Ana Sayfa Kuruluşlar Anadolu Öğrenci Birliği AÖB Gaziantep Şubesi Öğrencilerinden Mardin’e Gezi

AÖB Gaziantep Şubesi Öğrencilerinden Mardin’e Gezi

0
AÖB Gaziantep Şubesi Öğrencilerinden Mardin’e Gezi

Geziye, Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi sorumluları; Mustafa Kar, Mehmet Taşkesen, Cavit Karataş ve H. Abuzer Nas katıldı.

 

Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi Mardin’e gezi düzenledi.

Geziye; Gaziantep Üniversitesi, Kalyoncu ve Zirve üniversitesi öğrencilerinden oluşan iki ekip, Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi sorumluları; Mustafa Kar, Mehmet Taşkesen, Cavit Karataş ve H. Abuzer Nas katıldı.

Gezi turuna, 01 Mayıs Perşembe günü saat 03.00’te başlandı. Öğrencilerin ilk durağı antik şehir Dara oldu. (“Dara” Köyün Kürtçe adıdır. Antik Mardin ili içindeki ikinci büyük antik kent, Roma İmparatoru Anastasios’un kurdurduğu ve adını da taşıyan Dara-Anastasiopolis’tir. (inşaatın başlangıcı 505 yılı). Arazi yerleşim için çok elverişlidir: Kuzey-güney yönünde uzanan vadinin yamaçları arasında suyu bol bir dere bulunmaktadır. Kentin kuzey kesimindeki tepe, bir yerleşme için en uygun noktadır; surlarla çevrili Anastasiopolis – Dara’nın ‘sitadel’i anlamında bir konuma sahiptir. Nitekim günümüzde de Oğuz köyünün ‘Kale Mahallesi’ olarak anılır. Köyde bulunan tarihi eserlerin başında Ovayı sulamak amacıyla Aytepe köyünün kayalar oyularak getirilen sularla doldurulan su sarnıcı, hapishanesi, taş köprüsü, kayadan oyma evleridir. )

Dara’da antik şehir kalıntılarını gezip inceleyen öğrenciler Midyat’ın Beyazsu mesire alanında öğlen yemeği yedikten sonra Midyat’ a geçti. Midyat’ın tarihi unsurları kilise ve camileri gezdikten sonra Mor Gabriel Manastırı’nı (Mor Gabriel (Deyrulumur) Manastırı, dünyanın ayakta duran en eski Süryani Ortodoks manastırıdır. Mardin ilinin Midyat ilçesine bağlı Güngören köyü sınırları içerisinde, Süryanilerin anayurdu olarak bilinen Turabdin platosunda bulunmaktadır.) gezip manastırın tarihi hakkında bilgiler aldılar.

Midyat’tan Mardin merkeze geçen öğrenciler Mardin’in meşhur Kasimiye ve Zinciriye medreselerini (Kasımiye Medresesi: Artuklular döneminde yapımına başlanan medresenin inşası Timur dönemindeki Moğol saldırıları nedeniyle yarım kalmış, 15. yüzyılın sonlarında Akkoyunlu sultanı Kasım ibn Cihangir döneminde tamamlanmıştır. Medrese, eğitim verdiği dönemde bölgenin en önemli eğitim merkezlerindendi. 16. yüzyılda Mardin’de en fazla maddi kaynağa sahip medrese olduğu bilinmektedir. I. Dünya Savaşı sırasında kapanmıştır. İki mescide, bir türbe ve bir çeşmeye de ev sahipliği yapmaktadır. Zinciriye(Sultan İsa) Medresesi: 1385 yılında Melik Necmettin İsa Bin Müzaffer Davut Bin El Melik Salih tarafından yaptırılmıştır. Medresenin girişindeki taş işlemeler dikkat çekicidir. İki avlulu ve iki katlı olup, avlunun dışında kalan mekânlarla iyice yayılmış, dilimli kubbeleri ile uzaktan dikkati çeker. Medresede Sultan İsa Türbesi ve birçok eski kitabeler mevcuttur. Medresenin yüksekte kurulmasının amacı, rasathane olarak kullanıldığındandır. Mihrapta kullanılan taşa ışık vurunca renk cümbüşüne dönüşür. Müze olarak da kullanılmıştır) ziyaret ettikten sonra Gaziantep’e döndü.