Ana Sayfa Kuruluşlar Anadolu Öğrenci Birliği AÖB 12. Bölge Yarı Yıl Çalıştayı Adana’da Gerçekleşti

AÖB 12. Bölge Yarı Yıl Çalıştayı Adana’da Gerçekleşti

0
AÖB 12. Bölge Yarı Yıl Çalıştayı Adana’da Gerçekleşti

Anadolu Öğrenci Birliği 12. Bölge Yarı Yıl Çalıştayı “Gelenekten Geleceğe İslami Hareket” üst başlığıyla yaklaşık 150 üniversite öğrencisinin katılımıyla Adana’da gerçekleşti.

Anadolu Öğrenci Birliği 12. Bölge Yarı Yıl Çalıştayı “Gelenekten Geleceğe İslami Hareket” üst başlığıyla Adana, Hatay, Mersin, Osmaniye, İskenderun, Reyhanlı, Tarsus, Niğde ve Konya Ereğli’den yaklaşık 150 üniversite öğrencisinin katılımıyla 19-20-21 Şubat tarihleri arasında Adana’da gerçekleşti.

Ülfet Derneği Genel Merkezi’nde yapılan programlara katılan öğrenciler, derneğin öğrenci yurtlarında misafir edildi.

19 Şubat Cuma günü akşam yemeğinin ardından Filipinli bir üniversite öğrencisinin yaptığı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan Çalıştay, daha sonra Anadolu Öğrenci Birliği tanıtım sinevizyonunun izlenmesiyle devam etti.

Ardından Anadolu Öğrenci Birliği Akdeniz Bölge Sorumlusu ve Ülfet Derneği Genel Sekreteri Yakup Kölay bir selamlama konuşması yaptı. Konuşmasında gençliğin geleceği inşa etme noktasında üstlenmesi gereken sorumluluklardan bahseden Kölay, uzak yakın demeden Çalıştaya katılan herkese teşekkür etti.

Yapılan açılış konuşmasının akabinde çay ve tanışma arası verildi. Burada öğrenciler birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldular.

20 Şubat Cumartesi günü ise sabah kahvaltısının sonrasında sözü, Anadolu Öğrenci Birliği Başkanı Abdulvahit Yücel aldı. “Yeni Dönemde Üniversitelerde İslami Hareket” konulu bir sunum yapan Yücel, üniversite gençliğinin birçok konuda kilit rolde olduğundan bahsetti.

Örgütlü olmanın gerekliliğine vurgu yapan Yücel, orada bulunan tüm öğrencilerin Çalıştayda elde ettikleri birikimleri gidecekleri yerlerde pratiğe dönüştürmelerini temenni etti.

Verilen çay molasının ardından Anadolu Öğrenci Birliği Adana Temsilciliği sorumlularından Eğitimci Nihat Aydoğmuş, “İdeolojilerin Tüketiciliği Karşısında İnsanlığın Direnişi: İslami Hareket” başlıklı bir hasbihal yaptı.

Daha sonra yenen yemeğin ve kılınan namazın ardından misafir öğrenciler şehrin tarihi ve turistik mekânlarını ziyaret etti.

İlerleyen saatlerde Eğitimci Abdullah Adana’nın moderatörlüğünde Mersin Akdeniz Derneği YK Başkanı Yusuf Yalçınkaya “Dünyada İslami Hareketler ve Çıkarımlar”, AÖB Osmaniye sorumlularından Fatma Erdinç “Türkiye’de İslami Hareketler” ve AÖB Adana İstişare Kurulu Üyesi Sevil Aldemir “İslami Hareketin Evrensel Simaları ve Etkileri: Aliya İzzetbegoviç, Malcolm x, Ali Şeriati” konulu birer sunum yaptılar.

Oldukça beğeni toplayan sunumlardan sonra konuşmacılar öğrencilerle bir araya gelerek, gelen soruları yanıtladı.

Akşam yemeğinin ardından Atölye Çalışmalarına geçildi ve 9 grup halinde kız ve erkek öğrenciler belirlenen başlıklar etrafında beyin fırtınası yaparak konuya ilişkin fikirlerini sundular. Saat 22.00’ye değin süren Atölye Çalışmalarının akabinde ikinci gün programı sona erdi.

21 Şubat Pazar günü kahvaltının ardından Anadolu Platformu YK Üyesi ve Ülfet Derneği YK Başkanı İlahiyatçı Yazar Gazi Kılıçparlar “Yeni Dönemin Kurucu İradesi ve İstikameti” başlıklı bir sunum icra etti.

Yeni Türkiye algısının toplumun tüm kesiminde ve hayatın her alanında hissettirilmesi gereğinden bahseden Kılıçparlar,  bu noktada gençliğe büyük vazifeler düştüğünü söyledi.

Gazi Kılıçparlar’ın ardından Atölye Çalışmaları Sonuç Sunumları yapıldı. Kız ve erkek öğrencilerin ayrı ayrı yaptıkları sunumlarda her konu başlığı bir eğitimci moderatörlüğünde grup sorumluları tarafından tek tek irdelendi.

Daha sonra Anadolu Öğrenci Birliği Adana Temsilciliği İstişare Kurulu Üyeleri sahneye çıktı ve öğrencilerle hasbihal etti. Hasbihalin ardından öğrenciler istişare kurulu üyelerine sorular yönelttiler.

Son olarak Çalıştay Sonuç Bildirgesi okundu ve toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.

Sonuç Bildirgesi

Meşruluğunu değerlerinden alan İslami hareket, insan ile Allah’ın yaptığı tarihi bir yolculuktur. Bu yolculukta amaç zafer değil, seferdir. Dünyayı değiştirmek iddiasıyla çıktığımız bu seferde başkasını ötekileştirerek değil, kendimizi insanlığa adayarak ilerlemeliyiz.

Günümüz Türkiye üniversitelerinde ne kadar öğrenci varsa hepsi bizim kardeşimizdir bakış açısıyla düşünmeliyiz. Üniversite öğrencileri olarak çağın Fravunlarının önüne geçecek olan bizleriz. Bu nedenle hayatı kulluk değil de özgürlük üzerine kurarsak farkına varmadan toplumu ifsad edenlere yardımcı olmuş oluruz. Kavramlarımıza sahip çıkıp onları kulluk üzerine kurgulamamız gerekmektedir.

Yaşamın her alanında İslam’ın bir sözü vardır. Bu sözü bu çağda nasıl söyleyeceğimiz önemlidir.

Bizim işimiz şahıslarla değil, zihniyetlerledir. Geleneğin katı kuralları ve modernizmin kuralsızlığı arasında boğulmamak için vasatı, yani İslam’ı yaşamamız gerekiyor.

İslami hareketin cemaat yapılanmasından farkı, dine bulaştırılmış hurafeleri ayıklamaktır. Dünyada ve Türkiye’de İslam adına ağır bedeller ödenmiştir. Aliya İzzet Begoviç, Ali Şeriati, Malcom X, Cemallettin Afgani, Hasan el Benna ve Mevdudi gibi Müslüman şahsiyetler bunun en açık örneklerindendir.

İslami gençliğin geleneği, kökleri ve özü bu ve bu gibi şahsiyetlerin kültüründen beslenmektedir.

Bu bağlamda her bir Müslüman genç, söz söyleme, çağa iz bırakma ruhu taşımalıdır. Asrın adeta prangaları haline gelen ideolojiler körü körüne bağlılık asıl bağnazlık olduğu halde insanları bilhassa gençleri sudaki saman haline getirmiştir. İdeolojiler gücümüzü kırmak ve bizi yok etmek için vardır.

Hızla etkisini ve önemini yitirmiş olan ideolojiler, bağlı bulunduğu mayanın ne kadar bozuk ve pörsümüş olduğunu gözler önüne sermektedir.

İslam her şeyden köklü, tüm ideoloji ve sapmaların üzerinde bir iddiadır.

Bize düşen insan değil, insanlık odaklı hareket etmektir. Yaptığımız işin en iyisini yapmayı düşünmeliyiz. Böylelikle ahsen-i takvim tabiri de gerçekleşmiş olur. Her insan kendi iradesiyle var olmalıdır.

Kurucu irade olmak istiyorsak içinde bulunduğumuz durumu, olayları bilmeliyiz ve bu güne dair söyleyecek sözümüz olmalıdır.

Kurucu irade olduğumuz zaman insanlığa söz söyleme şansını elde etmiş oluruz.

Biz insanları kula kulluktan Allah’a kulluğa çağırmaya geldik.

Biz dünyanın darlığından ahiretin bolluğuna davet için geldik.

Biz adaletin, insanlığın, vicdanın çözümsüzlüğüne çözüm sunmaya geldik.

Bizler biliyoruz ki lokal olandan evrensel bir çözüm çıkmaz.

İslami hareket kurtuluş reçetesine sahip olduğu için başarıyı ummak zorundayız.

Sahabe, hayatın içinden hayat çıkararak bir model olmuştur.

İslami hareket tek bir dönemin adı değildir.

Bizler marufu emir, münkeri nehyetmekle mükellefiz.

İslami hareketin her ferdi öznedir ve yürüdüğü yolun yolcusudur.

Bizler toplumun hafızasıyız.

Bireyselleşme Allah’a verdiğimiz sözden kaçmaktır.

Bireysel çözümler toplumsal sorunlara ilaç olmamaktadır.

Unutmayalım ki yaptığımız ve yapmadığımız her hareketten sorumluyuz.

İman bir iddiadır ve biz iddiamızı ispatlamak için buradayız.

Pratiği olmayan teorinin ayakları yere basmaz.

Bize düşen yeni, bireysel bilinçten kolektif bilince dönüşmektedir.

Halka değil Hakka inanan, meclisinin duvarında “Hakimiyet Hakkındır” düsturuna hasret çeken, gerçek adaleti bu inanışta bulan halis hürriyeti Hakka kölelikte bulan bir gençlik umuduyla…

Gayret bizden Tevfik Allah’tandır.