Bir Annem Bir de Muharrem – (Ömer Altaş)

0
214

Bir Annem Bir de Muharrem

Bir garip duygu seliyim

Bir annem bir de Muharrem

Size gelen bana gelsin 

Düşeyim boylu boyunca

 

Dağdağasında dünyanın

Kimseler bilmezdi ben bilirdim

Sen bir bilgeydin anne

Gözlerin bakardı aklıma ve kalbime

İkisini birden görürdün

Şahdamarım her atışında

Hasretin ağıtı ulaşır kulaklarıma

Hadi beri gidin

Başka ağıtlara başka aşklara

Beni bana

Bırakın kelimeler

Bir garip hal içindeyim

Döşeği ucunda Muharrem’in

Bir akordiyon

Bedenim de yüreğim

Sarı kızıldı

Gözleri açık kahve

Tenini kavurmuştu rengiyle

Nişanı koyu kahve

Gök huyluları ayıran

Alnından burun direğine

Müdanasız, beri

Avucunda kalbi

Heybesi kavga

Tuhaf şehirli

Hem nasıl inanmış

Muharrem!

Kaç beşli yıllar yataktasın

Doymadı mı tavanlar hasretine?

Kahretmez mi eMeS kendine?

Yürürdü perçeminde alevler

Zengin dururdu seninle

İstanbul Siyasal kuytu

İlim Yayma Yurdu kesif

Yoksun sen

Nemalanıyorum hayatla ben

Geçerken her seferinde

Boğaziçi’nden Avrupa Yakası’na

Bengisu sarı mavi

Sızlar içim

İçin için

 

Bir garip duygu seliyim

Bir annem bir Muharrem

Size gelen bana gelsin 

Düşeyim boylu boyunca.

 

*    Yadıma annem ile birlikte düşen Muharrem’le, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler koridorunda; elimizde kitap, sırtımızda haki parka, yanağımızda kirli sakal, gözlerimizde davanın ağırlığı, tanıştık. Ama o kendini bulan meşum Emes hastalığı nedeniyle aynı yatakta on yedi yıl boyunca pırıl pırıl bir gençlik baharını avucundaki pisipisiyi üfler gibi uçurdu. Yürüyemiyor ve davranamıyor. Ama metaneti hem dimdik duruyor hem koşuyor. Muharrem, en pak haliyle kutlu davanın aynası demekti. Peşinde koşup yaşamımızın akışını sonsuza kadar değiştirdiğimiz yöntemi ve içeriği yaban ama kutlu bir yadigârın incilerinden. Elinde kir tutmayan beyaz devrim bayrağını hâlâ öylece tutan. Bende saklı fotoğrafı bu onun.

———————————-
Ömer Altaş
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI
[catlist name=”Ömer Altaş”]