AÖB Malatya Bölge Kampı Gerçekleştirildi

0
302

“Bilgi, Birliktelik ve Erdem” üst başlıklı Anadolu Öğrenci Birliği Malatya Bölge Kampı 9 – 10 Mart 2019 tarihlerinde Malatya’da gerçekleştirildi.

Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Malatya ve Trabzon illerinden yaklaşık 250 öğrencinin katılım sağladığı Bölge Kampının ilk gününe İnönü Üniversitesi ev sahipliği yaptı.

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, katılım sağlayan öğrencilere yönelik bir selamlama konuşması yaptı. Kızılay konuşmasında; “İki kanatlı kelebek gibi bir kanadınızı İslami alanda, diğer kanadınızı akademik alanda geliştirmeniz gerekiyor. Öncelikle bu çalışmalarınız çok kıymetli, bu kadar öğrenciyi bir araya toplamak çok güzel. Unutmayınız ki üniversite hayatınız çok çabuk bitecek. Bu nedenle bu dinamik zamanlarınızı dolu dolu ve verimli bir şekilde geçirmenizi tavsiye ederim” ifadelerine yer verdi.

Anadolu Öğrenci Birliği Genel Başkanı Mesut Çaça ise yaptığı selamlama konuşmasında şunları dile getirdi: “Bizler inanarak mücadele etmek zorundayız. Emperyalistlere karşı burada olduğumuzu ve çalıştığımızı göstermek zorundayız. Bir davanın, bir ideolojinin, bir fikrin geleceği gençlere bağlıdır. Bu bilinçle çalışmalarımıza yön veriyoruz.”

Selamlama konuşmalarının ardından 3 oturum ve bir hasbihal gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sabri Türkmen’in yaptığı I. Oturumda, Muş Alparslan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mahsum Aytepe “Yerlilik ve Özgünlük Meselemiz” konulu bir konuşma yaptı. İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Çelebi ise “Sivillik ve Kuşatıcılık Meselemiz” konulu bir konuşma gerçekleştirdi.

“Yerlilik ve Özgünlük Meselemiz” konulu konuşmasında Dr. Mahsum Aytepe: “Türkiye’de yerlilik toplumsal bir çimento görevi üstlenegelmiştir. Yerlilik meselesinin en büyük problemi ulus düşüncesi ile birlikte alınmasıdır. Yerlilik düşüncesi mekân ve tarih ile değer kazanır. Ama İslam, coğrafya ve tarih üstü bir dindir. Yerlilik, değerler dünyamızı sınırlar. İslam ise evrenseldir. Hicret coğrafyanın değil değerlerin önemsenişidir. Yerlilik kelimesi dar çerçevedir. Bizimse daha genel geniş kavramları ihtiyacımız var. Türkiye’deki yerlilik meselesi dönemsel değişiklik arz ediyor. Modernleşmenin filtresiz bir şekilde yayıldığı günümüzde aidiyet bilinci parçalanmaya başladı ve bu bizi yerlilik bilincini sarılmaya sevk ediyor” dedi.

“Sivillik ve Kuşatıcılık Meselemiz” konulu bir konuşma yapan Prof. Dr. Emin Çelebi ise şu ifadelere yer verdi: “Kuşatıcılık meselesinde yaratılanı Yaratandan ötürü sevme anlayışını yanlış anlıyoruz. Yaratılanı; Yaratan’ın çizdiği sınırlar doğrultusunda olduğu sürece sevmek durumundayız. Modernite birçok kavramı parçalayarak problem olarak önümüze koyuyor. Dinden kaynaklanmayan bir problemi din ile çözmeye çalışmak yanlıştır. Din, tevhit ve salt ideoloji üzerinden değerlendirilmemelidir. ‘Emri bil maruf’ derken illa dini terminoloji üzerinden ifade etmemesi lazım. Tabii bunu yaparken de hesap vereceğimiz kapıyı da göz ardı etmemeliyiz.”

Moderatörlüğünü İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Atalan’ın yaptığı II. Oturumda ise Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Sambur ve İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fatih Kocamaz birer sunum gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Bilal Sambur, “İnsanlığı Nasıl Bir Gelecek Bekliyor” başlıklı sunumunda şunlar dile getirdi: “Gidişatımız maceralar ve devrimlerle dolu ama belirsizlik çatısı altındayız. Bir insan ötesi devrim var bugün artık ama bu insani bir devrim değil. Gelecekte karşımıza çıkan teknolojik devrim bizi yenebilir. İnsanlığın önünde duran büyük bir meydan okuma ‘insanları nasıl bir gelecek bekliyor’ sorusu. Stephen Hawking insanın geleceğine dair düşünüyor. Ne kadar çok insan bu sorunun bir parçası olarak düşünürse, kendisini insanlık hikayesine katar. İnsanın insanlık durumuna dair sözü olması gerekir. 1920’lerde robotları köle olarak tanımlıyorlardı. Bize bağımlı olsun diye köle yarattık ama ileride biz onların kölesi olabilir miyiz sorusu düşülmelidir.”

Dr. Fatih Kocamaz ise “Dijital Dünya ve Sanal Gerçeklik Kıskacında Gençlik” temalı konuşmasında şunları söyledi: “Biz dijitalleşmenin nereye varacağını bilmiyoruz. Çünkü gelecekle ilgili yorum yapanlar yanılmışlardır. Örneğin Henry Ford: ‘Gelecekte otomobilin yaygınlaşacağını düşünmüyorum’ demişti. İlk bilgisayar üreticisi IBM bilgisayarların evlere giremeyeceğini söylemişti. Oysa şu an bilgisayarlar cebimize sığacak teknolojik gelişme kaydetti. İnsanoğlu kendi gibi insanları köleleştiremediği için makine ve robotlar üretmeye başladı. Ancak bugün insanlık ürettiği makine ve robotların yaygınlaşması neticesinde asosyallik problemi ile karşı karşıyadır. Her ne kadar ‘sosyalleşmenin kolaylaştırıldığı’ bir mecra olarak gösterilmeye çalışılsa da sosyal medya insanları yalnızlaştırmaktadır. Dünyaca ünlü, güzel ve örnek işlere imza atmış kişilerin bu mecraları araç olarak kullanmadıklarına şahit oluyoruz. Bu nedenle dijital sosyalliğe aldanmamak gerekiyor.”

Moderatörlüğünü İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Polat’ın yaptığı III. Oturumda İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Fethullah Zengin “İslam Dünyasının Siyasi ve Kültürel Durumu” konulu konuşma yaptı. Doç. Dr. Fethullah Zengin şöyle konuştu:

“Kelebek etkisi gibi tüm tarihi hadiseler birbirleriyle alakalıdır. 1800’lerle birlikte modern dönem baş göstermeye başlamıştır. Bu yıllar iyi dönemlerimizin sona erdiği ve gerilediğimiz dönemlerdir. Osmanlı Devleti’nin parçalanmaya başlamasıyla birlikte bütün dünya Müslümanları felakete uğramaya başlamıştır. Osmanlının güçlü dönemlerinde kimse Müslümanlara dokunamamıştır. Osmanlının parçalanmasıyla beraber durum değişmiştir. Sömürgecilik yapanlar bu işi resmi olarak devletleri eliyle yapmamaktadır. Bu işi anonim şirketler aracılığıyla yapmaktadırlar. Devletten bağımsız ama devlet desteğiyle yapmaktadırlar. Konya kadar büyüklüğe sahip bir Hollanda ülkesi sömürebilmektedir.

Suriye örneği en iyi örnektir: Savaşan bizimkiler ama asker başkasının, silah başkasının. Bolşevik ihtilali öncesinde Orta Asya’da 25 bin cami bulunmaktayken, ihtilal sonrası bu sayı bine düşürülüyor. Afrika’ya bakıyoruz: İngiltere ve Fransa sömürüyor. Bütün bunların yanında Osman b. Fudi Afrika’da bir direniş başlatıyor. İran’da Humeyni, Libya’da Ömer Muhtar, Mısır’da İhvanı Müslümin sömürgecilere karşı tepkilerini ortaya koyuyor. 90’lı yıllara kadar böyle devam etti.”

3. oturumun ardından Anadolu Platformu İstişare Kurulu Üyesi Abdülhakim Yalçın tarafından “Erdemli Toplum ve Şahsiyetli Birey” konulu hasbihal gerçekleştirilerek kampın birinci günü tamamlandı.

Bölge Kampının ikinci günü, Malatya Anadolu Öğrenci Birliği Kız Öğrenci Başkanı Fatma Nur Kahveci’nin “Bosna” konulu sunumu ile başladı.

Kampın sonunda tüm katılımcılar küçük çalışma gruplarına bölünerek atölye çalışması gerçekleştirildi. Çalışmada katılımcılar ile davet ve tebliğ, ders halkaları, makale okumaları, kitap tahlilleri, sosyal ve kültürel faaliyetler, kampüs faaliyetleri ve öğrenci toplulukları konuları konuşuldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.