Avrupa ve ABD için sürekli kötü haber akışı – (Paul KRUGMAN)

0
95

ABD’de gücü ellerinde tutanlar mali kemer sıkmanın sadece bir seçenek değil, tek seçenek olduğuna inanmıştı. Buna itiraz edenler, ben ve Stiglitz gibiler, ciddi bir tartışmanın parçası olamadık.

ABD’de gücü ellerinde tutanlar mali kemer sıkmanın sadece bir seçenek değil, tek seçenek olduğuna inanmıştı. Buna itiraz edenler, ben ve Stiglitz gibiler,  ciddi bir tartışmanın parçası olamadık.  

ABD’de istihdam büyümemiz sıfır, işsizlik hâlâ burun kanatacak seviyelerde, güncel bir hükümet raporuna göre. Bu arada, 10 yıllık tahvillerdeki faiz oranı yüzde 2.04’e düştü ve bu enflasyon korumalı menkul değerler için olumsuz. Bir buçuk yıl önceden istihdamdan açığa döndüğümüz için memnun olmadınız mı? Aynı anda, suyun öbür tarafında, “Tasarruf Avrupa’nın İyileşmesinin Canına mı Okuyor?” diye soruyor Washington Post.

Uluslararası ekonomi yazan kadrolu bir yazar, Howard Schneider, 1 Eylül’de şöyle yazdı: “Avrupa devletlerinin bir yıllık atak bütçe kesintilerinin ardından, kıtadaki bir ekonomik yavaşlama Madrid’den Frankfurt’a kadar politika yapıcıları rahatsız edici bir soruyla karşı karşıya bırakıyor: Yanlış sorunla mı uğraşıyorlardı?”

Öyle mi dersin?

Kısa vadeli açıkları takıntı haline getirmenin çok kötü bir yanlış olduğu; tasarrufun iyileşme umutlarını ortadan kaldıracağı konusunda hiçbir saygın ekonomistin uyarıda bulunmaması ne kötü. Yo, durun.

Kötü olan, bunlar hakkında -alışılmışın dışında bir doktrine falan bağlı kalarak değil, temel ders kitabı makroekonomisine dayanarak- uyarılar yapan bizlerin yeterince tartışılmaktan daha çok sadece görmezden gelinmemiz. Bir şekilde, gücü ellerinde tutanlar mali kemer sıkmanın sadece bir seçenek değil, tek seçenek olduğuna inanmıştı ve buna itiraz eden hiç kimsenin -ben ya da anlaması kolay birkaç referans mektubuna sahip ekonomist arkadaşım Joe Stiglitz gibileri bile- ciddi bir tartışmanın parçası olamadı.

Bunun neden olduğu konusunda fikirlerimi tam düzenlemedim. Ama nedenleri ne olursa olsun, gerçek sorunlar iltihap toplarken hayaletlerle dövüşen politika yapıcıların yıkıcı deliliklerinin hasadını şimdi kaldırıyoruz.

İstisna İzlanda

İzlanda artık bir Uluslararası Para Fonu programında yok. Yeni bir raporda, IMF ülkenin fon tarafından desteklenen programının başarılı olduğunu söyledi: “Programın temel amaçlarına ulaşıldı: faiz oranı stabilize oldu, İzlanda’nın kamu maliyesi sürdürülebilir bir yola girdi ve mali sektörü yeniden yapılandırma için önemli bir ilerleme kaydedildi. Politikanın uygulaması etkileyiciydi, yetkililere kaydadeğer bir itibar getirdi.” Hakikaten. İzlanda’da işsizlik hâlâ yüksek ve tamamen iyileşmeye daha çok yol var, ama artık krizde değil. Uluslararası sermaye piyasalarının girişine yeniden kavuştu ve bütün bunları toplumu olumsuz etkilenmeden yaptı. Ve bütün bunları, epey aykırı politikalarla yaptı -borçları reddederek, sermaye kontrolüyle ve parayı devalüe ederek. Altın standardının tam tersine en yakın şeyi uyguladılar. Ve işe yaradı.

ARKA PLAN:  TASARRUF

Endişe verici sayılar

 Sıkı tasarruf ve enflasyon karşıtı önlemler yıllarının ardından Avrupa çapındaki bir ekonomik yavaşlama, kimi politika yapıcıları ekonomileri teşvik etmek yerine ülke borcunu azaltmaya odaklanmalarını yeniden gözden geçirmeye zorluyor.

Güncel istatistikler Avrupa ekonomisinin Nisan’la Temmuz arasında sadece yüzde 0.2 büyüdüğünü gösteriyor, ki bu da kimi analizcilerin ve yorumcuların Avrupa’nın yeni bir durgunluğa doğru sendelediği yorumunu ortaya atmalarına neden oldu. Washington Post’un kadrolu yazarlarından Howard Schneider, şöyle yazdı: “Böylesi bir gerileme, devlet gelirlerini bastırarak ve kamu hizmetleri için talebi artırarak, İspanya ve İtalya gibi çabalayan ülkeleri … tasarruf tedbirlerinin başarmayı amaçladığı işte o açık azaltma hedeflerini ıskalama riskiyle baş başa bırakabilir.”

Uluslararası Para Fonu başkanı Christine Lagarde, Financial Times’ın görüş sayfasına yazdığı yazıda, borcun azalması gerekliyken, Avrupa devletlerinin önce kısa vadeli büyümeyi desteklemesi gerektiğini öne sürdü. “Kriz 2008’in sonlarında ortaya çıktığında, küresel politika yapıcılar ortak amaç için harekete geçmek üzere bir araya geldiler. Onların çabaları, bizi ikinci bir Büyük Bunalım’dan kurtardı” diye yazdı Lagarde. “Bunu yeniden alevlendirmenin vakti geldi, sadece çift dipli durgunluktan kaçınmak için değil, aynı zamanda dünyayı sağlam, sürekli ve dengeli bir büyüme yoluna sokmak için de.”

Hâlâ, Avrupa devletleri tasarrufa sarılmaya devam ediyor. 31 Ağustos’ta Portekiz, kamu harcamalarında büyük kesintiler yapmayı gerektirecek, bütçe açığını beş yılda neredeyse sıfırlamak için yaptığı hırslı planları açıkladı.

O sırada ABD’de devletin son verileri Ağustos’ta özel sektörde hiç istihdam büyümesi olmadığını ortaya çıkardı. İşsizlik oranı da değişmeden yüzde 9.1 olarak kaldı. 

Bir afetin ardından felaket  getirecek öneriler

Irene kasırgasının ardından Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Cantor, afet yardımındaki her harcama artışının mevcut harcama kesintileriyle karşılanması şeklinde bir prensip ileri sürdü. Böyle bir prensip yok.

Steve Landsburg, yazar ve Rochester Üniversitesi ekonomi profesörü, Irene kasırgasının ardından ABD’deki acil durum yardımının başka bir yerdeki harcama kesintileriyle denkleştirilmesini öneren Virginia’dan Cumhuriyetçi bir kongre üyesi ve Temsilciler Meclisi çoğunluk lideri Eric Cantor’u eleştirmemi eleştirmiş. Ama bence
asıl meseleyi kaçırmış.

31 Ağustos’ta Landsburg bloguna şöyle yazmış: “Krugman bunun aptalca olduğunu düşünüyor ve iddiasını da standart Rikardocu kamu maliyesi teorisine başvurarak ispatlıyor. …bir bedel üstlenmek gerekirse, bu bedeli mümkün olduğunca çok etkinliğe yaymak en iyisidir.”

Devam ediyor: “Krugman dikkatsizce savının önemli bir ayrıntısını söylemeyi atlamış, onun yerine boşluğu ben doldurayım: Rikardocu sonuç havadan gelmez; belli öncüllerin mantıksal sonucudur, bunlar arasında temel olan da ideal bir politika rejimiyle başlamanızdır.”

Landsburg, doğru biçimde, harcama artışının her yerde ve her zaman biraz acıyla -yani birçok şeydeki daha yüksek mevcutlar ve gelecekteki vergiler ve daha düşük mevcutlar ve gelecekteki harcamalar- denkleştirilmesi gerektiği şeklindeki tezin, hükümetin doğru şeyi yapacağı bir konumda olduğu varsayımından yola çıktığına işaret ediyor.

Hükümetin önceliklerinin hep yanlış olduğunu düşünürseniz, o zaman teori ne olması gerektiği konusunda size pek bir şey söylemez.

Ama durun: Burada, afet yardımındaki her harcama artışının mevcut harcama kesintileriyle karşılanması şeklinde bir prensip olduğunu iddia eden Eric Cantor. Ben bu iddiayı eleştiriyorum; böyle bir prensip yok. Bu konuda net olmam gerek.

Landsburg’un gitmemesi gereken yere gittiği konuysa, Cantor’un önerisini, başka bir tarafta işleri yoluna koyamazsa birilerini güzellikten mahrum etmekle kıyaslaması -ev işlerini yapmazsa mezuniyet balosuna gitmesine izin verilmeyen genç örneğini veriyor. Burada yaşananlar için bu hakikaten iyi bir benzetme mi?

Hatırlayın, Cantor ‘devlet’ diye bir şeyi, yapmak istediğini yapma hakkından mahrum etmiyor. Kasırganın kötü vurduğu insanları afet yardımından mahrum ediyor. Yani, kendisinin daha küçük devlet amacı için dertli Amerikalılar’ı rehin tutuyor.

Bütün bu harcama kesintilerini  denkleştirme meselesi de -kendi icadı olan saçma prensibi- buradaki şantajın acımasızlığını bulanıklaştırmak için.

Bu gerçekten savunmak isteyeceğiniz bir taktik mi?

ARKA PLAN:  AFET

Fırtınalı ekonomi

Cumhuriyetçi Eric Cantor, Virginia’dan bir Cumhuriyetçi ve Temsilciler Meclisi’nin çoğunluk lideri, yakınlarda verdiği bir röportajda Ağustos’un sonunda doğu kıyısındaki birkaç eyalete yayılan, en az 44 ölüme sebep olan Irene kasırgası kurbanlarına verilen federal afet yardımının bütçe kesintileriyle denkleştirilmesi gerektiğini söyleyince siyasi bir fırtına çıkardı. Hasar tahminleri milyarlarca dolar olarak yapılıyor.

Bir bütçe kesintisi devrinde, Amerikalılar federal hükümetin afet yardımı politikasının değişmesi gerekip gerekmediğini tartışıyor. “Evet, parayı bulacağız” dedi Cantor 25 Ağustos’ta Fox News’da. “Böyle yapmaya devam etmek için sadece başka bir yerde birikimler olduğundan emin olmamız gerekecek.”

Demokrat Parti Virginia teşkilatı Cantor’un açıklamalarının bir kongre üyesi olmak için ‘uygunsuz’ biri olduğunu ispat ettiğini söyleyerek karşılık verdi. David Mills, Demokrat Parti’nin o eyaletteki yetkili yöneticisi, dedi ki, “Irene’in hafta sonu boyunca yarattığı cam ve mal kaybının üstesinden gelmek için… Virginialılar’a yardım etmek için elinden geleni yapacağına, Cantor Fox News turları atıp bütçeyi doğramasına izin verilmezse federal yardımı rehin tutacağını anlatıp duruyor.”

Cantor’un yardımcıları yerinde bütçe kesintileri geçene kadar kongre üyesinin federal yardımı alıkoymak gibi bir niyeti olmadığını açıkladı. “İnsanlar denkleştirme fikrini eleştirmek istiyorlarsa, bu bir politika savıdır, meşrudur ve tartışmaya değerdir” Cantor’un sözcüsü Brad Dayspring, 2 Eylül’de Slate dergisi muhabirine böyle dedi. “Ama bu ‘fonu rehin tutmak’ ve acil fonu engellemek suçlamaları, tamamen saçma olmanın da ötesinde.”

Beyaz Saray yetkilileri kasırga kurbanlarına yapılacak yardımın vergi mükelleflerine 1.5 milyar dolara mal olmasını beklediklerini söyledi.

Star

———————————-
Paul KRUGMAN
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI