ANESİAD 4. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi

0
616

ANESİAD 4.Olağan Genel Kurulu, 8 Nisan Perşembe günü,”İmece Yatırım Organizasyon” konferans salonunda gerçekleştirildi.

Yeni yönetim kurulunun belirlendiği 4.Olağan Genel Kurul Toplantısı saygı duruşu ve istiklal marşı ile başladı. Akabinde açılış konuşmasını yapan Genel Başkan Niyazi Dilek, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Anesiad’ın değerli üyeleri, 4. olağan genel kurulumuza hoş geldiniz.

Kuruluşundan itibaren içinde olduğum bu yapı bana çok şey kattı. Davut Güler ağabeyimizin çağrısı ile bir araya geldiğimiz ilk günden başlayarak yeni ve eskimeyen dostlarla bir olduk. Ali Kılavuz’un başkanlığında camiamızın gücünü yanımızda hissederek Anadolu’ya açıldık. Dostlarla kucaklaştık. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. o günden bu günlere yurt dışı gezi ve iş heyetleri ile bir çok ülkeye giderek tabiri caiz ise dünyaya açıldık. İnsanımızın kültürüne ve ihracat potansiyeline katkı yapmaya gayret ettik. Tanıştık. Tanış olduk. Birlikte biz olduk. Ortak işler yaptık. Kar ettik. Zarar ettik. Alın teri döktük. Alameti farikamız olan dostluk ve kardeşliğimize halel getirmedik.

İlginç bir zaman diliminden geçmekteyiz. Salgın hastalık tehdidi bizleri derinden etkiliyor. Bu durumdan işletmelerimizde bazen olumlu ama genel olarak olumsuz etkileniyor. Vücut sağlığımız ne kadar önemli ise işletmelerimizin sağlığı da bir o kadar önemli. Bu süreci anlayarak, sermaye yapımızı güçlendirerek, üreterek ve dayanışarak en hafif hasarla, hatta mümkünse güçlenerek çıkma çabası içerisinde olmalıyız. Bu süreç bittiğinde ayakta olanlar başarmış olacak.

Dayanışma demişken unutmadan söylemeliyim. Bu süreçte sıkıntının zirvede olduğu günlerde imece usulü ak akçe projesi ile esnafımıza faizsiz kredi imkânı sunarak işletmelerimize can suyu oluşturmayı hedefledik. İmece‘ye bu konuda teşekkürü bir borç biliyoruz. Söz buraya gelmişken iki konuya temas etmek istiyorum. Başkanlığım süresince gerçekleşen iki farklı girişim beni çok mutlu etti. İmece ve Nar DC. bu yapı içerisinden neşet eden ve diğer siadlar tarafından da kabul görüp büyütülen bu firmalar güzel örnekliklerle birlikte daha nice büyük projelere imza atmak için umut olacak.

Değerli dostlar görev süremizin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Yönetim Kurulu adına sizlerden helallik rica ediyorum. Resmen ibra edilsek de sizlerden helallik almayı daha anlamlı buluyorum. Bu süreçte yanlış ve eksikliklerimizden ötürü affınızı rica ediyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

Daha sonra genel kurulun gerçekleşmesi için Divan Heyeti seçildi ve divan heyeti sahnedeki yerini aldıktan sonra yeni yönetim kurulu hazirunun oylamasından geçerek seçilmiş oldu.

Yeni yönetim kurulunda Genel Başkan olarak seçilen Coşkun Alay haziruna hitaben konuşmasında: “Değerli Anesiad Ailesi,

Zorlu bir 2020 yılı bizleri, onun devrettiği güçlükler ve yeni tehdit – fırsat algılarıyla 2021 yılına attı. Covid-19 salgınıyla birlikte küresel ekonomi, hem arz hem de talep yönüyle büyük bir şoka girerken; sermaye, mal ve insan hareketliliğin neredeyse durma noktasına geldi ve birçok sektörde hayatta kalmak imkansız hale geldi. Covid-19 süreci bugünden yarına bitecek bir süreç değildir. Aşılama çalışmaları tamamen bitse bile toplumsal bağışıklığın zaman alacağını uzmanlar dile getirmektedir. Yani bir bu kadar daha yolumuz vardır. Tüm bunlar olurken aslında sessizce yeni bir yaşam biçimi hayatımıza girmekte ve bizler sakince bu yeni kurallara adapte olmaktayız. Elbette sosyal bir yorgunluk var ama aynı zamanda tepki mekanizmalarımızda da bir durulma olduğunu söyleyebiliriz. Neticede beyin her ruh durumuna bir süre sonra adaptasyon ve alışma sağlar. Dolayısıyla geçen sene yadırgadığımız pek çok kural bugün normalize oldu. Bir sene sonra ise alışkanlık olacaktır. Ayrıca Covid süreci tamamen bitse bile, bizi bekleyen iki büyük sorun daha var. İklim değişikliği ve biyolojik terör ya da silahlanma… Dolayısıyla bu süreçte her ülke mecburen kendi yedek planını yapmakta. Üretimden tutun da güvenliğe kadar her alanda olası bir tekrarın önlemleri alınacaktır. Söz konusu avantajı bütün parametreleriyle birlikte sahaya yansıtabilmemiz için, Covid-19’un getirdiği orta ve uzun vadeli dönüşüm sürecine imalat sanayiini çok iyi hazırlamalıyız. Zira önümüzde Ar-Ge ve yenilikçilik kapasitemiz ve iş gücü yetkinliklerimizi geliştirmek için kullanarak uzun vadede küresel ekonomide ciddi bir sıçrama yapabileceğimiz bir fırsat alanı bulunmaktadır.

Özellikle coğrafi konum anlamında ciddi bir avantajımız olduğunu ve bunun küresel ekonominin gelecek projeksiyonlarında ülkemize büyük bir fırsat alanı oluşturacağını düşünüyoruz. Tedarik zincirlerinin yeniden tasarlandığı ve lojistik hatlarının yeniden çizildiği bir süreçte yolların kesişim ülkesi Türkiye’nin çok daha aktif bir oyuncu olarak oyunda yer alması gerekmektedir. ANESİAD bu ilişki sistematiğinde bambaşka bir yere ve öneme sahiptir. Bizim gibi Dünya’da sayılı örnekleri olan ve geniş alana yayılmış sivil toplum kuruluşları devletin demirden eline geçirilmiş kadife bir eldiven gibidir. Gerilen ilişkiler ticaret ve yatırım ağları kurarak yeniden inşa edilebilir ve hatta düzeltilebilir. Bu durumda bizlerin ANESİAD olarak 2 milyon küçük ölçekli esnaf ile 500 bin’i aşkın sanayiciye ulaşarak iyi organize olmamız gerekiyor. Dış ticaret ağımızı ilişkilerimizi çok iyi yönetmemiz durumunda başarılı olacağımız kanaatindeyim.

Biz Alman ekonomisine çok benzemekteyiz. İkimizin de dinamikleri aynıdır. KOBİ yapılarımız, KOBİ’lerimiz bugün istihdamın %73’ünü, toplam üretimin %57’sini, ülkemiz toplam cirosunun ise %65’ini karşılamaktadırlar. İhracat içindeki payları ise ülkemizin lokomotif unsuru olduklarının bir diğer kanıtıdır. KOBİ’lerimiz ise Anadolu’da aslında ülkemizin ekonomik ağırlığını tek başlarına sırtlanmış haldedirler. Bu nedenle teşviklerin ve desteklerin dağıtımı noktasında teşvik verimliliği hesabı yapılacaksa evvel teşvik ve destekleme sisteminin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini, sektörel bazda kümeleşme bazda kümeleşme modelinin hızla hayata geçirilmesi konusunda hükümetin çalışması gerekiyor. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomi reform paketinde dikkat çekildiğini görmek bizleri umutlandırmıştır. Pakette bir diğer önemli nokta ise yerli ve milli sanayileşmenin önemine vurgu yapılması ve ithalat bağımlılığının azaltılması adına devlet alımları başta olmak üzere üretimin yerli kaynaklara kaydırılması başlıklarıdır.

Enflasyon bugün ülkemizin en önemli sorunlarından biri olarak karşımızdadır. Enflasyon ile mücadelede en etkili çözümün üretim planlamalarının etkin bir şekilde yapılması gerektiğini söylüyorum. ÜRETİM ÜRETİM ÜRETİM diyorum…

Pandemi bize bir şey daha hatırlattı. Kendi kendine yetebilmek. Dikkat ediniz, yeni dönem ulus ekonomilerinin ön plana çıkacağı ve her ülkenin kendi kaynaklarına ve yerli-milli sermayesine sımsıkı sarılacağı bir yüzyıl olacaktır. Bu kaynakların başında elbette su, tarım alanları, tohum, hayvanlarımız, madenlerimiz bize özgün ve tıbbi üretimde kullanılan bitkilerimiz, enerji kaynaklarımız, insan gücümüz ve elbette milli sermaye ile bizleri her mecrada ve her krizde ayakta tutan milli şirketlerimiz gelmektedir. Yerli ve milli üretimde kritik pozisyondaki bütün sektörlerimizin kendi kendine yeterlilik politikalarının artırılması ve bilhassa dış ticarete yönelik yeni bir stratejinin belirlenmesi, doğru bir adım olacaktır. Çünkü bir ülkede milli paranın değerini, o ülkenin üretim ve yatırım gücü belirler. Sadece üretmek de yetmez, satışa yönelik üretim planlama mantığıyla önce iç talebi, sonra dış pazar talebini iyi hesaplayıp dönemsel üretim miktarlarımızın ve ürün gruplarımızı belirleyeceğiz. Bu da yetmez, bu kez de yatırım alanlarımızı ve yatırımcılarımızı bir sistem çalıştıracağız. Yani ÜRETİM – TİCARET – YATIRIM senkronizasyonu…

KOBİ statüsüne ulaşamamış mikro KOBİ dediğimiz işletmelerin OSB’lere geçişleri öncesinde yaşadıkları sorunları ortadan kaldırmak ve onları geleceğin yeni koşul ve şartlarına göre yapılandırmak ve büyümelerini sağlamak amacıyla, KOBİ kuluçka merkezleri gibi çalışacak orta ölçekli sanayi bölgeleri iş modelleri geliştirerek, yatırım ve üretim üsleri, projeleri hayata geçirmek ve devlet koruması altına almak. Tüm bunları sizlerin işletmelerini büyütmek ve zor koşullarda ayakta durabilmenizi kolaylaştıracak adımlardır.

Olmaz diye bir şey yoktur. Zor günlerde insana Allah tarafından daha bir dirayet, daha bir sabır gelir. Bizler inanan ve Allah’tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmeyen ümmetine sadık insanlarız. Evvel Allah zor denen ne varsa üstesinden geliriz.

Sizlerin de çok iyi bildiği gibi sivil toplum çalışmaları, gönüllü çabalar sayesinde ayakta kalabiliyor. Ferdi veya kurumsal düzeyde sosyal sorumluluk bilinci gerektiren işler yerine getirirken, zaman zaman iş tanımlarımızın ötesinde bir emek sarf etmemiz gerekiyor. Bu konuda gösterdiğiniz hassasiyetten dolayı teşekkür etmek isterim. Bu gayretiniz bizim daha da büyümemize ve gelişmemize katkıda bulunacaktır.

Türkiye genelinde temsilcilikler, şubeler açmaya devam edeceğiz. Projeler, tecrübe paylaşımları, yurtiçi- yurtdışı iş geliştirme ve kültür gezileri, esnaf – sanayici buluşmaları, KOSGEP-İŞKUR bilgilendirme programları, aile anayasası, şirket anayasası ve ortaklık kültürü konularında çalışmalar yapmaya gayret edeceğiz. Yeni dönemde çalışmalarımıza artan bir ivmeyle devam edeceğimize, birbirine kenetlenmiş büyük bir ekip olarak, inanç ve samimiyetle çaba sarf ettiğimiz her alanda iftihar edeceğimiz işlere imza atacağımıza eminim. ANESİAD’ın kuruluşundan itibaren bu çatı altında görev alan, başkanlarımız, yönetim kurullarımız, temsilciliklerimiz, çalışanlarımız, genç arkadaşlarımız ve tüm üyelerimize fedakarlıklarından dolayı gönülden çok teşekkür ediyorum. Ufkumuz ve yolumuz daima açık olsun. Allah’a emanet olunuz.” diyerek sözlerini sonlandırmasının ardından, iki dönemdir Genel Başkanlığı yürüten Niyazi Dilek’e emeklerinden ve çalışmalarından ötürü teşekkür eden Alay, Niyazi Dilek’e plaketini takdim etti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.