Anlamak, Anlaşılmak, Anlaşmak

0
289

Anadolu öğrenci Birliği Ortaöğretim birimimizin eğitimcilere yönelik hazırladığı Online Eğitim Akademisi’nin 2. Döneminin 2. Haftasına ‘’Anlamak, Anlaşılmak, Anlaşmak’’ konusuyla Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş konuk oldu.

Video konferansla yapılan ve moderatörlüğünü Mehmet Su’nun yaptığı programda Nihat Erdoğmuş şunları dile getirdi;

“Gençlerin yönetim süreçlerine katılımını arttırmak konusunu merkeze alacağız burada ne önemli diye düşündüğüm ve onları anlamak, anlaşılmak, anlaşmak diye konuyu sürdürebiliriz diye düşündüm.

Birincisi bizim varoluş gayemiz: Allah’a kulluk onun yanında başka gayelerde koyabiliriz, dünyanın imarı, insanlara faydalı olmak gibi. Aslında varoluş gayemiz belli, dünyaya nasıl baktığımızla alakalı bir çerçeve bu. Bizler için ebedi bir hayat var. Bu da bizim ile varoluşumuzla alakalı, dünyayı nasıl baktığımızda alakalı bir çerçeve şimdi böyle bir çerçevede varlığınız hayat buluyor, karşılık buluyor yaşıyoruz. Pandemi ile birlikte Eğitimde ne öğreteceğiz sorusu ortaya çıktı.  Bir diğer soru Nerede öğreteceğiz? Yüz yüze eğitim ilerde yine olacak, uzaktan eğitim yine devam edecek gibi. Ama gelecek yıllarda hibrit eğitimi konuşacağız. Buda bazıları yüz yüze olacak bazıları uzaktan olacak demek.

Muhatabımız gençler olunca 3. Soru ortaya çıkıyor: Ne öğreteceğiz? Nerede öğreteceğiz? Nasıl öğreteceğiz? soruları ortaya çıkıyor. Bir kısım uzaktan bir kısım yüz yüze yani hibrit eğitim modeli uygulayacağız. En önemli kavramımız gençleri anlamak olacak.

Aynı olay aynı olgu farklı açılardan farklı görülebilir.  Gençlik yıllarında olaylara farklı bakabiliyoruz, eşler arası ilişki zamanla farklılaşmaya başlar. Hoca öğrenci ilişkisi zamanla farklılaşmaya başlıyor. Anlaşabilmek için nereden başlayacağız sorusu ortaya çıkıyor. Bizim tecrübemiz ve birikimimiz öğrenciye göre daha fazla bunu ona nasıl anlatacağız.

Gençlerle karşılaşınca hangi şekil karşımıza çıkıyor (burada şekiller gösteriliyor). Kızgın, üzgün, mutlu gibi mimikler. Gençler bizlerde hangi ifadeleri görüyor?  Gülümseyen yüzle insan içindeki enerjiyle paralellik var yardımcı olma hissi var. İnsan ilişkilerinde yüz ifadesini okuma önemlidir. Yüz ifademiz enerjimizi gösterir. Gülümseyen yüz insan ilişkilerinde eşit formülasyon anahtarıdır. Sadaka diye geçer. Örnek mağazacılıkta belli bir süre sonra mola verdirilir. Yorgunluk yüz ifademize yansır. Biraz dinlenip devam ederiz. Eğitimde de bu tür durumlarda rotasyonlar, küçük değişiklikler olabilir.

İkinci soru şu bazen dışımız gülüyor ama içimiz sıkıntılıdır, genç içinde bu geçerlidir. Sürekli böyleyse bu sürdürülecek bir şey değil. Yorgunluğa doğru gidecektir. Genç içinde aynı sorun söz konusudur. Bizim ulaşmaya çalıştığımız şeye gençler şimdi sahip yani ekmekten çok anlam arayışındalar. İmkanları daha geniş olduğu için ihtiyaçları daha farklı. Yani çözüm dışarıdan görünen yüzlerin arkasına ulaşmak nüfus etmek önemli. Bizim için önemli olan şey onlar için bir anlam ifade etmeyebiliyor.

Uyarıcılar ve bilgi ile algılıyoruz ve anlamlandırıyoruz. Algıladığımız şeyi anlamlandırıyoruz bilgi önemli bu noktada. Gelen şeyi biz ilgilerimize göre birikimlerimize göre anlamlandırıyoruz. Gençlerden gelen bilgileri doğru anlıyor muyuz? Kaynak, iletişim kanalı, mesaj, alıcı gibi kavramlar anlamlandırmada önemli kavramlardır. Bilgilerimiz, duygularımız, isteklerimiz, ilgilerimiz anlamada önemlidir. Öncelikle muhatabımızı anlamalıyız.

Neyi anlamak? Dünyayı nasıl algılıyoruz? Çevresel etkenler, ilgiler, dini tutumlar, içinde bulunulan ortam, sosyal, politik, teknolojik etkenler gençlerin ilgilerini etkiliyor. Bunlar değişen gelişen etmenlerdir. Bir de değişmeyen etmenler vardır: Hak ve batıl mücadelesi, zulümler azalması için uğraşmamız lazım. Adaletsizlik, cehalet, açlık, zorunlu göçler, çevre felaketleri vb. gelecekte bu resim nasıl olur? Gençler bunu daha iyi görebilir, biz belki de kaçırabiliriz gençlere fırsat verirsek kendileri daha iyi görebilir, gelecekte ki resmi. 2. si kendimizi veya bir genci dikkate aldığımızda değer verilen şeyi nasıl dikkate alacağız. Değerleri neler? İlgileri neler? Yapmaktan hoşlandığı şeyler neler? Kişilik yani kalıcı özellikleri neler? Becerileri neler? Bunları keşfetmemiz lazım.

Gençlerle temasta, sorgulayıcı ve tefekkür edici özelliğimizin olması lazım. Gençlerin kendini tanıması lazım bunun için kendi dünyasına döndürmemiz lazım, kendisinin ne yapacağına kendisinin karar vermesi lazım. Biz bunu sağlamalıyız. Sorularına biz cevap vermeyeceğiz bu sağlıklı olmaz cevabı kendisi bulmalı, buna yönlendirelim. Sorgulattırıp kendisinin keşfetmesini sağlamak gerekir.

Anlaşılmak, ise kim olduğumuz, bizi farklı kılan şey nedir? Ne yaptığımız, nasıl çalıştığımız gibi kavramlardır. Muhatabı tanımak ve ona uygun çalışma geliştirmeliyiz.

Kendimize gençlere ne katıyoruz sorusunu sormamız lazım? Ne öğreniyor ne veriyoruz, anlıyor mu bizi bunu sorgulamalıyız. Arada bu soruları sormalıyız.

Gençlerin becerilerini ve keşif yapabileceği ortamı sağlamamız lazım” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.