Anadolu Platformu 12. Bölge Teşkilat Toplantıları Yapıldı

0
96

Anadolu Platformu 12. Bölge Teşkilat Toplantıları, Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir ve ilgili komisyon üyelerinin katılımıyla Adana ve Mersin’de gerçekleştirildi.

Anadolu Platformu 12. Bölge Teşkilat Toplantıları’nın 2. ve 3.’sü Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, Anadolu Platformu Teşkilat Balkanı Gazi Kılıçparlar ve ilgili komisyon üyelerinin katılımıyla Adana ve Mersin’de gerçekleştirildi.

12 Şubat’ta Ülfet Derneği Merve Algan Konferans Salonu’nda başlayan programa AÖB, İyilikder, AKADDER, ANESİAD Adana Şube ve Temsilcilik sorumluları, Ülfet Derneği bünyesinde faaliyet gösteren komisyonların başkan, üye ve ders halkası sorumluları, ÇUDER, Ülfet Spor Kulübü ve Barış Radyo temsilcileri ile Pozantı, Ceyhan ve Kozan’dan yaklaşık 100 kişi katıldı.

İlk olarak komisyon başkanlarının kısa süreli faaliyet ve hedef bilgilendirmesiyle start alan program, daha sonra Anadolu Platformu YK Başkanı Turgay Aldemir’in “Değişen ve Türkiye Ölçeğinde Anadolu Platformu Çalışmaları” başlıklı sunumu ile devam etti.

Sunumuna, yapılan bilgilendirmelerden duyduğu memnuniyeti ifade ederek başlayan Aldemir, hayata ve dünyaya söyleyecek sözü olanların bir araya geldiğini belirterek şunları dile getirdi:

Artık Güneşin Altında Yerimizi Alma Vakti Gelmiştir

Merhum Aliya İzzetbegoviç Müslümanların tarih içerisinde yürüyüşünü anlatırken, “Artık bizlerin güneşin altında yerimizi alma vakti gelmiştir” der. Artık gri alanlardan, karanlık noktalardan çıkıp yaşadığımız toplumun bağrında, yüreğinde yankı bulup, milletin yüreğinde, şehirlerin meydanlarında, çarşı-pazarında, hayatın ritminin attığı yerlerde Müslümanca var olmanın gür sesini, özümüzden beslenerek, ete-kemiğe bürünerek derman kılmamız gerekir.

Bizim, meseleleri ele almamızı hızlandırmamız gerekir. Bedenimizle ruhumuzun; kadim olan değerlerimizin, müstakim olan inanç değerlerimizin varlığımızı geleceğe taşıması gerekir. Bir tarafımız bir yerde başka bir tarafımız başka bir dönemde kalmış, bu çağı doğru okuyamadığımız zaman, bir kısmımız orta çağda, bir kısmımız başka bir yerde, bir kısmımız paralel evrende yitik durumda oluyoruz.

Şu anda dünyanın neresinde bir dert ve sıkıntı varsa biraz dikkatlice baktığınızda göreceksiniz ki bunun altında İngiltere vardır. Bir kalem bile üretmiyor İngiltere, medya üretiyor, fikir üretiyor…

1700 yıllarda Arap enstitüsü, 1800 yıllarda Kürt enstitü var. Onlar, “Bizim kendi medeniyetimizi yürütebilmemiz için bu coğrafyanın zeki beyinlerini eğitim yoluyla kazanmamız gerekir” demişlerdir. Osmanlının bittiği dönemde 460 tane batının koleji vardı. Sırf 44 tanesi Siirt ve Bitlis’tedir. Bu ülkenin düşünen aklı batıya taşınmıştır.

Biz bir mabette, bir tekkede, bir zaviyede kaç yüz yıl öncenin meselelerini tartışırken evlatlarımızı ve çocuklarımızı oralara verdik.

İngilizler yaklaşık 10 yıllık bir birinci dünya savaşından bir medeniyet inşa etmek için 500 bin insanı feda etmişlerdir. Sistem kurmak önemlidir. Teşkilatlı çalışmazsanız birilerinin emellerine hizmet edersiniz.

Sistematik Bir Zihnimiz Olması Gerekiyor

Türkiye’de yeni ortaya çıkan bu süreci daha yukarı taşımak için bizlere yeni sorumluluklar düşüyor. Zihnimizdeki bilgi haritalarımızı güncellememiz gerekiyor. Sistematik bir zihnimiz olması gerekiyor. Siz alabildiğine yeni şeyler dinleyin, ama zihniniz sistematik bir okumaya dinlemeye hazır hale gelmemişse farklı noktalara takılıp kalırsınız.

İyi, başarılı her işin öncesinde iyi analiz edilmiş bir tasavvur vardır. Dicle nehri günlerce insan ve kitap akmıştır. Vahyi bilmeyen, kitabı bilmeyen insan zaten sorumlu değildir. Bu yüzden kütüphaneler bombalanıyor, yakılıyor, yıkılıyor.

İslam dünyasındaki birçok çalışmada bindiğimiz trenin rengi farklı olabilir, ama rayların hepsi Londra’ya döşenmiş, bizim rayları değiştirmemiz lazım. Bize düşen yolda olmak, istikamet üzere olmaktır. Biz bir yaparız, Allah binle mükâfatlandırır.

Müslüman olmaktan daha büyük ikram ve nimet olamaz, bunun gereğini yerine getirmemiz; iyi bir baba, iyi bir eş, iyi bir anne, iyi bir meslek erbabı, iyi bir patron, iyi bir işçi olmamız gerekiyor. Bu konularda bir istikamet edinmeden bir şeyler konuşmak, anlatmak laftan öteye gitmez.

Davamızın istikametten sapmaması için; Birincisi, iyi bir niyet, halis bir niyettir. İbadeti alışkanlıktan ayıran şey niyettir. İnsan bilmediğine niyet edemez, bilen adam niyet edebilir. Niyet bizi istikamette tutar. İkincisi; ilmi sağlam, sahih bir ilme dayanmamız gerekir. Üçüncüsü; sahih bir tasavvurumuz olmalıdır. Bize ait olan bir tasavvur… Bizi biz yapan ilkelerimizin oluşması lazım. Bu bilgilerle beraber de dördüncü olarak pratiğimizin olması gerekiyor.

Toplumsal bir diriliş, varoluş için sürdürebilir değişimi muhafaza etmemiz gerekiyor. Entelektüel sermayemizin olması gerekiyor. Başkalarından alarak kendimizi geliştiremeyiz. Üretmeliyiz. Fikir üretmeliyiz. Fikri bir üretim yapamadığımız için eğitim sürecinden koptuk.

Turgay Aldemir’in konuşmasının akabinde ise Anadolu Platformu Teşkilat Başkanı ve Ülfet Derneği YK Başkanı Gazi Kılıçparlar “Anadolu Platformu Çalışma Esasları Misyon ve Vizyonu” başlıklı bir konuşma yaptı.

Kılıçparlar konuşmasında Anadolu Platformu fikriyatının sahaya uygulanması adına, yaptıkları teşkilat çalışmalarının mantığına değindi. Kılıçparlar’ın konuşmasının ardından ise ÇUDER (Çukurova Uluslararası Öğrenci Dermeği) YK üyesi ve AÖB Adana Temsilciliği sorumlularından Nihat Aydoğmuş kuruma ait bir swot analizi gerçekleştirdi.