum diyor.

Ahirete aidiyetini bağlayanlara Allah dünyadayken cennetin kokusunu verir.

Adeviye Meydanında Rabbim Adeviye’de sahur yaptırdın, İftarı cennette açmayı nasip et diyen eller ve dualar vardı.

Rabbim bizi şahitlerden yaz!

Muttakiler için Ahiret daha hayırlıdır.

 

Biz Ümmet içiniz (Ümmet-Cemaat-İslam Kardeşliği)

Rabbim beni yalnız bırakma

Ene-Nahnu olmalıdır.

Biz cemaatiz, cemaatçi değiliz.

Grubuz, grupçu değiliz.

Ara cemaatiz, ana cemaate ulaşamadık. Ümmet Ana cemaate doğru yol alıyor.

Birbirinin ahireti üzerine titreyen insanlar topluluğu cemaattir.

Nerede Salihler varsa orada olmalıyız.

Her Müslüman potansiyel olarak cemaat hükmündedir.

 

HAREKET:

Şahsiyet ve aidiyet harekete dönüşmüyorsa hiçbir anlamı yoktur.

Sesi yükseltmek gerekmiyor, nefesinizi kontrol edin.

Hızımızı kesen olumsuzluklar nelerdir?

Alışkanlıklarımız: Bu iş bir ibadettir, alışkanlık değil

Önceliklerimiz: Davadan başka önceliğimiz yok.

Davayı dert edinmekten sakınanları Allah nelerle imtihan ediyor.

Kararsızlıklarımız: Bocalıyoruz, neyi bekliyoruz, Vahiy mi gelecek?

Önceki İçerikDarende'de Suriye Dayanışma Gecesi
Sonraki İçerikMKÜ'de Yeni Türkiye Konuşuldu