Anadolu Platformu Personel Toplantısı Yapıldı

0
165

Anadolu Platformu personel toplantısı 21 Şubat 2019 Perşembe günü Genel Merkez binasında yapıldı.

Anadolu Platformu Genel Merkezi’nde görev yapan personelin düzenli periyotlarla gerçekleştirdiği kahvaltılı toplantı 21 Şubat 2019 Perşembe günü saat 8.30 ile 11.00 arasında yapıldı.

“Anadolu Platformu Çalışma Esasları” kitapçığı temel alınarak yapılan toplantıda çalışma hayatından güncel konulara kadar çeşitli gündem maddeleri ele alındı. Toplantıda, İslam’ın tevhid ilkesinin toplumsal hayata yansımasının hak, hukuk ve ahlak esasları çerçevesinde toplumsal bir düzenin sağlanması olduğu ifade edildi.

Medeniyetimizin en bariz özelliği, bütün inanç gruplarına ve etnik yapılara güven içinde yaşayabilecekleri bir sosyal ve siyasal ortam hazırlamış olmasıdır. Hz. Peygamberin Medine’ye geldiğinde gerçekleştirdiği ilk icraatlardan biri olan ve Medine Vesikasıyla anayasal bir forma kavuşturulan devlette; Müslümanlar, Yahudiler ve müşrikler vatandaş kabul edilmiştir. Hz. Peygamberin temel insan haklarını ve adalet ilkelerini gözeterek gerçekleştirdiği toplumsal sözleşme, İslam tarihi boyunca güçlü bir karşılık bulmuş, insanlar İslam’ın sağladığı huzur ve emniyet ortamında yaşamayı, kendi dini ve etnik aidiyetlere dayalı yaşam alanlarına tercih etmişlerdir.

Toplumsal düzen, uyum ve dayanışmanın modern zamanlarda çözülme işaretleri gösterdiği, geleneksel komşuluk ve mahalle kültürünün aşındığı, söz konusu değerlerin korunup sürdürülmesi için herkesin en yakınından başlayarak dayanışma ve yardımlaşma örnekliği sergilemesi gerektiği belirtildi.

Toplumsal huzurun korunmasında fitne ve söylentilere karşı dikkatli olunması, İfk hadisesi örneği sürekli hatırda tutularak temelsiz şayialara prim verilmemesi gerektiği vurgulandı. “Kişinin her duyduğunu söylemesi ona günah olarak yeter” hadis-i şerifi hatırlatılarak medyada gündeme gelen söylentilerin konuşulmasının kimseye bir faydasının olmadığı, bilakis tarafları rencide ederek onlara zarar verdiği ifade edildi.

İfk hadisesini ele alan Nur Suresi 11-15. ayetlerde bu gibi durumlarda nasıl bir tavır takınılması gerektiği hatırlatıldı ve konuyla ilgili bu ayetler okundu:

“O İftirayı çıkaranlar, içinizden küçük bir gruptur. Siz o iftirayı kendi hakkınızda fena bir şey sanmayın, bilakis o sizin için hayırlıdır. O iftiracılara gelince, onlardan her birinin, kazandığı günah nispetinde cezası vardır. Bu yaygaranın elebaşılığını yapan şahsa ise cezanın en büyüğü vardır.”

“Siz ey müminler, bu dedikoduyu daha işitir işitmez, mümin erkekler ve mümin kadınlar olarak birbiriniz hakkında iyi zan besleyip, ‘Haşa, bu besbelli bir iftiradan başka bir şey değildir!’ demeniz gerekmez miydi?”

“O iftiracılar dört şahit getirselerdi ya! Şahitlerini getirmediklerine göre, onlar Allah katında (Allah’ın hükmüne göre) yalancıların ta kendileri olarak tescil edileceklerdir.”

“Hem dünyada hem de ahirette, Allah’ın lütuf ve merhameti sizinle olmasaydı, daldığınız bu yaygaradan dolayı mutlaka başınıza müthiş bir ceza gelirdi.”

“O sırada siz o iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor, işin aslına dair hiç bilginiz olmayan sözleri ağızlarınızda geveleyip duruyordunuz ve bunu basit, önemsiz bir şey sanıyordunuz. Halbuki o, Allah’ın nazarında pek büyük bir vebaldi!”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.