Bu Eğitim Sistemi Çöpe Atılmalı

0
296

Eğitim sisteminin üzerindeki darbe izleri halen silinmedi. Eğitim yılı yine sancılı başladı. Bu yılda çocuklarımız resmi ideolojinin dayatmaları ile karşı karşıya kalacak…

Eğitim sisteminin üzerindeki darbe izleri halen silinmedi. Eğitim yılı yine sancılı başladı. Bu yılda çocuklarımız resmi ideolojinin dayatmaları ile karşı karşıya kalacak… Andımız ve Milli Güvenlik dersi kaldırılmadı, başörtü sorunu tamamıyla çözülmedi. Anadilde öğretim ise halen yasak… Türkiye bu sene de yeni eğitim dönemine eskiden kalma yasalar, uygulamalar ve eğitim anlayışıyla girdi. Eğitim sistemini eleştiren uzmanlar ise, “Okullar kışla değil eğitim yuvasıdır” diyerek taleplerini sıralıyorlar.

Konu ile alakalı olarak Anadolu Platformu Genel Sekreteri Hüseyin Özhazar’ın Özgün Duruş Gazetesi’nin yaptığı soruşturmaya verdiği yanıtı siz değerli dostlarımızla paylaşıyoruz.

Özhazar yasaksız ve sorunsuz bir eğitim sistemi için tek tipçi anlayışın terk edilmesini isteyerek şunları söyledi: “Tarihteki sayısız örneği ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi medeniyetine yabancı, öz değerleri ile çelişki içinde bulunan bir eğitim sistemini taklit edişi, Türkiye Eğitim Sistemi’nin en önemli sorunudur. Türkiye Milli Eğitim Sistemi geçmişte de şu an için de Batı merkezli ve Batı standartlıdır. Zaten başlangıcından bugüne kadar hep Batı’dan yapılan tercümelerle ve taklit sonucu ortaya çıkan bu eğitim sistemi ‘biz’e pek de benzemeyen, daha çok bir Batılıya benzeyen kişiler oluşturuyor. Mevcut eğitim sistemine artık yama işlememektedir zaten yama yapmak da çok gereksizdir. Bu toprakların evlatları ‘neyi kaybettikleri’ni hatırlamalı, kendi öz değerlerine, tarihine, medeniyet mirasına dönmeli ve mevcut eğitim sistemini tutup geri dönüşü olmayan bir çöpe atmalıdır. Abbasi, Karahanlı, Gazneli, Selçuklu, Osmanlı eğitimi her yönüyle masaya yatırılmalı ve yepyeni, bir medeniyet mirasından oluşturulan ve fakat ‘asrın diline taşınmış ‘ bir Milli Eğitim Sistemi inşa ve belki ihya edilmelidir.”

“Geçmişten günümüze Milli Eğitim müfredatları belki faşizmden mülhem bir tarzda tek tipçi, çeşitlilikten uzak bir insan ve zihin yetiştiriyor” diyen Özhazar, “Bu, önceleri ‘Cumhuriyet Kadını’, ‘Cumhuriyet Erkeği’ tarzında özetlenirken değişen dünyaya ayak uydurmaya çalışan Türkiye darbe dönemlerindeki geri dönüşler hariç bu soruna dair yamalar yapmış ancak yamalar o kadar çok olmuş ki artık içinden çıkılamaz hale gelmiştir ve bu yırtıklarla dolu yamalı elbisenin rengi gök kuşağına dönmüştür. İnsanın fıtratına ters bu eğitim sistemi çeşitlilik ve fıtrata uygunluğu hedefleyen bir hale getirilmelidir. İnsanın tabii farklılıkları önemsenmelidir. Açıkça söylemek gerekirse geçmişten bugüne gelen bu tek tipçi eğitim sistemi ideolojiye kurşun asker yetiştirmek gibi bir şeydir ve hatta öyledir… 3 Mart 1924’de yürürlüğe sokulan Tevhid-i Tedrisat Kanunu yürürlükten tamamen kaldırılmalı. İsteyen herkes istediği şekilde eğitim almalıdır. Bu yasa, farklılıkların ortaya çıkmasındaki en büyük engellerden biridir. Milli Eğitim sisteminin ana hedefi farklılıkları koruyan özgür eğitimi ve özgür düşünceyi hedefleyen geleceğin ve insanın inşacısı bireyleri yetiştirmek olmalıdır.”