AÖB İstanbul Bölge Kampı Kuzuluk’ta Yapıldı

0
228

Anadolu Öğrenci Birliği İstanbul Bölge Kampı 02-03 Mart 2019 tarihinde 350 öğrencinin katılımıyla Sakarya Kuzuluk’ta yapıldı.

Anadolu Öğrenci Birliği İstanbul Bölge Kampı 02-03 Mart 2019 tarihinde Sakarya Kuzuluk’ta gerçekleştirildi. “Bilgi, Birliktelik, Erdem” üst başlığıyla düzenlenen kampa 30 farklı üniversiteden 170 kız ve 180 erkek olmak üzere toplamda 350 üniversite öğrencisi katıldı.

İstanbul Bölge kampının açılış konuşmasını yapan Anadolu Öğrenci Birliği Genel Başkanı Mesut Çaça şunları dile getirdi: “İnsanlığın meselelerine bigâne kalmamayı, yeryüzünde adaleti, hürriyeti ve merhameti ikame etmeyi şiar edinen teşkilatımız, memleketimizin dört bir tarafında çalışma yapmaktadır.

Fildişi sahillerini, Amerikan filmlerinden duymuştum küçükken. Irak hep aklımda İran’la olan kanlı savaşıyla canlanırdı. Mısır denince sadece firavunlar veya piramitler aklıma gelirdi. Zambiya ismini ilk duyduğumda orada zombilerin yaşadığını düşünürdüm. Balkanları da hep ilkokul yıllarında Osmanlı bakiyesi olarak duymuştum ve o zamanlar bakiyenin ne olduğunu bilmiyordum. Hani para gibi bir şeydi aklımda. Küçükken neler hissettiğimi sizler de anlamışsınızdır veya az çok siz de aynı hisse kapılmışsınızdır. Şimdi yeniden oralara bakıyorum, yeniden düşünüyorum da hayallerimiz hayat bulmuş aslında. Küçükken düşlediğimiz topraklarda şimdi bizimle aynı duyguyu, aynı düşünceyi, ortak değeri ve ortak davayı paylaşan insanların olduğunu görüyorum. Beni geleceğe dair umutlu kılıyor ve inanın heyecanlanıyorum.”

Daha sonra AÖB İstanbul Temsilciliği Kız Sorumlusu Bahar Satık, Yönetim Kurulu Üyesi Huzeyfe Altıok ve Melih Tayyib Aksüt konuşmalarını gerçekleştirdi.

Konuşmalardan sonra oturumlara geçildi. İlk oturum Prof. Dr. Mustafa Tekin tarafından gerçekleştirildi. Prof. Tekin sunumunda; “Müslüman dünyası olarak bizler dünyalaşamadık. Bilgi üretmek adına sekülerleştik. Sekülerleşme ve tevhidin parçalanması ile insanlık problemleri yaşanmaya başlandı.

İnsanlığa adaleti, merhameti ve yaşanabilir hayatı sağlayacak tek hakikat İslam’dır” dedi.

İnsan Günahla Barışınca İmtihanı Kaybeder

2. Oturumda ise Dr. Öğr. Görevlisi Mehmet Ulukütük kürsüye gelerek bir sunum yaptı. Ulukütük sunumunda; “Dil, dünya görüşünü en iyi yansıtan araçtır. Kötü olana fena deriz. Fena, faniden gelir. Fani olan gelir geçer. Gelip geçici olan, kötüdür; iyi ve güzel olan şey ise ebedi olandır.

İnsan, batı düşüncesindeki gibi mahkûm değil, mükellef bir varlıktır.

Hayır da şer de Allah’tandır dediğimizde dualizmin bütün ikiliklerine karşı çıkmış oluruz.

İnsan, iyilik ile kötülüğün toplamıdır. Birey iyiliği yaydıkça beşerlikten insanlığa yükselir.

İnsan günah işlediği için değil, günah ile barışınca imtihanı kaybeder” ifadelerine yer verdi.

Kampın 3. Oturumu Abdurrahman Arslan tarafından gerçekleştirildi. Arslan, “İslamcılık, Müslümanlarının nefsî müdafaasıdır.

İslam’ın kavramlarını bağlamlarından koparıp modernlik paradigması içinde inceleyemeyiz.

Doğru, her zaman tek değildir, hakikat telakkisi ile vücut bulur” şeklinde konuştu.

Grup İslami Direniş’in ezgi ve marş dinletisinin ardından birinci gün kamp programı son buldu.

Kampın İkinci Gün Programları

Kampın ikinci gün programı Prof. Dr. Özcan Hıdır’ın sunumu ile başladı. Prof. Hıdır sunumunda şunları dile getirdi: “Hayat yolculuğumuzu hicret gibi görüp kendimizi de bu yolda muhacir olarak görürsek iyimserliğimizi koruyabiliriz.

Optimist bakış, ateşte olup yanmamanın yolunu (seküler dünyada) bulabilmektir.”

Daha sonra kampa katılan tüm öğrenciler atölye çalışmaları ile bir araya geldi. Yirmişer kişilik gruplara ayrılan öğrenciler birer hoca gözetiminde fikir ve düşüncelerini dile getirdi. Ders halkaları ve atölye çalışmaları değerlendirildikten sonra kampüs çalışmaları ele alındı, kitap tahlilleri ve makale okumalarının kritiği yapıldı. Elde edilen sonuçlar raporlaştırıldı.

Atölye çalışmalarından sonra öğrenciler iki ayrı oturum gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Şüheda Nur Arvasi’nin yaptığı ilk oturumda; İstanbul Üniversitesi’nden Meryem Muhsinenur Eren: “İklim Değişikliğine Bakış Açımız”, Biruni Üniversitesi’nden Meryem Sinem Uyar ise “Yaşlanmayı Geciktiren Sağlık Teknolojileri” başlıklarıyla birer sunum yaptı.

2. Oturumda ise erkekler öğrenciler sunum yaptı. Moderatörlüğünü Mustafa Cin’in yaptığı oturumda Boğaziçi Üniversitesi’nden Ubeyde Ateş: “Küresel Ekonomik Dönüşüm” başlıklı bir sunum yaptı. İstanbul Üniversitesi’nden Abdussamed Çağlıyan ise “Toplumsal Dönüşüm” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Öğrencilerin sunumlarının ardından Yazar Ramazan Kayan “Erdemli Toplum ve Şahsiyetli Birey” başlıklı bir hasbihal gerçekleştirdi. Ramazan Kayan sunumunda özetle şunları dile getirdi:

“Zaman hızlı akıyor ve bizlerin sorumlulukları daha çok artıyor.

Gülleri büyüten gök gürültüleri değil, rahmet yağmurlarıdır.

Adanmadan adam, arınmadan da dava adamı olunmaz.

Bir şehit gibi yaşamalı, hayata şahit olmalı, öylece ruhumuzu teslim etmeliyiz.

Davet ve tebliğ çalışmalarımızı kampüs içerisinde daha aktif kullanmalı, gençliğimizi bir fırsat bilmeli ve böylece çalışma yürütmeliyiz.”

Bir Hayalimiz Olmalı

Programın son ayağında 04 Mart Pazartesi günü İstişare üyeleri ile kamp düzenlendi. Kampta Abdulvahid Yücel, Hanifi Tosun ve Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir birer sunum yaptı.

“Yerlilik ve Özgünlük Meselemiz” başlıklı bir sunum yapan Abdulvahid Yücel, “Yerlilik bizim çıkış noktamızdır. Özgünlük ise hareket alanımız.

Fikri gelişimler için yerlilik büyük bir imkandır ancak yerelliğe takılırsak hata yaparız ve açılması zor sorunlar çıkar” dedi.

“Sivillik ve Kuşatıcılık Meselemiz” başlıklı bir sunum gerçekleştiren M. Hanifi Tosun ise “Bana göre İslami düşünce iki şekilde nesillere aktarılır bir siyasi kanal, iki sivil kanal. Ben sivil kanalı önemsiyorum.

“İslami harekette İslam’ın temel ilkelerine bağlılık vardır ve asıl sivil duruş budur” şeklinde konuştu.

Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir ise “Gençlik Hareketimiz ve Gelecek Tasavvurumuz” başlıklı bir sunum yaptı. Aldemir sunumunda özetle şunları dile getirdi:

“Kıymetli arkadaşlar! Bugün burada bulunmanız büyük bir organizasyonla gerçekleşti. İşin mutfağında olan sizlere çok teşekkür ediyorum.

Gençlik hareketi olarak sizlerin temas ettiği insanlara bir hedef belirlemeniz gerekmektedir. Onlara hayal kurmayı öğretmelisiniz. Öğrenirlerse üreten biz oluruz.

Gençler mekanlarımız genişliyor, alanlarımız çoğalıyor, ama ters giden bir şey var; gönlümüz daralıyor. Hastalık gibi bir şey. Bunun bir şekilde tedavi edilmesi gerekiyor.

Bir iş yapmayı gerekli gören biri başka bir iş yapma gereği duyar. Bir sürü alan çıkar böylelikle. Bir kalem için, bir mikrofon için onlarca insana ve emeğe ihtiyaç var. Bakın öyleyse bir insan yetiştirmek için daha fazla şeye ihtiyaç var. Bunun farkında olmalıyız.

’Ne tür yarar üretmeliyim?’ sorusuna mutlaka cevap vermeliyiz. Zihnimiz ve gönlümüz bu konuda net olmalı. Bir çabamız ve bir hayalimiz olmalı. Bizler aynı zamanda değer üretmeliyiz. Çünkü bizler değer merkezli insanlarız.

Bilginin ahlaki sorumluluğu vardır. Erdemin insani sorumluluğu var. Öyle ise Ramazan Hoca’nın şu sözünü söyleyeyim: ‘Yavaş yavaş acele etmeliyiz.’ Yoksa insanda iz bırakamayız.”

Aldemir’in konuşmasının ardından, “Bilgi, Birliktelik, Erdem” üst başlıklı Anadolu Öğrenci Birliği İstanbul Bölge kampı sona erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.