Bireysel ve Toplumsal Bilincimiz

0
97

“Bireysel ve Toplumsal Bilincimiz” üst başlıklı kampta toplamda 7 ülke, 6 din, 4 sunum, davet konulu atölye çalışmaları ve kadın-erkek ilişkilerindeki çizgimiz konulu forum düzenlendi.

Akdeniz Bölgesi Yükseköğrenim Kız Buluşması 2-3 Mart’ta Adana’da gerçekleştirildi. “Bireysel ve Toplumsal Bilincimiz” üst başlıklı kampta toplamda 7 ülke, 6 din, 4 sunum, davet konulu atölye çalışmaları ve kadın-erkek ilişkilerindeki çizgimiz konulu forum düzenlendi. Konya’dan, Tokat’tan ve Adana’dan üniversiteli kız öğrencilerin katıldığı program verimli ve bir o kadar da renkli geçti. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, Adana Anadolu Öğrenci Birliği Kız Öğrenciler Genel Sorumlusu Fethiye Yıldız’ın açılış konuşmasıyla devam etti. Yıldız konuşmasında; gençliğin yakın tarihini bilmeden ve yaşadığımız coğrafyaya hâkim olmadan gençlerin gelişimlerini tamamlayamayacaklarını belirtti. Programın amacına değinen Yıldız, her gencin tarihin nöbet değişiminde üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı. Farklılıkların bize renk katacağını ve birbirimizden destek alarak motive alacağımız üzerinde durdu. Programa katılan kişilerin tanıtılmasıyla programa Cumartesi sabah devam edildi.

2 Mart Cumartesi sabah ilk sunum Anadolu Öğrenci Birliği 2. Bölge Başkanı Necati Karataş’ın  “Yaşadığımız Coğrafya” konulu sunumuydu. Karataş sunumunda şu hususlara değindi:

·         Bütün ilkler hep Ortadoğu bölgesinde gerçekleşmiştir. Tüm peygamberler Mezopotamya civarında Mısır, Anadolu, Suriye, Mekke, Medine, civarına gelmiştir.

·         Mezopotamya’da 4 mevsim yaşanır. Ekinin en çok yetiştiği verimli topraklardır. Herkesin toprak derdine, makam mevki derdine düştüğü bir dönemden bahsediyoruz. Coğrafi itibariyle zengin olduğu için istilalar, taarruzlar her zaman olacaktır. Fakat bu coğrafyada geleceği düşünen gençler vardır. Tıpkı bu bölgenin yetiştirdiği Selahaddin Eyyubi örneğinde olduğu gibi…

·         Tüketim kültürünün, modern dünyanın en önemli kaynakları Türkiye’dedir. 1. Dünya savaşıyla ülkemizdeki birçok zenginlik batılılar tarafından sökülüp götürülmüştür.

·         1. Dünya savaşı sonrasında düşünmeyen hayal kurmayan insan tipi oluşturmak için eğitim sistemimize saldırdılar. Günümüzde hala bunların etkisi vardır.

·         Bizim yenildiğimiz yıllar Lale devridir. Kaplumbağa terbiyecisinin olduğu fotoğraf gerçekleri gözler önüne serme anlamında manidardır.

·         Eğer hayal gücünüz yoksa takvanız yoksa işin sonunda zafer yoktur.

Sunumun ardından ülkelerin ve dinlerin anlatımına geçildi. İlk gün ülkelerden; İran, Tunus, Afganistan, Filistin ve Suriye anlatıldı. Dinlerden ise, Hıristiyanlık, Zerdüştlük, Budizm ve Hinduizm anlatıldı.

Kampın ikinci sunumu Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Üyesi Gazi Kılıçparlar’ın “İç Disiplin Oluşturmada Bilgi ve Hikmet Eksenli Eğitim” adlı sunumuyla devam etti. Sunumda değinilen noktalar:

·         İç disiplin; her bireyin/ferdin kendi içiyle muhasebesidir. Eğitim; ilk insanla başlar ve kutsal bir yönü vardır. İnsanlık tarihi kadar eskidir.

·         Biz asrı saadet dönemiyle geride kalmış, bitmiş bir dönemi kastetmiyoruz. Günümüzde modelleyebildiğimiz, örnek aldığımız bir dönemden bahsediyoruz.

·         Bizim medeniyet havzamızda eğitim daru’l erkamla başlar ve mescitler medeniyetimizin ilk eğitim yuvalarıdır.

·         Eğitim anlayışımız peygamberi metod gibi kavl(söz) diliyle değil hal diliyle olmalıdır.

·         Tevhidi tedrisat denilen kanunla tedrisatımız tevhidsiz olunca bize okutulan yakın tarihimiz, medeniyetimiz olumsuz yansıtılmıştır.

·         Her insan bir madendir. O halde eğitim bir maden araştırma enstitüsüdür. Nebevi eğitimde amaç varolan madeni ortaya çıkarmaktır. Unutulmamalıdır ki hiçbir insan değersiz değildir.

·         Hikmet, müslümanın yitik malıdır. Hikmetli eğitim yaşanılan alanda kendini gösterir. Hikmetsiz eğitim ise pınar başında susuz kalmaktır. Hikmetsiz bilgi eğreti kalır.

·         Bilgiyi yorumlama tezgâhlarına hikmet denir. Hikmet damıtılacak, eklenecek değerlerle ilgilidir.

Sunumlardan sonra atölye çalışmalarına geçildi.

Atölye konu başlıkları:

·         Davette İstikrar

·         Davette Yöntem

·         Davetin Bireysel Boyutu

·         Davetin Toplumsal Yönü

·         Davette Karşılan Sıkıntılar

Atölye konularından hazırlanan raporlar 5’er dakikalık sunumlar şeklinde sunulmasının ardından ilk gün sona erdi. İkinci gün Adana’nın tarihi mekânlarından olan şadırvanda yapılan kahvaltı ile başladı.

Kahvaltının ardından Ahmet Özcan, “İslam Coğrafyasında Dün, Bugün, Yarın, İdealler ve Gerçekliğimiz” başlığıyla bir sunum gerçekleştirdi. Özcan sunumunda, gençlere ufuk açacak şu noktalara değindi:

·       Tarihin kırılma anları vardır. Yeniden tarih yazan yeniden hükmetmeye kalkan bir toplum olacaktır.

·       Gençler tarihi çok iyi okumalıdır. Var olan sınırları, haritaları bir kenara bırakıp ülkelerin geldiği durumun iyi analiz edilmesi gerekmektedir.

·        Bugün Arap baharının yapılan devrimlerle tarihin yönü değişmiştir. Maddi- manevi olarak yapılanların bereketi sonra görülecektir.

·        Şuan arazi temizliği yapılıyor. Son yüzyılın tozları atılıyor. En küçük ve en silik rolümüzü kavradığımızda yaşamayı öğrenmişizdir.

·       Tevhidin özü kula kulluğun yasaklanmasıyla ortaya çıkar.

·       Bizim kula kulluktan ayırma, insanı özgürleştirme davamız vardır. Bu bir insanlık davasıdır. İddiamız daha fazla Müslümanlık değil, davamız insanı insan kılma davasıdır. İnsanın özgürleşmesi demek fıtratına dönmesi demektir.

·        İnsan aklını ve bedenini terbiye ederek adem olur. En büyük hedefimiz âdem olmaktır.

·       Fikir yoksa çölleşme başlar. Ahmet ÖZCAN- İslam Coğrafyasında Dün, Bugün, Yarın, İdealler ve GerçekliğimizAhmet ÖZCAN- İslam Coğrafyasında Dün, Bugün, Yarın, İdealler ve Gerçekliğimiz

·       Allah’ın rahmet günleri bundan sonra çok daha güzel olacaktır, ümit var olmalıyız.

 

Ahmet Özcan’ın konuşmasının ardından Ömer Altaş “Gençlik ve Gelecek” başlığıyla bir sunum gerçekleştirdi. Altaş sunumunda;

·         “Gençlik, 28 Şubat sürecinde çok ciddi bir kırılma yaşadı. Gençler, uzun bir müddet bu sindirilmişlik psikolojisini üzerinden atamadı. Bu süreçte yaralananların, bedel ödeyenlerin sayısı gün geçtikçe arttı. Fakat bugün geldiğimiz nokta bunun tam tersidir. Şimdi üzerimizdeki ölü toprağının atıldığı bir süreçtir.

·         Gençler tavır, davranış ve duygularında samimi olmalıdır. Rehavete kapılıp gevşeklik göstermemelidir. Bu süreçte zamanı iyi değerlendirmeli, kendisini iyi donatmalıdır. Önüne çıkan engellere karşı yılmadan doğru adımlar atarak ilerlemelidir.

·         Bakara 138. Ayeti göz önünde bulundurarak renklerin en güzeli olan Allah’ın boyasıyla boyanarak yürüyüşünü sürdürmelidir.

·         Hangi şartlar içerisinde bulunursa bulunsun görevinin “kalk ve uyar” ayetindeki hitabın muhatabı olduğunu unutmamalıdır. Kimin ne olduğu ile ilgilenmeden Allah’ın davası ile görevli olduğunu bilmelidir.

·         Gençler kendilerini geliştirmekten geri durmamalıdır. Aktif ve sosyal bir şekilde hayatın içinde rol almalıdır. Yeteneklerini bilerek geliştirme yoluna gitmelidir. Geri planda kalmamalıdır.

·         Allah’ın istediği gibi bir insan olmak başkalarının gözüne Müslüman olduğunu sokmamak, İşte asıl tebliğ budur.” hususlarına değindi.

Sunumlardan sonra ülkelerden Mısır ve Cezayir anlatıldı. Daha sonra kadın erkek ilişkilerimizdeki çizgimiz konulu forum düzenlendi. Forumdan sonra dinlerden Yahudilik ve Misyonerlik anlatıldı.

Okunan sonuç bildirisinin ardından programa son verildi.

Önceki İçerikDünden Yarına İdeallerimiz ve Gerçeklerimiz
Sonraki İçerikSuriye Direnişiyle Dayanışmamızı Yükseltelim!