AÖB Öğrenci Meclisi Gaziantep’te Toplandı

0
101

Anadolu Öğrenci Birliği öğrenci meclisi genel istişare toplantısı 67 ilden 137 üniversite temsilcisinin katılımıyla 30-31 Ağustos tarihlerinde Bülbülzade Vakfı’nın ev sahipliğinde Gaziantep’te yapıldı.

Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapılan toplantıya; Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, Anadolu Öğrenci Birliği Başkanı Abdulvahit Yücel, Anadolu Öğrenci Birliği Teşkilattan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mesut Çaça ve 67 ilden 137 üniversite temsilcileri katıldı.

Öğrenci meclisi genel istişare toplantısında görüşülen gündem maddeleri;

-15 Temmuz darbe girişimi değerlendirmesi,

-Teşkilatlanma modeli ve öğrenci meclisi,

-Uluslararası öğrenci çalışmalarımız ve dış ilişkiler,

-Ders halkaları ve Endülüs Akademisi,

-Kampüs ve kulüp çalışmaları,

-Yurt ve ev sistemi,

-Kamplar,

15 Temmuz ruhunu ayakta tutmalı ve dalga dalga yaymalıyız

Programın açılış konuşmasını Anadolu Öğrenci Birliği Başkanı Abdulvahit Yücel yaptı. Yücel konuşmasında gerek İslam dünyasının gerekse ülkemizin dört bir taraftan sıkıştırıldığı bir dönemi yaşadıklarını vurgulayarak şunları dile getirdi:

“Bu dönemde sizlerin varlığı, iradesi, duruşu oldukça önemli. İslam dünyasına saldıran şer odakları, bu tür toplantılarda yeni bir dünyayı hayal etmemizi vurmak istiyorlar. Bizim irademizi yok etmek istiyorlar, yüreklerimizi köleleştirmek istiyorlar, akıllarımıza pranga vurmak istiyorlar.

200 yıldır bunu yapmaya çalıştılar. Fakat sizin gibi yiğitler onların bütün duruşlarını tersyüz etti. Buradan 15 Temmuz devrimini ve şehitlerini de selamlamak istiyorum. 15 Temmuz’da burada bulunan gençlerimizin çok güzel hikâyeleri var. Bu duruş ve irade çok önemli. Bu duruşu sürekli ayakta tutmamız ve bulunduğunuz üniversitelerde dalga dalga yaymanız gerekiyor.”

Anadolu Öğrenci Birliği’nin inanan erleri bu çağın tanığıdır

Anadolu Platformu Genel Başkanı Turgay Aldemir ise 15 Temmuz darbe girişimine direnenleri ve şehitleri selamlayarak başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü:

“15 Temmuz ve sonrasında bu ümmetin varlığına, geleceğine, özgürlüğüne kast ederek işgal girişiminde bulunanlara direnen, bu milletin ve İslam ümmetinin geleceğine sıkılan kurşunları göğsünde söndüren aziz şehitlerimizi rahmete anıyorum. Hassaten birçoğumuzun İstanbul’a gittiğinde temas ettiği, oturup çayını içtiği, sohbetine katıldığı Ramazan Sarıkaya kardeşimizi rahmetle anıyorum.

İçinde yaşadığımız toplumun, zamanın, mekânın sorumluluğu ve bunun sorumluğunu hissetmeden yaşanmış ve hayatı bencilce, egoistçe yaşanmış hayatlar biliyoruz. Bu çağın tanıkları olan Anadolu Öğrenci Birliği’nin inanan erleri olarak tarihimizde bize zulmedenleri, bizi katledenler bu yaptıklarının sonunda bizim cennete ulaşmamızı bir bilseler. Bizim tarihimizde intikam yoktur, katliam yoktur. Asla öfkeyle, kinle bize zulmedenlere karşı davranmayız. Bize zulmedenlere biz adalet götürmüşüz. Biz hakkın, adaletin ortaya çıkması için mücadele etmişiz. Bu kadar şehidimizi katledenlerin isimlerini bile merak etmedik. Ama adalete teslim edilmeleri için çabaladık.

Biz bu zihniyetlerle mücadele ediyoruz. İslam dünyasına bunları yaşatanlarla mücadele ediyoruz. İşte bunun için örgütlü olmamız gerekir, teşkilatlı olmamız gerekir, aklımızı, fikrimizi bu coğrafyada yeniden birbirine katarak yarım kalmış hayalleri, yarım kalmış projeleri, yarım kalmış, yaşanmamış hayatları tamamlamak için bir araya geldik. Şöyle bir geriye dönüp baktığınızda bu coğrafyada o kadar çok yarım kalmış hayat var ki. O kadar hayal ortada kaldı ki; düşünün 100 yıl önce Akiflerin, Sait Halim Paşaların, İskilipli Atıfların ve Bülbülzadelerin, Rıdvan Hocaların birçok insanın, değerin umutları vardı, hayalleri vardı. Fakat o günün şartlarında onları gerçekleştirecekleri böyle bir teşkilatları olmadı.

O gün tüm benliğimizle ülkemizi işgale karşı korumak için insanlarımız cephelere koştu. Yetmedi, okullarımız cephelere koştu. Birçok okulumuz o yıl mezun vermedi. Fiili bir işgal vardı onu kazandık, ama soyut işgale yenik düştük. Mücadele ettiklerimizin yaşam tarzları, kültürü, inançları, hayata yaklaşımları, dünyaya bakışları, eğitim anlayışları aşama aşama ülkemizde bizi kuşatmaya, bizi işgal etmeye devam etti. Varlık sahnesinden tarih dışına itildik.

100 yılı aşkındır yeniden beraberliğimizi arar hale geldik. O büyük imparatorluk parçalandığı gibi aramıza sınırlar çekildi. Kürt-Türk çatışması, Alevi-Sünni çatışmasıyla bu bölünmüş coğrafya birbirine düşürüldü. Yetmedi solcu, İslamcı ülkücü öbür tarafta Boşnak, Arnavut ve kendi içimizde paramparça bir hale getirildik. Birbirimizin kimliğini, kişiliğini o da yetmedi ailesini, kabilsini aşiretini sorgulatır hale getirdiler.

Gücümüz kırıldı, birliğimiz, beraberliğimiz dağıldı ve bu dağınık zihinlerle okuduğumuz Allah’ın kitabından ve Resulün sünnetinden birlik çıkartmamız gerekirken kendi ayrılıklarımıza gerekçeler ürettik. O parçacı yaklaşımlarımızla aynı kitabı okuduk, aynı rabbin huzurunda baş koyduğumuz secdeden kalktık birbirimizi katletmeye başladık.

Anadolu Öğrenci Birliği olarak nerede bir oyun varsa, nerede bir düzen varsa, nerede çalınmaya çalışılan bir hayat varsa tamamını bozan topluluğuz.”

"AÖB Öğrenci Meclisi Toplantısı Sona Erdi" başlıklı haberi okumak için tıklayınız!