Arap dünyasında demokrasi, derin devlet ve ahbap çavuş kapitalizmi – (İbrahim Kalın)

0
163

İkinci temel sorun, devlet ile iş dünyası elitleri arasında özel bağlantılar kurarak, ekonomik ve politik eşitsizlik kaynağı haline gelen ahbap çavuş kapitalizmidir. Hükümet, faiz odaklı işadamlarına özel vergi indirimleri gibi yasal ve yasadışı ayrıcalıklar,

Arap dünyası ve İslam aleminde demokrasinin önündeki en büyük engel nedir? Bunun Arap ve İslam kültürü olduğunu söyleyenlerin yanıldığı kanıtlandı.

İslami ve liberal özelliklere sahip popüler siyasi hareketler, 2011 yılında gerçekleşen Arap devrimlerinin arkasındaki itici güç oldular. İslam ile demokrasinin birbiri ile uyumsuz olduğunu iddia eden ve bazı İslami çevreler tarafından da desteklenen oryantalist görüş, tüm geçerliliğini kaybetti. Zira Müslümanların çoğu demokrasi benimsiyor ancak ahbap çavuş kapitalizmi ve mütecaviz laikliğe karşılar. İslami partilerin, Tunus, Libya, Mısır, Fas ve diğer Arap ülkelerinde iktidara gelmesi demokratikleşme sürecinin hızlandırılmasını sağladı. Kısacası, Arap dünyasındaki siyasi arenanın özgürleşmesi ve çeşitli görüşlerin ortaya çıkmasının sağlanması, İslami ve liberal siyasi güçlerin yükselişi ile birlikte olacaktır.

Fakat içeride iki büyük problemle karşı karşıyalar; Derin devlet ve ahbap çavuş kapitalizmi. Derin devlet, bir ülkede hukukun üstünlüğünü, bazı birimler ve ayrıcalık sahipleri gruplar tarafından çökertmeye çalışan iktidarın gizli katmanlarını gösterir. Türk derin devlet örneğinde gördüğümüz gibi, bu siyaset, güvenlik, istihbarat, ekonomi ve dış politika gibi alanlarda geniş bir aralığı kapsar. Arap dünyasının temel sorunu, eskiden kalan iktidar yapıları ve devlet aygıtının demokrasiye geçişi güçleştirmesidir. Şeffaflık ve hukukun üstünlüğü ilkeleri, otoriter idareden yana olan “Arap derin devleti” tarafından yıkılmıştır. Asker, siyasi elitler ve işadamları arasındaki geleneksel ittifak, modern Arap dünyasında hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi girişimlerine zarar vermiştir. Batılı hükümetler, ekonomik çıkar ve güvenlik adına bu sistemi desteklemişlerdir. Arap Devrimleri, işte bu ilişkileri ortaya çıkararak, bunların artık daha fazla savunulur bir yanlarının olmadığını gözler önüne serdi.

İkinci temel sorun, devlet ile iş dünyası elitleri arasında özel bağlantılar kurarak, ekonomik ve politik eşitsizlik kaynağı haline gelen ahbap çavuş kapitalizmidir. Hükümet, faiz odaklı işadamlarına özel vergi indirimleri gibi yasal ve yasadışı ayrıcalıklar, hükümet antlaşmaları ve başka teşvikler vererek, bir kayırmacılık kültürü oluşturur ve kendi “oyuncularını” yaratır. Kazançlı devlet sözleşmeleri ile mutlu ahbap çavuş kapitalistleri, kendi ekonomik etki alanlarını oluştururlar ve politikacıları satın alırlar. Bizler, böylece bir kısırdöngü içine girmiş oluruz.

Bu durum başka bir sorun ile birleştiğinde, küresel “Darwinci kapitalizm” halini alır. Kastettiğim kalkınma için oluşturulan ulusal programların altını oyan, vesayete dayalı problemli ilişkiler meydana getiren saldırgan kapitalizmin başka bir türüdür. Hüsnü Mübarek dönemindeki Mısır’ın durumu buydu. 2 milyar dolar Amerikan yardımının Mısır ekonomisinin iyileştirilmesi için kullanılmadığı, diktatörü ayakta tutmak için ülkeye yatırımın çekildiği ya da istihdam yaratıldığı, politikacıların satın alındığı ve İsrail’in bölgedeki statükosunun devamının sağlanmasına hizmet eden bir ülke…

Derin devlet ve ahbap çavuş kapitalizmi, diğer sosyal ve ekonomik sorunlar ile birleştiğinde asimetrik güç ilişkileri oluşturur, devlete yetki vererek Arap halklarını seçme hakkından mahrum eder. İslamcıların, Mısır ve başka yerlerde demokratikleşmesi önünde engel teşkil eden sistem işte budur. Dönüştürücü bir süreç olan siyaset, Arap dünyasında yeni şekil almaya başlıyor, insanlara toplumlarını sivil toplum örgütlerine katılarak, demokratik yollardan değiştirebilecekleri yönünde umut veriyor.

Siyasi kurtuluş, tüm vatandaşlar için özgür bir kamu alanı yaratmak ve devletin sivil denetim altına alınması içindir. Ancak derin devlet yapılanmaları, ahbap çavuş kapitalizmi, otoriter iktidar ilişkileri, onlarca yıl süren yolsuzluklar düşünüldüğünde bu kolay bir hedef değildir.

2011 yılında yaşanan Arap devrimlerinin başarısı, eski iktidar yapılarının çökertilmesine bağlıdır, derin devlet otoriterizmi geride bırakıldığında, ahbap çavuş kapitalizminin de sonu gelecektir.

İslamcı veyahut değil… Yeni gelişmekte olan Arap dünyasında hangi grup iktidara gelirse gelsin, gerçek devrimin, derin devletin perde önündeki kuklası olan önemsiz bir diktatörü devirmek değil, eski rejimin üstesinden gelmekle olacağını kendilerine hatırlatması lazım.

*Çevirenin notu: Ahbap çavuş kapitalizmi – “Crony capitalism” tabiri, iş dünyası ve siyasi sınıfların sıkı fıkı ilişkilerini ifade etmek için kullanılır.

**Haber10 için Today’s Zaman’daki İngilizce aslından tercüme eden Peren Birsaygılı Mut

———————————-
İbrahim Kalın
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI