Bedelli: Bu son olsun – (Sedat Laçiner)

0
78

Yani bunları askere alsanız ne olur, almasanız ne olur! Bir kere zihnen kendilerini çürüğe ayırmış durumdalar.

Eğitim, iş veya ailevi nedenlerle askerliğini erteleyenlerin sayısı 1,1 milyonu aşmış durumda. Başka bir ifadeyle şu an askerlik yapan 465.197 askerin neredeyse üç misli askerliğini çeşitli nedenlerle erteletmiş. Üstelik bunların yarıya yakınının da 30 yaş ve üzeri olduğu da biliniyor. Yani bunları askere alsanız ne olur, almasanız ne olur! Bir kere zihnen kendilerini çürüğe ayırmış durumdalar. Sonra, 30 yaşın üzerindeki askerden nasıl bir askerlik bekliyorsunuz? Diğer bir deyişle bu kişilerin askere alınması veya alınmamasının terörle mücadele de dâhil, hiçbir açıdan TSK’yı zaafa uğratmayacağı, tam aksine, Ordu’nun bu kişilerin askerlik yapmaması ile büyük bir yükten kurtulacağı söylenebilir…

İkinci olarak çoğu evini ve işini kurmuş, çoluğa çocuğa karışmış ‘asker kaçakları’nın her gün yıllardır bedelli ile yatıp kalktıklarını, ailelerini ve çevrelerini yaşadıkları belirsizlik ile sürekli olarak rahatsız ettiklerini de biliyoruz. Çünkü hepsi ‘bedelli’nin eninde sonunda çıkacağına inanıyordu ve askerliklerini bu ümit ile yıllarca ertelettiler.

Kısacası bedelli askerlik, tıpkı vergi affı gibi, devletin zaten ümidini kestiği bir ‘alacağından’, en azından parasını alarak vazgeçmesidir. Bu anlamda Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı bedelli ilk de değildir, son da olmayacaktır. Bedelli ilk olarak 1987’de 40 yaş ve üzeri için uygulandı. 1992’de 28, 1999’da 27 yaşından gün alanlar yararlanmıştı.

İddia ediyorum bu da son olmayacak, hatta bedelli askerlik tartışmalarını kısa süreliğine bile bitirmeyecektir. Çünkü bedelli askerlik bir çözüm değildir. Tam anlamıyla yukarı tükürseniz bıyık, aşağı tükürseniz sakal halidir. Vicdanları rahatsız eden bir yönü de vardır. “Biri bedelini canıyla, sağlığıyla öderken, diğerleri parasını bastırıp askerlikten kaçıyor” iddialar hep gündemde kalacaktır. Bu nedenle bu son olsun diyorum, bu son olsun!.. Ne vicdanları kanatalım, ne de insanları askerlikten kaçmak zorunda bırakalım.

Çare, profesyonel askerlik

Tek çözüm, profesyonel askerlik. Devlet askerliğe vatandaşın devlete olan borcu olarak bakmamalı. Tam tersine askerliği vatandaşlarından aldığı bir hizmet olarak görmeli ve karşılığını da maddi olarak ödemelidir. Bazılarının iddia ettiği gibi bunun adı paralı askerlik de değildir. Özellikle bazı ulusalcı/ergenekoncu çevreler profesyonel askerliğe geçilirse askerlerin milli hislerinin azalacağını, TSK’nın ‘millet ordusu’ özelliklerinin erozyona uğrayacağını iddia ediyorlar. Çok yanlış bir bakış açısı… Generallerimiz, albaylarımız veya yüzbaşılarımız yaptıkları hizmetin karşılığı olarak maaş almıyorlar mı? Maaş alınca onların milli hisleri azalmıyor da, sıra gariban er ve erbaşa gelince mi bu hisler azalıveriyor?

Özetle, bedelli denen bu illetten milleti ve devleti kurtarmak istiyorsak Avrupa’daki diğer devletler gibi profesyonel ve uzman orduya bir an önce geçmeliyiz. Ordu sayıca küçülmeli, hepsi yaptığı işin karşılığını almalıdır. Bedelliden gelecek kaynak bu iş için ilk sermaye yapılabilir.

Gayrimüslim Mehmetçikler

Son olarak askerlik üzerine, bahsetmeden geçemeyeceğim yeni bir kitap çıktı: Gayrimüslim Mehmetçikler. Dinleri farklı, fakat vatanları bir bu askerlerimizi bugüne kadar görmezden geldik. Rıfat N. Bali güzel bir iş çıkarmış ve meseleyi gayrimüslim askerlerimizin hatıralarıyla 384 sayfaya sığdırmış. Bedelli askerlik, vicdani ret gibi askerliğin çeşitli boyutlarının tartışıldığı şu günlerde mutlaka okunması gereken bir eser. Libra Yayınları’ndan. Hararetle tavsiye ederim…

Star

———————————-
Sedat Laçiner
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI