AÖB Uluslararası Öğrenci Buluşması II. Gün Etkinlikleri

0
272

AÖB Uluslararası Öğrenci Buluşması’nda konuşan Turgay Aldemir: “Batı’nın yönetim sistemleriyle insanlık hâlâ bölünmeye devam ediyor. Sınır, insanla insan arasına çekilen duvardır. Ümmet yaklaşımının sınırı yoktur. Orada değer vardır, orada adalet vardır. Orada kimse dilinden, dininden, ırkından, kültüründen dolayı ötekileştirilmez” dedi.

Anadolu Öğrenci Birliği Dış İlişkiler Birimi tarafından bu sene Bülbülzade Vakfı’nın ev sahipliğinde Gaziantep’te yapılan Yeryüzü Gençlik Uluslararası Öğrenci Buluşması’na ülkemizin 60 ilinde okuyan ve 40 ülkeden gelen 250 üniversite öğrencisi katıldı.

“Bizden Sonra Gelecekler için Gelme ve Öğrenme Yolları, Neyi Nasıl ve Neden Yapmalı? Derdimiz ve Neşemiz” başlıklı “Workshop Çalışmaları” ile sona eren ilk gün etkinliklerinin ardından, öğrenciler gece Bülbülzade Vakfı gönüllüleri tarafından evlerde misafir edildi.

Programın ikinci gün etkinlikleri 16 Aralık 2018 Pazar günü yapıldı. İkinci gün etkinliklerinde Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir tarafından “Medeniyet Tasavvurumuz ve Ümmet Bilinci” başlıklı bir hasbihal gerçekleştirildi. Alak Suresi’nin ilk ayetlerini okuyarak sunumuna başlayan Aldemir şunları dile getirdi:

İlim sadece kalem değildir

“İlim sadece kalem değildir, kitap değildir, defter değildir, akademik bilgi değildir. Sadece okumak da değildir. Onun için eskiler, ‘Kendin bilmektir’ derler. İlim; kendini bilmek, coğrafyayı bilmek, tarihi bilmek, arzın üstünde ve altında olanları bilmek, neyin üstünde yürüdüğümüzü ve nasıl bir gök kubbenin, galaksinin içerisinde yaşadığımızı bilmekten geçer. Bunların hepsine şahit olmayabiliriz. Ama Allah’ın bildirmesiyle, peygamberin bize ulaştırmasıyla oradan bize açılan kâinattaki kapılarla biz yeni yollar, yönler ediniriz. Onun için insan bir başkasının ve diğer insanların istişaresine, yol göstericiliğine, dostluğuna, arkadaşlığına her daim ihtiyaç hisseder. Bundan dolayı ulusların, toplulukların, kabilelerin, aşiretlerin git gide içine çökerek bencil bir insana dönüştüğü bu çağda rengârenk 40’ı aşkın ülkeden siz kardeşlerimizle bir arada olmak çok anlamlıdır.

Burada Yemenli bir kardeşlerimiz var. Yemen bizde büyük bir umut ve sonrasında büyük bir acıdır. Yemen insanlığın atasıdır. Yemen son günlerde yeniden içimize bir acı olarak yüreğimizi dağlamaktadır. Çocuklar açlıktan ölüyor, insanlık paramparça ve bu acıyı Yemen’e yaşatanlar kendini İslam coğrafyasının bir parçası sayan ama ümmeti değil kendi İslam anlayışını, siyasal iktidarlarına basamak yapan içimizden zulme yeltenenlerden başkası değildir. Onun için yeniden okumak, yeniden anlamak, diyoruz. Buraya Libya’daki parçalanmışlığımız konuşmak için geldik. Allah’ın çöl kumlarının içerisinde her şeyi var ettiği o toprakta bugün insanlar birbirini katlediyor. Bu elbette ki son günlerin hikâyesi değil. Mısır başka bir acı. Mısır medeniyetlerin kesiştiği yerken bugün Müslümanların darağaçlarına sıra sıra dizildiği bir coğrafyaya dönüştü.

Somali bulunduğu konum olarak, coğrafyadaki yer ve tarihteki misyon olarak ayrı bir değeri ve anlamı taşırken ne acıdır ki korsanlığın ve birçok gayri meşru işin ocağına dönüştürülmüş vaziyette. Diğer taraftan Irak her türlü güven ortamının kaybolduğu yere dönüştü. Bir dönem Bağdat’taki kütüphanelerin ilmin başkentine dönüştüğü, İslam medeniyet tasavvurunda medeniyet şehri diyebileceğimiz; her dilden, her kültürden, her dinden insanın güven içerisinde yaşadığı, kimsenin diline, dinine dokunulmadığı, kütüphanelerindeki kitapların sadece fihristlerinin yüzlerce cilt olduğu, 500 bin, 600 bin kitabın olduğu Irak, Bağdat bir dönem yakılan kütüphanelerinin mürekkepleriyle kirlenirken şimdi kanımızla sulanıyor. Ve oradan acı coğrafyaya yayılıyor.

Afganistan yeryüzünün güven dağlarını oluşturan Hindikuş Dağlarıyla insanlığa, medeniyetlere beşiklik ederken bugün modern çağın bize dayattıklarına karşı kurduğumuz ‘İslam Devletini’ yürütemediğimiz için sen-ben kavgasıyla bugün eroin tarlalarına dönüşmüş durumda. İmanın emanından öte Müslümanın birbirine korku saldığı ve coğrafyayı sömürmeye gelenlerinse bizi birbirimize kırdırdığı bir yere dönüşmüş. Arakan zaten sürgünün birbirine karıştığı yerdir. İnsanların birbirlerini parçalayarak evlerini, yurtlarını yakarak kendilerine bir yaşam alanı açmaya çalıştığı bir yer. Bunları çoğaltabiliriz. Bu acılar bizim başımıza niçin geldi? İslam coğrafyası neden bu halde? İnsanlığın, başı sıkışanların Müslümanlarıyla, Ermenisiyle, Süryanisiyle, Hıristiyanıyla kendi ülkelerinde zulme uğrayanların adalet için başvurduğu bu coğrafyalar bugün niçin bu halde? Hepimiz bunun cevabını aramak ve buna anlamlı bir yanıt vermek için bir arayış içerisindeyiz.

Sınır, insanla insan arasına çekilen duvardır!

Bizlerin yaşadığı son modern ulus devletlerle, batının yönetim sistemleriyle insanlık hâlâ bölünmeye devam ediyor. Hedefleri dünyada bine yakın devlet oluşturmak. Küçük küçük kabileler, aşiretler. Irak’ı, Suriye’yi, Libya’yı bölmek. Bizleri küçük mutlulukların içerisinde büyük tutsaklıklara mahkûm ediyorlar. Sınır, insanla insan arasına çekilen duvardır. Burada 40 ülkeden bahsediyoruz, kaç sınır aşarak geliyoruz. Bu sınırlar bizim aramıza çekilmiş duvarlar olarak birbirimizi ötekileştiriyor. Ümmet yaklaşımının sınırı yoktur. Orada değer vardır, orada adalet vardır, orada kimse dilinden, dininden, ırkından, kültüründen dolayı ötekileştirilmezdi.”

Sunumun ardından Anadolu Öğrenci Birliği Dış İlişkiler Birimi Başkanı Muhammet Fatih Eren tarafından Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir’e hediye takdimi yapıldı. Daha sonra salondakilerle toplu fotoğraf çekildi. Öğrenci Buluşması’na katılan tüm öğrencilere Anadolu Öğrenci Birliği tarafından Buluşma’nın anısına hediye takdimi yapıldı.

“Yeryüzü Gençlik” Uluslararası Öğrenci Buluşması Gaziantep şehir gezisinin ardından sona erdi.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.