Ana Sayfa Kuruluşlar Anadolu Öğrenci Birliği Anadolu Öğrenci Birliği Başakşehir’de Buluştu!

Anadolu Öğrenci Birliği Başakşehir’de Buluştu!

0
Anadolu Öğrenci Birliği Başakşehir’de Buluştu!

AKDAV-Anadolu Öğrenci Birliği İstanbul Bölgesi Erkek Öğrencileri, dönem içi kampını 2-4 Mayıs tarihlerinde Başakşehir’de gerçekleştirdi.

 

AKDAV-Anadolu Öğrenci Birliği İstanbul Bölgesi Erkek Öğrencileri, dönem içi kampını 2-4 Mayıs tarihlerinde Başakşehir’de gerçekleştirdi. “Peygamberler Tarihi” üst başlığı ile gerçekleştirilen kampa Anadolu ve Avrupa Yakası’nda bulunan üniversitelerden 50 öğrenci katıldı.

2 Mayıs Cuma akşamı kampın açılış konuşmasını Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı Başkanı Ahmet Çamurluoğlu yaptı. Her bir Peygamber’in hayatında, bizler için örneklikler bulunduğunu hatırlatan Ahmet Çamurluoğlu konuşmasında; Anadolu Öğrenci Birliği’nin misyonu ve vizyonuna değinerek toplumun kaderini değiştirecek bu ocakların öneminin farkında hareket etmeleri gerektiğinin altını kalın hatlarla çizdi. Davaya samimi duygularla bağlı gençlerin çabaları sonucu bu ocakların ayakta kalacağını belirttikten sonra bu ruhu canlı bir şekilde çağa taşıyan Anadolu Öğrenci Birliğine teşekkürlerini sunarak konuşmasını sonlandırdı.

3 Mayıs Cumartesi günü İyilikder Genel Sekreteri Av. Ahmet Said Öner’in Hz. Adem sunumu ile kamp programı başladı. İlk insanın yaratılış sürecini anlatarak sunumuna başlayan Ahmet Said Öner, Hz. Adem’in hayatının aslında Hz. İnsan’ın hayatı olduğunu belirtip yeryüzünün mukaddimesi aslında Hz. Adem’dir tespitiyle sunumunu tamamladı.

Ahmed Said Öner’den sonra sırayı alan Yeditepe Üniversitesi öğrencisi Yasin İlgazi, Hz. Nuh’un hayatından ibret verici vesikalar sunarak şunları ifade etti: “Peygamberin eşi veya çocuğu olmak kurtuluş için yeterli değildir. Bu sebeple Allah Hz. Nuh’un oğlunu ve eşini ümmet için örnek olarak sunuyor. Kurtulmak isteyen iman etmek zorundadır. İman kurtuluş için yegane tek bilettir.”

Hz. Nuh sunumunun ardından, Hz. İbrahim’i anlatan Marmara Üniversitesi öğrencisi Osman Uslu, Hz. İbrahim’i tek kişilik ümmet olarak nitelendirdi ve sebep olarak da tek başına vermiş olduğu mücadelesini gösterdi. Konuşmasının sonunda ise Hz. İbrahim olmanın ateşe atılmayı göze almak olduğunu kaydetti.

Günün diğer sunumlarında Şehir Üniversitesi öğrencisi Enes Peker Hz. İsmail ve Hz. İshak’ı, AKDAV Teşkilatlanma sorumlusu Sıddık Karaduman Hz. Yunus’u, Marmara Üniversitesi öğrencisi Bahadır Bulut ise Hz. Yusuf’u anlattı.

Kampın ikinci gününde Acıbadem Üniversitesi öğrencisi Ömer Faruk Atalan Hz. Davud ve Hz. Sülayman’ı anlattı. Hz. Süleyman’ı kendisine verilen nimetlere çokça şükreden bir peygamber olarak tanımlayan Ömer Faruk Atalan, Hz. Davud’u ise bir çok yetenekle donatılmış bir hükümdar peygamber olarak tanıttı.

Ömer Faruk Atalan’dan sonra Hz. Lut’u ve kavmini anlatan Muhammed Yazıcı; Lut kavminin helak sebebini bireysel sapkınlıklardan çok toplumsal işlenen cürümler olarak niteledi. Toplumsal cürümlerin her dönem kavimleri için toplumsal kıyamet sebebidir tespitiyle sunumunu tamamladı.

Hz. Zekeriya ve oğlu Hz. Yahya’yı anlatan Yunus Emre Saraç; Hz. Zekeriya’nın İsrailoğulları alimleri ile mücadelesinden bahisle ilerleyen yaşına rağmen bir çocuk beklemesinin sebebini, kendisinden sonra İsrailoğulları’na Allah’ı anlatacak bir varis istemesi şeklinde yorumladı. Yunus Emre Saraç sözlerine şu şekilde devam etti: ‘Hz İsa’nın babasız dünyaya gelmesinden önce Hz.Yahya’nın kısır bir ebeveynden dünyaya gelmesi o süreci hazırlayan bir örnekliktir.’

Günün üçüncü sunumunda Hz. Musa’yı anlatan Bilkent Üniversitesi öğrencisi Şerif Pak; Hz. Musa’nın kötülük ve ahlaksızlığın kol gezdiği sarayda, Allah’ın izniyle, ilim ve hikmet sahibi olarak tertemiz bir şekilde yetiştiğinden bahsetti.

Hz. Musa sunumunun ardından, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Demircan Hz. İsa’yı anlattı. “Hem Tevrat’ta hem Kuran’da Hz. İsa’nın baba olmadan Meryem’den dünyaya geldiği anlatılıyor.” sözleri ile konuşmasına başlayan Adnan Demircan, Hz. İsa’nın çok kısa süren tebliğ döneminde, Tevrat’la kendilerini bir otorite haline getiren din adamlarını eleştirmekten bıkmadığını ve bu yüzden din adamları tarafından tehlikeli görüldüğünü kaydetti.

Kampın son sunumunda Hz. Muhammed’i anlatan Musab Yalçın; Hz. Peygamber’i Hz. İbrahim’in duası ve Hz. İsa’nın müjdesi olarak tanımladı. Hz. Peygamber’in hayatımızda bir örneklik olması gerektiğini, onun toplumunu ve sistemi çok iyi bir şekilde tanıdığını ifade eden Musab Yalçın’ın konuşmasının ardından kamp programı sona erdi.

Sunum aralarında, öğrencilerin birbirleri ile yapmış olduğu sohbetlerle zenginleştirdiği kamp programı, verimli bir havada gerçekleşti.