Bülbülzade Vakfı Bahar Şenliği

0
135

Her yıl mayıs ayında gerçekleştirdiği Bahar Şenliği ve Kermes’le göz dolduran Bülbülzade Vakfı bu yıl da Şahinbey Kırkayak Parkı’ndaydı.

Bülbülzade Vakfı Bahar Şenliği ve Kermesi:

YARDIMLAŞMA, DAYANIŞMA, EĞLENCE, KÜLTÜR-SANAT

 

Her yıl mayıs ayında gerçekleştirdiği Bahar Şenliği ve Kermes’le göz dolduran Bülbülzade Vakfı, bu yıl da 13-15 Mayıs 2011 tarihlerinde Şahinbey Kırkayak Parkı’nda gerçekleştirdiği etkinliklilerle Gaziantep’in dayanışma ve kültür ruhuna önemli katkılar yaptı.

 

Yardımlaşma, Dayanışma, Eğlence, Kültür-Sanat Etkinlikleri

Bahar Şenliği ve Kermes Organizasyonunu sadece bir yardımlaşma organizasyonu olarak görmeyen Bülbülzade Vakfı, farklı etkinliklerle geniş bir yelpazeye hitap ediyor. Bu sebeple de “Ziyaretçiler İçin YARDIMLAŞMA, Gönüllüler İçin DAYANIŞMA, Çocuklar İçin EĞLENCE, Fark Arayanlar İçin KÜLTÜR-SANAT” sloganını prensip edinerek bu yıl da aynı doğrultuda etkinlikler gerçekleştirdi. 

 

Şenliğin ilk günü 30’u aşkın stantta çeyizden giyime, gıdadan yemeğe kadar geniş bir ürün çeşitliliği sunulurken Neşat ARIKAN’ın sunumuyla Kültür ve Sanat Etkinlikleri kapsamında ise Müzik Akşamı programında Ekrem Bakır, birbirinden güzel şarkı ve ezgileri izleyicilerle paylaştı.

 

Şenliğin ikinci günü Çocuklara Yönelik Etkinlikler kapsamında gün boyu çeşitli aralıklarla sandalye kapmaca, topaç çevirme, çuval yarışı, mendil kapmaca, bilmece, animasyon, genel kültür, deyim-atasözü, bilgi yarışması Nuri Sinopluoğlu’nun organizasyonu ve sunumunda gerçekleşti. Nasrettin Hoca’nın çocuklara şeker dağıtması, eğlendirmesi ise görülmeye değerdi.

 

Daha sonra yine bir çocuk etkinliği olarak Evde Karakter Eğitim Öğrencileri

Sosyal Etkinlik Programı gerçekleştirildi. Bir yıl boyunca karakter eğitimi alan öğrenciler öğrendikleri bilgileri, ilahileri, sure ve duaları izleyicilere büyük bir coşku ile sunma imkânı buldular.

 

MEHMET AKİF PANELİ

Cumartesi gününün son programı Mehmet Akif Paneli oldu. Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Başkanı İbrahim Özmantar’ın oturum başkanlığında gerçekleşen panele sunumcu olarak Eğitimci-Yazar, İHL Meslek Dersleri Öğretmeni Mehmet Nezir Gül, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri Mehmet Sait Ateş ve Savaş Ahmet Aksu katıldılar.

 

“Akif hem doğulu hem batılı”

Panelde Oturum Başkanı İbrahim Özmantar yaptığı giriş konuşmasından sonra ilk söz hakkını savaş Ahmet Aksu’ya verdi. Aksu yaptığı konuşmasında Mehmet Akif’in yetiştiği dönemde Osmancılık, Batıcılık, Türkçülük ve İslamcılık’ın en önemli fikrî akımlar olduğunu ifade ederek Akif’te hem doğu hem de batının olduğunu, bunun hem âlim hem de veteriner olma yönü hem de ailesinin kökenleri itibariyle bir taraftan Arnavut, diğer taraftan Buhâralı olduğunu ifade ederek uçlardan uzak, ayakları yere basan bir sentez ortaya koyduğunu belirtti.

Aksu sözlerini şöyle sürdürdü: Akif’te “vatan kavramı” Müslümanların hakim olduğu her yerdir. Milliyetçilik vatan ve tarih şuuru; irk ise kafatasçılık anlamında olmayıp İslam anlamında kullanılmıştır.

 

“Mirası: Eserleri, şerefli bir hayat sürmesi ve mücadelesi”

Söz alan Mehmet Sait Ateş Akif için şunları söyledi: Cumhuriyet döneminde en çok araştırılan şahıslardan biridir, hem muarızları tarafından hem de Asım’ın nesli tarafından…

Resmî kurumlar Akif karşısında üç maymunları oynamış; kimi zaman ilgisiz, kimi zaman tavır takınmıştır. Akif’in cenazesi üniversite öğrencileri tarafından kaldırılmıştır. Burada bir konuşma yapan Prof. Dr. Abdülkadir Karahan daha sonra emniyete çağrılmıştır.

Her şeye rağmen 1980’li yıllarda Akif adına kimi kuruluşlar ortaya çıkmıştır:

1984 yılında Mehmet Akif Araştırma Derneği, 1985 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Mehmet Akif Araştırma Merkezi, Gaziantep’te kurulması öngörülen ancak 28 Şubat süreci nedeniyle kurulamayıp bugün artık yerine Gazikent Üniversitesi kurulan ve başka bir şehirde kurulan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi…

Akif bize iki miras bırakmıştır: Başta Safahat olmak üzere eserleri ile şerefli bir hayat ve mücadele.

Akif’in geriye kalan eşyaları: İstiklâl madalyası, 1 adet takım elbise, 1 adet mavzer ve bir miktar para.

Akif okulda zamanını laboratuvarda geçirmiş evinde ise devamlı Kur’an okunmuştur. Akif hafız ve Kur’an şairidir.

Nazım Hikmet bile büyük şair der Akif için. 1965 yılından sonra yeni basılan kitaplarda Nazım Hikmet’in bu ifadesi çıkarılmıştır.

Akif’te millet İslam anlamındadır. Dünyadaki milli marşlar incelendiğinde hepsinde etnisiteye vurgu vardır. Akif’in yazdığı Milli Marş dini ifadelerin, hakkın, dini kavramların en çok geçtiği marştır.

Akif’e vefasızlık, saygısızlık yapıldığı için adeta hicret etmiş, Mısır’a yerleşmiştir. Çünkü peşinde hafiyeler dolaşmış, şiir programlarında istenmeye istenmeye Akif’in şiirleri okunmuş ve gazetelerde hakaretler yağdırılmıştır.

Cemil MERİÇ Akif için “Emperyalizm hiçbir zaman Akif gibi bir düşmanla karşılaşmamıştır” der.

 

“Duruşunu bozmayan adam”

Daha sonra söz alan Eğitimci-Yazar Mehmet Nezir Gül İzmir işgal edildiğinde artık burada durulmaz deyip işgale karşı harekete geçmiştir.

Akif hakkında 200’den fazla kitap yazılmıştır. Akif için belki de yapılacak en iyi tespit “Duruşunu bozmayan adam” tabiridir.

Akif yaşadığı dönemde İstanbul’da en iyi Arapça bilen 3 kişiden biridir.

Akif yaşadığı dönem için “Bıçak dine dayandı” ifadelerini kullanmak zorunda kalmıştır.

Akif bir dâvâ, bir fikir uğruna her şeyin feda edilebilineceğini bize öğretmiştir.

Hep başkaları şehit olsun ben gazi olayım fikrine karşı mücadele etmiş gereken hiçbir fedakarlığı göstermekten geri durmamış, belki de bu uğurda ailesini ihmal etmiştir.

Akif hurafelere karşı mücadele etmiştir

Akif hayatı botunca medeniyet sıkıntısı ve sancısı çekmiştir.

 

Şenliğin üçüncü günü yine Çocuklara Yönelik Etkinlikler kapsamında gün boyu çeşitli aralıklarla sandalye kapmaca, topaç çevirme, çuval yarışı, mendil kapmaca, bilmece, animasyon, genel kültür, deyim-atasözü, bilgi yarışması gerçekleştirildi.

Bir önceki gün soğuk hava nedeniyle yapılamayan şiir akşamı yerine şenliğin son programı olarak mini bir şiir ve müzik gecesiyle şenlik programları ve kermes son buldu.