Bölgenin ve Türkiye’nin Geleceği Konuşuldu

0
106

İlsander “Bölgenin ve Türkiye’nin Geleceği” başlıklı bir konferans düzenledi.

Karanlık, Aydınlığın Yokluğudur

Osmaniye İlim Sanat ve Kültür Derneği (İLSANDER) tarafından, 15 Ocak 2014 Çarşamba günü Gazeteci-Yazar Abdurrahman Dilipak’ın konuşmacı olarak katıldığı “Bölgenin ve Türkiyenin Geleceği” konulu Konferans düzenlendi. Ahmet Şekip Ersoy Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa çok sayıda dinleyici katıldı.

Sunuculuğunu İdris ARAS’ın yaptığı program, İlsan-Der Yardım Komisyonu üyesi Süleyman KARASAKAL Hoca’nın Kur’an tilavetiyle başladı. İlsan-Der’in tanıtım filmi ile devam etti.

Konferansın açılış konuşmasını İLSANDER Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman DAĞ yaptı. “Osmaniye İlim Sanat ve Kültür Derneği’nin halkımızı bilinçlendirmeye yönelik konferanslarının devam ettiğini ifade eden DAĞ, gelecek aylarda da bu tür konferanslarla halkımızı buluşturacaklarını belirtti. DAĞ, “Türkiye’de ve bölgede önemli gelişmeler yaşanıyor; bugünü ve geleceği şekillendiren tüm bu yaşananları kaygı ve endişe ile takip ediyoruz. Yaşananların doğru bir şekilde anlaşılması için işin ehli olan, liyakat sahibi kişilerin fikirlerinden yararlanıyoruz” dedi.

Ortadoğu coğrafyasında ki gelişmelerin tüm dünyayı etkilediğini belirten İL-SAN DER Başkanı Süleyman Dağ, konferansın düzenlenme amacının bunlara dikkat çekmek olduğunu söyledi. 

Hemşerilerinin arasında bulunmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek sözlerine başlayan Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak, bugünkü modern batının arkasında kızıl derelilerin kanı, kara derelilerin gözyaşı ve sarı derelilerin çalınan alın terlerinin Var olduğunu söyledi.
Tarih Biz Yaşarken Şekilleniyor
Konuşmasında bugün yaşanan trajedinin dünkü felaketin tabii sonucu olduğunu söyleyen Dilipak, “Bu rejimleri biz istemedik, birileri namahremimize girdiler. Ve onlar bizi bizden ayırdılar. Bugün yaşadığımız trajedi dünkü felaketin tabii sonucudur. Bugün yaşamakta olduğumuz kriz aslında halkların uyanışı ve kendi tarihleriyle, inançlarıyla, gelenekleriyle yüzleşme iradelerinin ortaya çıkmasıyla dünyadaki eğemem güçlerin topyekun saldırılarının sonucudur. Bizler tarihin yaşayan tanıklarıyız.  Tarih biz yaşarken şekilleniyor. Bizler hakkın yer yüzündeki gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesiyiz. Hiç bir Müslüman dünyada olup biten şeyleri görmezden, duymazdan, bilmezden gelme hakkına sahip değildir. Bu dünyada yaptığınız ve yapmanız gerekirken yapmadığınız, söylediğiniz yada söylemeniz gerekirken söylemediğiniz her sözden hesaba çekileceksiniz. Kendi yaptıklarınızla yada yapmadıklarınızla kendi cennetinize sırtınızda tuğla taşıyacak yada kendi cehenneminize sırtınızda odun taşıyacaksınız. Bizler alemlere rahmet olarak gönderilen bir peygamberin ümmetiyiz.” dedi.
Dört Büyük Irktan Biri Yok Edildi
300 yıl öncesine kadar dünyada dört büyük ırkın yaşadığını  belirten Yazar Dilipak, “Bunlar Kızıl dereliler, Kara dereliler, Sarı dereliler ve Beyaz dereliler. Ama bugün artık kızıl dereliler yok. Biz kovboy filmleri izleyerek, tommiksler teksaslar okuyarak büyüdük. Beyaz adamın vahşi kızıl derelileri adam edebilmek için nasıl çalıştıklarını anlattılar bizlere. 300 yılda dünyada yaşayan dört büyük ırktan biri yok edildi. Amerika kıtasında yaşayan İnkalar ve  Aztekler yok edildiler. Artık bir kaç köyde koruma altına alındılar, bir insan türü sona ermesin diye. Afrika kıtası, Kardereliler, tamamı köleleştirildi. Dünyada yaşayan dört büyük ırktan bir diğeri olan Kara derelilerin tamamı köleleştirildi. Avustralya orada abajurlar denilen bir halk yaşıyor. 150 sene önce orada katliamlar yaşandı. İlkönce kızıl derelileri katlettiler. Sonra Afrika’ya gelince dediler ‘Bunları öldürmeyelim, tarlalarda çalışsınlar, gemilerde çalışsınlar. neden öldürüyoruz ki. Kızıl derelileri öldürdükte ne geçti elimize. Köleleştirelim bunları.’ Avustralya’ya geldiklerinde Abajurlar direnmeye başladılar, direnince öldürmeye başladılar. Abajunları insanlaşma aşamasını tamamlamamış maymunlar olarak öldürdüler. Biz hepimiz Adem’in çocuklarıyız. Bu ırkçılık ne manen şeydir böyle. ” şeklinde konuştu.
Modern Batının Arkasında Kan Ve Gözyaşı Var
Bugünkü modern batının arkasında kızıl derelilerin kanı, kara derelilerin gözyaşı ve sarı derelilerin çalınan alın terlerinin var olduğunu belirten Dİlipak, “Asıl sorun bu. Batıllar 300 yıl önce ele geçirdikleri bu büyük serveti kendi aralarında paylaşma ve dünyanın bu sisteme karşı çıkmasını engellemek üzere 100 yıl öncesinden başlayarak bugüne gelecek olursak benim dedem birinci duya savaşında askerdi, babam ikinci dünya savaşında askerdi ben adı konulmadık bir savaş olan soğuk savaşta aynı ülkenin çocuklarının sağ sol, ilerici, gerici, Alevi Sünni, Kürt, Türk diye öldürdükleri bir zamanda ki birileri bizim kanlarımız ve gözyaşımız üzerinden kendilerine iktidar ve servet üretmek istiyorlar ve bizde bu oyuna ahmakça geliyoruz. Bizi birbirimize kırdırıyorlar. Ben adı konulmadık bir dünya savaşı olan 3. dünya savaşında gönüllü askerdim. Biz oyunlara geldikte geldik.”  dedi.
Yeni Bir Dünya Kuruluyor

Avrupa’yla yapılan ticaret anlaşmasının Hindistan’da yapacak olursa Avrupa’nın dünya’ya ne otomobil ne elektronik ne beyaz eşya nede tekstil satabileceğini belirten Dilipak, “Şuanda siz 20-25 Milyon liraya aldığınız otomobili aynı vergiyle 15 Milyon liraya alırsınız. Niye bu anlaşmayı imzalayamıyorsunuz çünkü Avrupa istemiyor. niye siz otomobil yapamıyorsunuz. Tayyip Erdoğan diyor ki ‘araziyi sermayeyi de vereceğim. Bir müteşebbis çıksın.’ Dünyada en fazla otomobil üreten ihraç eden bir ülkeyiz. Ama hepsi Japon malı Kore malı alman malı İtalyan malı. Ama hadi biriniz çıkın yapın bakalım. Kimse çıkamıyor. Biz buna rağmen 10 yıl önce 300 milyon dolar Amerika’dan borç alabilmek için IMF’nin kapısında 3 ay yatmıştık. Bugün merkez bankamızda 150 Milyar dolar var. Geçen sene Somali’ye, Yemen’e, Suriye’ye, Mısır’a 7 Milyar dolar yardım yaptık. Yeni bir dünya kuruluyor. Yahudilere dokunulmaz zannediliyordu. Bir ‘One Minute’ bir mavi Marmaray etti. Kıyamet koptu. Şimdi yeni bir dünya kuruluyor. Öyle sanıyorum ki gün döndü. 300 yıllık mahmuz tarihimiz sona eriyor. Bundan sonra servet ve iktidarla imtihan olunacağız. Ama korkarım içimizden bazılar servet ve gücü heva ve heveslerinin, nefislerinin emrine verecekler. O zaman yine cehenneme gideceksiniz.” dedi.