Bilsam Öğrencileri İstanbul Gezisi

0
112

Malatya’dan gelen misafirlerimiz İstanbul’u gezdiler ve hocalarımızın sohbetlerine katıldılar.

4 Şubat 2013 gününde Hakan HADİÇ öncülüğünde başladı yolculuğumuz. Uzun yolculuğun ardından İstanbul’a vardık. Bilal AKVERDİ hocamız bizi otogarda karşıladı. Hocamızın eşliğinde bu geziyi geçireceğimiz Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı’na geçtik. Orada bulunan kardeşlerimiz bizi hiç tanımadıkları halde çok sıcak karşıladılar.

İlk günden başlamıştı gezimiz. İlk durağımız Şehzade Camii olmuştu. Mimar Sinan’ın çıraklık eseri olarak adlandırılan bu eser bizi şaşkına çevirmişti. Burada ikindi namazını kıldıktan sonra Mimar Sinan’ın kalfalık eseri olan Süleymaniye Camisi’ne geçtik. Yapımından günümüze dek İstanbul’da yüzü aşkın deprem gerçekleşmesine karşın, caminin duvarlarında en ufak bir çatlak oluşmamıştı. Bu bilgi o zamanın teknolojisine aykırıydı.

Buradan hayranlık içerisinde ayrılarak Mimar Sinan türbesine ardından da dualar ve hüzün içerisinde Eminönü meydanına doğru yürüdük. Orada toplu fotoğraf çektikten sonra yazar Orhan Tutar hocamızın ziyaretine gittik. Kısa bir sohbetin ardından hocamızın hediyeleri ile dinlenmek üzere eve geçtik.

Ertesi gün yorgunluğu atmıştık. Kahvaltının ardından gezimize Eyüp Sultan Camisi ile başladık. Avlusu çok geniş olan bu camiden ayrıldıktan sonra Pierre Loti tepesine çıktık. Buradan büyük üstat Necip Fazıl’a dualar ettikten sonra tepede Haliç’e karşı güzel bir çay ve keyifli bir muhabbetin ardından teleferikle aşağı indik.

Daha sonra Miniatürk’e geçtik. Maket de olsa bu dünya turunun ardından Panorama 1453 Tarih Müzesi olarak bilinen İstanbul-Topkapı’da bulunan ve Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethedişinin, bir odada top sesleri, Mehter Takımı’nın ve Osmanlı atlarının kişnemesinin efekt olarak verildiği panaromik bir müzeyi gezdik. Sonrasında Hüseyin ÖZHAZAR hocanın vereceği sohbeti dinlemek üzere AKDAV’a geldik. İslam dünyasının önemli sorunlarının anlatıldığı bu sohbetten sonra Seyid Ömer-İbrahim ÖZHAZAR, Eren ÖZKARADENİZ ve Hakan YAKUT ağabeylerimizle Mimar Sinan Kafe’de sohbet, çay ve deniz manzarası eşliğinde bir günün daha sonuna gelmiştik.

Bir sonraki gün Osmanlı son dönem şehzade ve padişahların türbelerini ziyaret ederek İstanbul’un en büyük camisi olan Sultan Ahmet Camisi’ne doğru yola koyulduk. İlginç bir hikayesi olan; bu caminin minarelerinin sayısı ortaya çıkınca sultan küstahlıkla suçlanmıştır çünkü o zamanlarda, Mekke’deki Kâbe’de de 6 minare bulunmaktadır. Sultan bu problemi Mekke’de olan (Mescidi Haram) camiye yedinci minareyi yaptırarak çözer.

Buradan Osmanlı İmparatorluğunun yönetildiği Topkapı Sarayı’na geçtik. Burada Çin sergisi, savaş aletleri ve Kaşıkçı elması herkesin dikkatini çekmişti. Buradan Hanifi TOSUN hocanın sohbeti ve kendi yazdığı kitapları bize hediye etmesinin ardından kaldığımız eve geri döndük.

8 Şubat 2013 Cuma günü biraz geç başlamıştık güne. Cuma namazını kılmak üzere AKABE vakfına geçtik. Mustafa İSLAMOĞLU hocanın yaptığı hutbe konuşması herkesi büyülemişti. Buradan Prof. Dr. Fuat SEZGİN’in yaptırmış olduğu İslam Bilim ve Teknoloji müzesini, bizleri gezdirmesi için Ali KARAKUŞ’ un yanına gittik müzeyi bize gezdirmesinin ardından AKDAV’a geri döndük. Bize gezi boyunca yanımızda olan ve bizi misafir edip ağırlayan maddi manevi yönden hiçbir şeyi esirgemeyen Sıddık KARADUMAN hocamızla sohbet ettik bize hayatını ve AKDAV yapılanmasını anlattıktan sonra kitap hediyeleriyle kaldığımız eve uğurladı.

Ve son gün gelmişti… Bu günü iyi değerlendirebilmek için yoğun bir program vardı. İlk durağımız Çamlıca Tepesi idi. Büyük Çamlıca tesisleri gerek doğal ve manzaralı bir konuma sahip olması gerekse hoş ve temiz havası yüzünden bizi etkilemişti. Gezimize kız kulesi ile devam ettik. Kız kulesinin dinlemeye değer bir hikayesi vardı.

Daha sonra Hz. Yuşa peygamberin kabrini ziyaret ederek öğle namazını eda ettik. Buradan hayranlıkla ayrılarak Eminönü meydanında balık ekmek ziyafetine münhasır olduk. Buradan son sohbetini dinlemek üzere ANESİAD başkanı Ali KILAVUZ hocamızla AKDAV‘da buluştuk. Tavsiyelerini dinledikten sonra sıra vedalaşmaya geldi. Doğrusunu söylemek gerekirse veda sırasında hepimiz duygulanmıştık ve geri dönüş yoluna koyulduk.

 

TEŞEKKÜR

Bizi bu gezi esnasın da yalnız bırakmayan hocalarımıza, ağabeylerimize en içten dileklerimizle teşekkürü bir borç biliriz.

HAZIRLAYANLAR

İskender GEÇİT-Murat ÇOBAN-Hamza DENİZER

(BİLSAM Genç Akademi Lise Grubu)