AÖB Gaziantep’te Hizmetiçi Eğitim Programı Düzenledi

0
187

Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi, Gaziantep ve Kilis illerinden öğrencilerin katıldığı hizmetiçi eğitim programı düzenledi.

Anadolu Öğrenci Birliği (AÖB) Gaziantep Şubesi, Gaziantep ve Kilis illerinden öğrencilerin katıldığı hizmetiçi eğitim programı düzenledi. 25 Kasım Cumartesi günü Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapılan programa Anadolu Öğrenci Birliği Yüksek Öğretim Komisyonu Başkanı Mesut Çaça, Anadolu Öğrenci Birliği Orta Öğretim Komisyonu Başkanı Adem Er, araştırmacı yazar Hüseyin Özhazar ve Gaziantep ve Kilis’ten öğrenciler katıldı.

Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda daha sonra Anadolu Öğrenci Birliğinin tanıtım filminin izlendi. Ardından Anadolu Öğrenci Birliği Yüksek Öğretim Komisyonu Başkanı Mesut Çaça kürsüye gelerek açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Çaça, konuşmasında AÖB’nin yeni heyecan, plan ve projelerin ocağı olduğunu belirterek; “Anadolu Öğrenci Birliği yeni heyecanların, yeni plan ve projelerin çıkış yeri, ocağı, mektebidir. Bizler Anadolu Öğrenci Birliği olarak gençlerin tarihin kaderini değiştirecek bir misyon taşıdığını biliyoruz. Tarihin içerisinde her daim gençlerin yeri faklı olmuştur. Bizler bunu ta bin 400 yıl önce Yesrib’i Medineleştiren Hz. Musab’dan biliriz. Yakın tarihte Çanakkale’den biliriz. Yine yakinen 15 Temmuzda meydanları dolduran sizlerden biliriz. Tarihin içerisinde değişim, dönüşüm varsa orada gençler vardır. Anadolu’nun yeni bir medeniyetle mayalanmasının arafesindeyiz. Anadolu Öğrenci Birliği olarak bizler de bu misyonun öncüleri olmak için çalışıyoruz” dedi.

Hicret bir maratonun ilk adımınıdır

Açılış konuşmasının ardından sunumlara geçildi. İlk sunumu tarihçi yazar Hüseyin Özhazar gerçekleştirdi. Özhazar sunumunda hicretin önemine değinerek şunları söyledi; “Biz günleri insanlar arasında döndürür dururuz. Kur’an’daki bu ayet sizce neyi vurguluyor? Ali İmran Suresinin merkezine Uhud Harbi vardır. Hicret olayı ile birlikte Müslümanlar tarihte yeni bir çıkış yaptılar. Günümüzde böyle bir Müslüman toplum oluştuysa bunda en önemli adım hicrettir. Bundan dolayı çeşitli toplumlar kendilerine yeni bir çıkış ararken kendilerine yeni bir başlangıç belirlemişlerdir. Müslümanlarda kendileri için sıfır noktası olarak hicreti belirlemişlerdir. Yani hicret bir maratonun ilk adımınıdır. Yeni bir başlangıçtır. Bu yeni başlangıcı yok etmek isteyenler Bedir’de Müslümanların karşısında çıkmışlardır. Müslümanların sayısı 300 civarındadır. Böyle bir durumdayken bu yeni çıkışı birileri yok etmek istiyor. Hz. Peygamber Allah’a dua ederken ne diyor, bu bir avuç Müslüman yeryüzünden silinecek olursa Senin dinini başaklarına ulaştıran kimse kalmayacak. Allah kitabında da belirttiği gibi onları desteklemiştir. İnsanlık tarihinde eşi benzeri olmayan bir savaştır Bedir Savaşı. Dünya tarihinde başka bir benzeri yoktur. İki tarafa merceği tuttuğumuzda burada savaşanların aynı sülalenin fertleri olduğunu görüyoruz” dedi.

Hüseyin Özhazar’ın sunumunun arından atölye çalışmalarına geçildi. Öğrenciler burada gruplar halinde kendilerine verilen konuları müzakere ederek salondakilerle paylaştılar.

Sunumların ardından tarama konferansı yapıldı. Fadime Eminoğlu’nun moderatörlüğünde yapılan konferansta Zeynel Kaplan, Dünyayı Değiştiren Gençler ve Eylemleri, Mehmet Akif Aslanhan, Kimlik Mülteciliği, Merve Fırat Görmezden Geldiklerimiz, Dilruba Hotaman, Sentetik Tecrübe ve Sosyal Gerçeklik, Betül Çelik, Kimlik Mülteciliği konularında sunumlarını yaptılar.

Sunumların ardından Ortadoğu Medya İletişim Merkezi tarafından yapılan ve TRT Avaz’da yayınlanan “Muhacirler Belgeseli”nden bir bölüm izlendi.

Daha derin okumalara ihtiyacımız var

Belgeselin ardından eğitimci Mehmet Hıdır Akaslan tarafından “Ümmet Coğrafyasında Neler Oluyor?” başlıklı bir sunum gerekçileştirildi. Akaslan, sunumunda daha derin okumalara ve entelektüel yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunu belirterek; “Daha derin okumalara ihtiyacımız var. Daha entelektüel yapılanmaya ihtiyacımız var. Her birimizin entelektüel serüveni var okuyoruz. Bu okumaları belli alanlara has kılarak daha derin okumalar yapmamız lazım. Daha derin ve daha analitik çözümlemeler yapmamız gerekiyor. Filistin’deki Müslümanlar hakikaten zor durumda ve Müslümanları ilk kıblesi olan Kudüs fiili olarak ve siyasi olarak işgal altında. Ayasofya hala ibatede açılmış değil. Bu bahsettiğimiz sorunlara çözümlerim attığımız sloganlarla değil ülkenin, İslam dünyasının, dünyanın içinde bulunduğu dinamikleri de göz önünde bulundurarak daha kapsamlı çözüm üretecek fikri derinliği yakalamamız lazım. Bu fikri derinlik olmadığı takdirde, bu derin okumaları yapmadığımız zaman tıpkı 80’li ve 90’lı yıllarda olduğu gibi kuşların göz bebeğine hak yol İslam yazacağız sloganlarıyla sadece kendimizi avuturuz. İslam’ın var olduğu yerlerde İslam’ın nasıl anlaşıldığına da bakmamız lazım. İslam barış ve huzur anlamına geliyor. Yani dokunduğu yürekleri Müslüman, mümin yapmak, dokunduğu coğrafyayı da Darus Selama çevirmesi demektir. Peygamber efendimiz aranızda selamı yayınız sözüyle aslında aranızda barışı ve huzuru yayınız, aranızda güveni tesis ediniz, coğrafyanızda güveni oluşturunuz, barışı sağlayınız insanlar emniyet ve huzur içinde yaşasınlar. İnsanların birbirlerinin cennetti olduğu bir toplum oluşturunuz diyor” dedi.

Sunumun arından öğrencilerin katılımıyla bir değerlendirme forumu yapıldı. Hizmetiçi eğitim programı forumun arından sona erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.