Birinci Oturum: Medreseler

0
354

3. Alimler Çalıştayı’nda açılış ve selamlama konuşmalarının ardından ilk oturuma geçildi. İlk oturumda Medreseler konusu ele alındı.

Prof. Dr. Halil Çiçek’in moderatörlüğünü yaptığı oturumda; M. Abdulbaki Çağatay “Medrese Eğitiminde Temel Problemler”, M. Tayyip Elçi de “Medrese Eğitiminde Yöntem Arayışları” konulu birer sunum gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Halil Çiçek oturumun açılışında şu ifadelere yer verdi: “Medreseler toplumdan uzaklaştırıldı. Şu anda camilerin bir köselerinde kaldı. Bugün her tarafta kitap var artık, her yer kütüphane dolu. İmkân dâhilinde bir mazeretimiz kalmadı. Medreselerde sadece sarf değil, hadis, fıkıh ve birçok ders okutuluyor.”

Abdulbaki Çağatay da; “Medreselerin vizyona, bilgiyi bilince ve topluma uyarlama sorunu var. Medreselerimizin genel anlamda bir nizam, vizyon sorunu var. Temel sorun nizam ve vizyondur. Köklü sorunlarla yüzleşmek lazım. Medreselerin Türkiye’de meşruiyet sorunu var. Nizamiye Medreselerine bakmak lazım. Mesela Bağdat Medreseleri o kadar çok güzel ki; dünyanın dört bir tarafından kişiler oraya akın ediyor, orda eğitim görmek için her şeyi yapılıyordu. Medreselerin sosyolojisini tasnif eden İmam Gazali, ‘İlim Allah rızası için olmalı’ diyor. Melikşah’a, Nizamiye Medreselerinin önemini anlatınca Melikşah bütün parayı bunlara veriyor.

Fatih Sultan Mehmet, Enderun Mektebini kurunca devleti yönetenlerin ve devlette görev alanların bir medrese mezunu olmasını istiyor. Medreseler o zaman ööğrencilere burs veriyor. Bugün medreselerde okuyan öğrenciler devlet tarafından desteklemiyor. İlahiyat öğrencileri gibi zeki ve aşkın öğrencilerin şevkini kıran temel sıkıntılardan bir tanesi budur. İnsanlar medreselere gitmediği için medreselerde çölleşme olur. Hz. Ömer imamları atadıkları zaman denetleme yapıyor ve her alanda hâkim olmasını istiyor. Osmanlı Devletinin Süleymaniye Medreselerinde önemli fakülteler ve fen fakültelerinde birçok şey veriliyor ve bu kişiler topluma ve devletin önemli yerlerinde görev alıyorlar” dedi.

Tayyip Elçi de; “Tarihsel çerçevede medreselerin gelişimi Mekke’de Daru’l Erkam medresesi ve Ashabı Suffe ile olmuştur. Mutakıl Medreseleri hicri ikinci yüzyılda Fatımi Devleti tarafından devlet eliyle kurulmuştur. Oradaki amaç Şia’yı yaymak ve hâkim kılmaktı. Sonra Selahattin Eyyubi tarafından yıkılmış ve yok olmuştur. Sonra Nizamiye Medreseleri kuruldu. En meşhur medreselerdendir. Nizamiye Medreselerinin amacı davetçi âlimler yetiştirmek, menfi akımların önünü kesmek ve bürokrat yetiştirmektir. Bu Eyyubiler, Selçuklular ve Memluküler’de de devam etmiştir. Medreseler Osmanlıyla beraber zirveye ulaşmıştır, özellikle Kanuni döneminde. Günümüzde ise devlet eliyle değil, halk içinde yetişerek medreseler devam etmektedir.

16 yüzyılda medreselerde gevşeme olmuştur. İlmi faaliyetlerde gerileme başlamıştır. Yavuz Sultan Selim Mısırda’ki âlimleri alarak İstanbul’a getirmiştir. Osmanlıda asıl mesele askeri ve siyasi olmuş ilim geride kalmış, özgün araştırma yerine daha önce dile getirdiğimiz kısırlaşma ve aynı şeyleri tekrarlama başlamıştır. Medreselerin ıslah çalışmaları Mısır Ezher’in ıslahı için kanun çıkarılmış ve Mısır’ın işgali sonrası bu da gerçekleştirilememiştir. Osmanlı’nın son döneminde medreseler cevap vermeyince Darülfünun Mektepleri kurulmuştur. Geçmişte ıslahata gerek duyan medreseler günümüzde kesinlikle ıslah edilmelerdir. Medreselerin yeniden canlanmasını sağlamak için bir araya gelinmiş bulunuyoruz” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.