Birinci Oturum: Eğitim Felsefemiz

0
217

Anadolu Platformu tarafından bu sene 11.si düzenlenen Öğretmen Sempozyumu “Eğitim Felsefemiz” üst başlığıyla Gaziantep’te devam ediyor.

Sempozyuma ait videoları izlemek için tıklayınız.

Sempozyumun ilk tebliğinin Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün tarafından “Eğitim Felsefemiz, Yönlendirici Temel Değerler” başlığı ile yapılmasının ardından ilk panel “Eğitim Felsefemiz” başlığı ile yapıldı.
Panelin moderatörlüğünü Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun yaptı. Panelistlerse; “Eğitimce Tarihsel Mirasımız/Endülüs-Nizamiye-Danişment” başlığı ile Gaziantep Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ayhan Doğan, “Öğretmen Yetiştirme Felsefemiz” başlığı ile Harran Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Burhan Akpunar, “Eğitim Kurumlarında Sivil Örgütlenmenin Eğitime Katkısı” Batman Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Davut Okçu tarafından yapıldı.
Doç. Dr. Ayhan Doğan sunumunda kısaca şu ifadelere yer verdi; “Medreselerin yayılmasına etki eden Selçukluların sağaldığı güvenden kaynaklanır. Sultan Alpaslan zamanında kurulduğunu tahmin ediyoruz. Bunlardan Bağdat Nizamiyesi en meşhurdur. Çok geniş alanda Anadolu’da da bunun yayıldığını biliyoruz. Bilimin, irfanın gelişmesinde en önemli nedense, devlet adamlarının bilim adamlara saygı göstermesi, onlara gerekli uygun ortamların sağlanmasıdır. Bilim adamlarının taklit edilmesi çok önemlidir. Selçuklu devlet adamları bu konuda çok nettir. Yine Sultan Alparslan zamanında medreseler ülke genelinde yayılmıştır. Yine aynı şekilde Melikşah’ın bilime önem verdiğini biliyoruz. Endülüs’te 3. Abdurrahman’ın oluşturduğu bu eğitim yapısı, İspanya’daki bilimsel ve felsefi gelişmelerin de temellerini oluşturmuştur. Netice olarak eleştirel düşünce çok önemlidir. Eğitim sistemimizi de bu neticede oluşturmamız ve öne çıkarmamız gerekir” dedi.
Prof. Dr. Burhan Akpunar ise “Öğretmen yetiştirme felsefemizi çok geç fark ettik. Osmanlı’nın uzun yıllar kendine yeten bir eğitim sistemi ve öğretmen yetiştirme felsefesi vardır. Öğretmen devlet adamı ilişkisi, disiplin sıralamasın da öğretmen gibi bu konuları da konuşacağız. Türkiye’nin eğitim dolayısıyla öğretmen yetiştirme felsefesi yoktur. Bu boşluk yasalar-yönetmeliklerle ikame edilmeye çalışılıyor. Peki, bu boşluğu gidermek için neler yapılabilir?
1 – Gelişmiş ülke/toplumlardan felsefe ithal edebiliriz.
2- Öğretmen yetiştirme felsefesi ihdas edebiliriz.
3- Uygulamadan pratikten öğretmen felsefesi çıkarma.
Öğretmen – Öğrenme ilişkisi;
Hz. Adem profili (Bilmek doğuştan, hatırlamak sonradan…)
Hz. İbrahim profili (Akıl ile olgu ve fenomenlerden istihraç…)
Hz. Muhammed profili (Bilgi/bilmek transfer edilebilir…)
Ben bu üç konuya çok önem veriyorum” dedi.
Yrd. Doç. Dr. Davut Okçu da “Bozulan adalet dengesini, dışarıdan gelen baskıyı önlemek için sivil toplum örgütleri kurulmuştu. Özellikle Selçuk ve Osmanlıda sivil örgütler, devletin dışında örnek gösterilmiştir. Cumhuriyet dönemine kadar faaliyet göstermişlerdir. 1920 ve 1950’lere baktığımız da bu birikimlerin kapatılarak boşa gittiğini görüyoruz.
Tevhidi Tedrisat ile birlikte devlet eğitimi tekeline aldı. Eğitimin özünü değiştirmiş değiliz, ufak tefek değişikliklerle idare etmekteyiz. Dikkat ederseniz eğitim tarihimiz, bizim siyaset tarihimizle de alakalıdır. 1960’dan sonra biraz, bir nebze sivil hayatı kolaylaştırma görülebilir” dedi.
Sunumların ardından soru cevap kısmına geçildi. Panelin sonunda Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir tarafından panelistlere hediye takdimi yapıldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.