AÖB Öğrenci Meclisi Toplantısı İstanbul’da Yapıldı

0
334

Anadolu Öğrenci Birliği Üniversite Başkanları 02-03 Şubat 2019 tarihleri arasında İstanbul’da bir araya geldi.

Anadolu Öğrenci Birliği Üniversite Başkanları, Öğrenci Meclisi Toplantısı kapsamında 02-03 Şubat 2019 tarihleri arasında İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde bir araya geldi.

Toplantı, İstanbul Teknik Üniversitesi başkanı Feyzi Güneş’in okumuş olduğu Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Daha sonra AÖB Teşkilat başkanı Melih Ay bir selamlama konuşması yaptı. Öğrenci Meclisi toplantısının önemine değinen Ay şunları dile getirdi:

“Kıymetli üniversite başkanlarım, saygıdeğer hocalarım! Öğrenci Meclisi istişare toplantımıza hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Türkiye’nin, Anadolu’nun dört bir tarafından muhtelif üniversitelerden toplantımıza teşrif ettiniz, uzun yollardan geldiniz. Şu an bu salonda oluşunuz; dünyadaki, Ortadoğu’daki, İslam coğrafyasındaki bu büyük değişim ve dönüşüm hareketinde benim de söyleyecek bir sözüm var, benim de bir rolüm var, yerim var dediğinizin kanıtı olsa gerek.

Kıymetli arkadaşlar! Nuri Pakdil, “Çağ, ancak bilinçle sorumluluk yüklenenlerin yüzüne güler’’ der. Çağa iz bırakmak ancak elimizi taşın altına koymakla mümkün olur. Şunu da unutmamak gerekir ki, ancak donanımlı insan sorumluluklarının farkında olabilir. Kendini geliştirmeyen, küresel çapta meydana gelen gelişmeleri tahlil edebilecek bir donanımı olmayan insanlar sorumluluklarının farkına varamazlar.

Değerli arkadaşlar, sorumlulukları yeniden hatırlatacak öncüler olmak adına, sanattan spora, dini ilimlerden fenni ilimlere, felsefeden mimariye kadar her alanda kendimizi geliştirmek zorundayız. Aksi halde bizleri tarih bilincimizden, İslam şuurumuzdan, itikadımızdan uzaklaştıran her türlü sistemin içerisinde kaybolur gideriz. Belki de son dönem de yaşadığımız fikri bunalımların temel sebebi de bunun altında yatıyor olsa gerek.

Geleceğe dair planlar yapmak için şu an bu salondayız. Eğer geleceğe dair planlar yapmak istiyorsak kendimizi geliştirmeli, alanımız ne olursa olsun o alanın en iyisi olmak zorundayız. Diğer alanlar hakkında da yorum yapabilecek kadar bilgi sahibi olmalıyız ki planlarımızın bir karşılığı, bir gerçekliliği, bir tutarlılığı olsun. En önemlisi de birlikte iş yapabilme, istişare yapabilme, dinleyebilme kültürümüzü de oturtturmamız ve benimsememiz gerekiyor.

Benim sizlerden bir ricam olacak. 2 günlük toplantıda söz hakkı almadan, fikir beyanında bulunmadan ayrılan arkadaşımız olmasın istiyorum. Bu bir istişare toplantısı… Sizlerin fikirleri ve önerileri bizler için çok önemli, çok kıymetli.

Tekrar toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Geçirdiğimiz dönemin muhasebesini ve gelecek dönemin planlamasını, değerlendirmesini yapabileceğimiz iki günlük bir toplantı süreci geçirmemiz temenni içerisindeyim. Bu duygu ve düşüncelerle tekrardan hoş geldiniz diyorum. Memleketlerinizden hayırla, umutla geldiniz. Hayırla, umutla dönün inşallah.

Muhteşem Hikâyeler İki Şekilde Başlar

Teşkilat başkanı Melih Ay’ın konuşmasının ardından Öğrenci Meclisi açılış konuşmasını yapmak üzere AÖB Genel Başkanı Mesut Çaça kürsüye geldi. Verilen görevlerin bir emanet olduğunun altını çizerek sözlerine başlayan Çaça özetle şunları dile getirdi:

“Kıymetli Dostlar! Tolstoy’a göre tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: “Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” Sizler şehre gelen o yabancılarsınız. Hani Yasin Suresi 21-23. ayetlerde Yüce Rahmanın buyurduğu gibi: “Şehrin en uzak kesiminden bir adam koşarak geldi ve ‘Ey kavmim! Gönderilen bu elçilere uyun; uyun sizden ücret istemeyenlere. Bunlar doğru yol üzerinde bulunuyorlardır. Hem beni yoktan yaratıp varlık alanına getiren Allah’a ne diye tapmayayım? Hepiniz ancak O’na döndürüleceksiniz.’

İşte sizler o muhteşem hikâyenin habercilerisiniz. Önünüzdeki beyaz kâğıtlar size sunulan hayat yolculuğunuz, elinizdeki kaleminiz kaderiniz, aklınızdaki tüm hayaller, beklentiler ve özlemler de imkanınızdır. Şimdi yazarsanız yarın gerçekleştirirsiniz.

Benlik kutsalımız kendimizi bize uzaklaştırıyor. Birey olamıyoruz. Bugünkü kaosun ve karmaşanın asıl sebebi bu biliyor musunuz? Toplumlar tümden gelimden tüme varıma bir şekilde hayat bulurlar. Lakin şu an toplum olamıyoruz. Çünkü insanlık zincirinin ilk halkası olan bireyleri bulamıyoruz.

Toplum olmanın temeli birlik değil, çokluktur, farklılıktır, benzerlik kadar benzemezliktir. Çünkü düşünmeyi devindiren ilke özdeşlik değil, ayrımdır. Yurttaşın görevi kendine benzemeyeni sevmek değil, ona saygı duymaktır. Sevmek için yurttaşlığa gerek yok, insan olmak kâfidir.

Acılara rağmen sevincini, gerçeklere rağmen hayallerini, kötü deneyimlere karşı umudunu hep diri tut.

O halde her birimiz başladığımız noktaya geri dönmekle mükellefiz. Özümüzde yatan, bütün aidiyetlere garipseyerek bakan çocuğu uyandırarak… Arınarak olmasa da temizlenerek…

Fransız düşünür Montesquieu şöyle söyler; ‘Çünkü ben önce bir insanım, sonra bir Fransız’ım. Ben zorunlu olarak insan doğdum ve tesadüfen Fransız oldum.’ Tesadüflülüğün hesaplılığı, kutsallığı ve pozitif ayrımcılığı olamaz. Yani Fransızlılığın, Türklüğün, Kürtlüğün ve dahi diğer ırkların üstünlüğü olamaz. Üstünlüğü olmayan hiçbir şey bize değer katamaz.

Kimliklerini kutsayanlar, benliklerini biz’in önüne geçirenler şimdi şöyle söylemeli ;

De ki: Sabahın Rabbine

Beni yoktan var edene,

Toprağa hayat verene,

Renklere ve dillere anlam verene sığınırım.”

Genel başkan Çaça’nın konuşmasının ardından oturumlara geçildi. Toplantının birinci oturumunda birinci dönem değerlendirmesi yapılarak tüm üniversite başkanlarının söz alması ve dönem değerlendirmesi yapması istendi. Yapılan değerlendirmeler not alınarak illerin durumu, kampüs çalışmaları, öğrenci toplulukları, eğitim çalışmaları ve dahi diğer çalışmalar not edildi.

Toplantının ikinci oturumunda ise ikinci dönem planlaması yapılarak Türkiye geneli yapılacak olan çalışmalar hakkında istişareler gerçekleştirildi. Daha sonra bilgilendirmeler yapıldı. İkinci dönem için ele alınan bazı kararlar ve başlıklar şöyle;

-Kampüs çalışmalarında ortak dil ve ortak projeler

-Bölge kamp değerlendirmeleri ve planlamaları

-Yeni Üniversite Başkanlarının belirlenmesi

-Kızılay ile ortak projeler ve çalışmalar

-İyilikder ile ortak projeler ve çalışmalar

-Uluslararası öğrenciler ve bilgilendirmeler

-Sportif faaliyetler ve doğa yürüyüşleri

-Bölgeler arası iletişim ve il ziyaretleri

Toplantıda Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, AÖB üniversite başkanlarına hitaben bir hasbihal gerçekleştirdi. Üniversite başkanlarına, üzerlerine düşen görev ve sorumlukları hatırlatan Turgay Aldemir şunları dile getirdi:

“Kıymetli arkadaşlar! Hhepiniz Türkiye’nin farklı yerlerinden İslam uygarlığının kadim bir şehrine ve bir imparatorluğun bakiyesi olan yere geldiniz. Konuşmama başlamadan önce sizlere bir şey anlatmak istiyorum. Ömrünü ilme adamış değerli Emin Saraç üstadı ziyaret ettik. Ramazan Hoca ve Mehmet Alpcan ile birlikte gittik. Ramazan Hocamız Emin Saraç Hocanın elini öpmeye çalıştı. Fakat Hocamız tebessüm ederek, ‘Sen yaşlısın öpme’ dedi. Beni görünce, ‘Sen gençsin, öpebilirsin’ diyerek tebessüm etti. Siz de galiba beni genç gördüğünüz için buraya konuşmaya çağırdınız.

Emin Saraç Hoca yıllardır Fatih Camii’nde ilim adına, hikmet adına, insanlık adına bir şeyler yapıyor. Ben de ilmin vermiş olduğu tevazuyu gördüm. Bu memlekette Emin Saraç gibi çok değerli fikir adamları, ilim adamları var. Umarım sizler de bu kıymetli üstatlardan faydalanırsınız. Emin Saraç Hocama sizlerden de bahsettim: ‘Yarın Türkiye’nin muhtelif yerlerinde üniversite çalışması yapan başkanlarımız bir araya gelecek’ dedim. O da: ‘Maşallah! Ne kadar da anlamlı çalışmalar yapıyorsunuz. Üniversite başkanlarına söyle bana bol bol dua etsinler. Ben de çalışmaları hayırlı ve bereketli olsun diye inşallah onlara dua ederim’ dedi.”

Aldemir konuşmalarında gençlerin zihnindeki şu sorulara da cevap vermeye çalıştı:

-Bir gençlik hareketi olarak biz gençlerin dünyadaki, İslam coğrafyasındaki, Türkiye’deki yeri, önemi ve rolü nedir?

-Hayata ne kadar temas ediyoruz?

-Geçmişten gelen değerlerimizi, birikimlerimizi, değişen ve dönüşen yeni çağa nasıl aktarıp nasıl uygulayabiliriz?

-Teşkilatlı çalışmanın gereği ve önemi nedir?

-Birlikte çalışırken nelere dikkat etmeliyiz?

-Dünyada ve yanı başımızda, sınırlarımızda meydana gelen olaylara, gelişmelere karşı gençler olarak üzerimize düşen sorumluluklar nelerdir?

Aldemir, önümüzdeki süreçte gençlerin akademi dünyasında yer almaları ve sivil toplum kuruluşlarının tecrübelerini buralara aktarmalarının öneminden de bahsederek hasbihalini sonlandırdı.

Dünyevileştikçe Duyarsızlaşıyoruz!

Teşkilat Başkanı Melih Ay, Öğrenci Meclisi Toplantısının ikinci gününde toplantı süreciyle ilgili kısa bir değerlendirme yaparak, hasbihallerini gerçekleştirmek üzere Anadolu Platformu İstişare Kurulu Üyesi Ramazan Kayan’ı kürsüye davet etti.

Ramazan Kayan öğrencilere yönelik yaptığı hasbihalde özetle şöyle konuştu:

İnsanoğlunun en güzel hususiyetlerinden biri de hassasiyet sahibi olmasıdır.

Güzel özellikleriyle insan özeldir. Bu, eşref-i mahlûk olma kıvamı, insani hususiyet ve hassasiyetler korunduğu müddetçe mümkündür. Yine insani haysiyet ve meziyetler bu zeminde neşvü nema bulur.

Haysiyet kaybı, meziyet körelmesinin temel nedeni insani ve İslami hassasiyetlerin yitimi ile başlar.

Peki, hassasiyet nedir?

Hassaslık, duyarlılık, ihtimamlılık, dikkatlilik.

En öncelikli ve önemli hassasiyet ise Rabbin sınırlarını aşmama hassasiyetidir. Allah’ın bizler için belirlediği kırmızı çizgileri ihlal etmeme ihtimamıdır.

Temiz kalmaya çalışmak… Fıtri savunma sistemimizi güçlendirme gayretidir.

Bu korunma refleksine Allah Rasulü (sav) şöyle işaret buyuruyor:

“Bir kul günaha girerim korkusuyla, yapılması sakıncalı olmayan bazı şeylerden bile uzak durmadıkça, muttakiler derecesine çıkamaz.’’ (Tirmizi-İbni Mace)

Kulluk kalitesinin güvencesi işte bu hassasiyettir.

Günahlara karşı tetikte olma hali. Kirlenmeme duyarlılığı. Yozlaşmama çabası. Haksızlığa karşı teyakkuz dirayeti.

İnsanın içinde olan ‘takva ve fücur’ potansiyelinin doğru kullanım ve kontrolü ince bir hassasiyet işidir.

Hassasiyetlerdeki ifsat ve tahribat insanı tanınmaz hale getiriyor.

Yaşadığımız süreçlerde İslami hassasiyetlerin nasıl hasar gördüğüne tanıklık ediyoruz.

Dünyevileştikçe duyarsızlaşıyoruz. Devran döndükçe duruşlar değişiyor. İktidar günlerinde duyarlılıklar azalıyor. Değişen statüler samimiyetleri sulandırıyor.

Evet, temel hassasiyetler de savrulma başlayınca insan kendisi olamıyor, kendisine yabancılaşıyor ve başkalaşmaya başlıyor. Adeta tanınmaz hale geliyor.

Konfor ve koltukla birlikte kokuşma artıyor.

Kapital arttıkça kirlilik daha çok kanıksanıyor.

Kariyer günlerinin kasveti daha bir büyüyor.

Tek derdi kâr ve kazanç olanlarda ne karakter ne de Allah korkusu kalıyor.

Terfi ettikçe, statü kazandıkça, başarıdan başarıya koştukça, köşeler dönüldükçe, popüler oldukça, sınıf atladıkça insanlık kalitesi düşüyor, kulluk zemini aşınıyor, kardeşlik iklimi kayboluyor.

Yüreklerdeki duyarsızlık, vicdanlardaki suskunluk, toplumdaki vurdumduymazlık neye işaret ediyor?

Hassasiyetler gidince hürmetler, haysiyetler de gidiyor. Mahremiyet algısı değişti. Facebook’ta özel hayat hassasiyeti gitti. Gizlilik ayarları bozuldu.

Haram-helal sınırları fululaştı. Helal arayışı yerini hırs ve ihtirasa bıraktı.

İç disiplin korunmayınca, iç dinamikler kuruyunca insanımız kendini koruyamıyor, dağıttıkça dağıtıyor.

Gençliklerinde ‘dava adamı’ olanlar, dünyalık muratlarına erdikten sonra nerede durduklarına bir bakmalı?

Ahlak hassasiyeti!.. Namus duyarlılığı!.. Tesettür ciddiyeti!.. Karşı cinsle sınırları koruma titizliği!.. Faizden korunma gayreti!.. Düğünler!.. Tüketim alışkanlıkları!.. Hangi birine işaret etsem, bilmem ki?

Hassasiyetler gidince hayatın hayrı ve huzuru da gidiyor. Hatalar ve haramlar normalleşiyor.

Unutmayalım ki, kullukta hassas olabilirsek Allah’ın has kullarından oluruz.

Takva ise hassasiyetin ta kendisidir.”

Ramazan Kayan konuşmasını tamamladıktan sonra yeni çıkan kitabını öğrenciler için imzaladı.

2 gün süren Anadolu Öğrenci Birliği Öğrenci Meclisi Toplantısı İstanbul şehir turu ile sona erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.