‘Bilge Kral’ değil, ‘bilge Müslüman Aliya’nın dünyasından – (Selahaddin Eş)

0
106

Bosna,sadece Srebrenitsa ve sadece 1992-95 arasında yaşanan trajedi değil.. Onlar, 1947’lerden o ölüm-kalım savaşına uzanan yarım asırlık bir çetin mücadelenin bir merhalesi..

Önce bir hatırlatma:Aliya İzzet Begoviç merhûm için başkaları ‘bilge kral’ yakıştırması yaptılar, çoğumuz da bunu matah bir şeymiş gibi tekrarlıyoruz. O, kral da değildi, bilge kral da. O bir ‘bilge müslüman’dı..

***

Medenî (!?) Batı dünyasının görmezlikten geldiği ve sırf Müslüman oldukları için katledilenlerin sayısının 250 bine vardığı’ Bosna Faciası’nın en sembol facialarından ve 11 Temmuz 1995 günü yaşanan ‘Srebrenitsa Katliâmı’nın 22. yıldönümü dolayısiyle yapılan tören ve konuşmaları ekranlardan izlemeye çalıştım.

Üzerinden yıllar geçtikçe, Srebrenitsa Katliâmı’nın unutulmaya yüz tuttuğu yakınmalar da dillendirilmeye başlanmıştı.

Tabiatiyle, Bosna Faciası’nın sadece Srebrenitsa’yla anılmak istenmesi doğru değil.. Bosna Faciası bir bütün olarak anılmalı ve o korkunç cinayetlere yıllarca nasıl gözyumduğu, Batı dünyasının suratına devamlı çarpılmalıdır.

***

Unutmayalım ki, Fransa Başkanı F. Mitterand, o zaman, ‘Avrupa’nın ortasında bir İslam Cumhuriyeti’nin zuhûruna asla izin veremeyiz. Ben Elysee Sarayı’nda olduğum müddetçe, sırbların üzerine bir tek fransız mermisi bile sıkılmayacaktır’diyordu, sıkılmadan..

BM. Güvenlik Konseyi’nce ‘Uluslararası Güvenli Bölge’ ilan edilen Srebrenitsa’da da, binlerce Müslüman, -artık güvenli bölgede oldukları gerekçesiyle- silahtan arındırılıp, sırp kaatil sürülerinin insafına bırakıldığında; Hollandalı komutan da, ‘Müslümanları kurtarmak için bir damla Hollandalı kanının bile akmasına râzı olamam’ diyor ve o gün, orada 8 bin küsur sivil ve silahsız insan, en alçakça ve vahşice bir katliâmın pençesine terk ediliyordu.

***

Aradan yıllar geçti. Bosna Faciası, düşmanlık duygularının gelecek nesillere aktarılmaması için, BM Yüksek Komiseri’nin dayatmasıyla tarih kitaplarına konulmadı.

Ama başkalarına uygulanan soykırımlar veya soykırım iddiaları üzerine diplomasi bile oluşturulmaya devam edilir.

***

Geçen gün, İnkılap Yayınları’nın hâdimi Hasan Güneş’le birlikte ve Bosna Mes’elesi’nin cansiperâne takipçilerinden ve eski milletvekili Hüseyin Kansu‘nun bürosuna uğradık, sohbet ettik. Hüseyin Bey, merhûm Ali İzzet Begoviç’in de içinde yetiştiği ‘Genç Müslümanlar’ hareketiyle ilgili ve o mücadelenin seçkin simâlarından merhûm Ömer Behmen tarafından yazılmış bir kitap verdi. Okunmalı..

***

Bosna,sadece Srebrenitsa ve sadece 1992-95 arasında yaşanan trajedi değil.. Onlar, 1947’lerden o ölüm-kalım savaşına uzanan yarım asırlık bir çetin mücadelenin bir merhalesi..

O kitaptan bir sahne.. Genç Müslümanlar tutuklanıyorlar. ‘Büyük önder  Tito’ya bağlılık marşları ve yeminleri’ zorla söyletiliyor. Aliya, en başta, elleri ve gözleri bağlı olarak günlerce ayakta tutulmalar ve korkunç işkenceler. Ve yıllarca hapis ve zindanlar, idâmlar, ölümler.. Yine de, -birkaç kişi hariç– çözülen, sır veren kimse yok..

***

MerhûmAliya, ‘Ben bu kadarını kurtarabildim Bosna’nın.. Gelecek nesiller de daha fazlasını kurtarsın..’ diye ağlayarak imzalamıştı USA dayatması Dayton Andlaşması’nı..

Bosna’nın bütün şehidlerini rahmetle ve mazlum ve kahramanlarını da saygıyla anarak..

Star Gazetesi

———————————-

Selahaddin Eş

 

DİĞER KÖŞE YAZILARI