Anadolu Öğrenci Birliği Antakya Okuma Kampı

0
97

Anadolu Öğrenci Birliği Antakya Temsilciliği 16-17 Şubat 2013 tarihlerinde bir okuma kampı gerçekleştirdi.

İskenderun Temsilciliğimizin de katıldığı kampın ilk gününde, “Yusuf’un Üç Gömleği” kitabı tahlil edildi. Daha sonra öğrencilerimizden Cabir Yalçın’ın sunumuyla “II. Abdulhamit Han”  anlatıldı. Sunum sonrasında “Üniversitelerde Davet Çalışmaları” başlıklı bir forum düzenlendi. Okuma, sunum ve forumun ardından ilk gün “Filistin’e Veda” filmi gösterimiyle sona erdi.

Kampın 2. günü, sabah namazına müteakip Yasin Suresi’nin tefsiriyle başladı. Kahvaltının ardından, Reyhanlı Ufuk Eğitim Derneği’nden Dr. Mehmet Demir katılımcılara “Suriye” hakkında bir brifing verdi. Demir, konuşmasında Suriye ve Baas Partisi’nin tarihi, Suriye’deki muhaberat ağı ve Suriye’nin devlet yapısından bahsettikten sonra, gelinen süreci ve yaşanan katliamı anlatıp, farklı muhalif gruplar ve çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Günün diğer programında ise Körfez Derneği Başkanı Mustafa Çetin tarafından Cemaatler Tarihi semineri verildi. 2 kısım olarak yapılan seminerin ilk bölümünde Türkiye’deki cemaatlerden ve gelişimlerinden bahsedilirken, programın ikinci kısmı ise Anadolu Platformu’nun yapılanması ve faaliyetleri anlatıldı.

Program, kitap analiz formlarının doldurulması ve toplu fotoğraf çekiminin ardından, daha geniş katılımla yeniden yapılması temennileri ile sona erdi.

Kampta görüşülen konularla ilgili sonuç bildirgesi aşağıdadır:

 

AÖB ANTAKYA KAMPI SONUÇ BİLDİRGESİ

1)                 Hz. Yusuf’un 3 gömlekle simgelenen hayatı, masumiyeti, iffeti ve iktidar dönemindeki hayatı, çağımıza çağlar ötesinden yapılmış büyük bir çağrıdır. Müslüman gençler için bu masumiyet, bu iffet ve bu adalet, yaşama aktarılması gereken önemli bir örnekliktir.

 

2)                 Okumak, hem “Oku” emr-i ilahisinin bir tezahürü hem de zihinlerin diri tutulmasının yegâne yöntemidir. Bu nedenle Müslüman gençler, zihinleri uyuşturan her türlü bağımlılığından uzak durmalı, kitabı kendine bir kalkan, bir sığınak ve yepyeni ufuklara açılan bir kapı bilmeli ve kitapla arasına giren tüm engelleri ortadan kaldırmalıdır.

 

3)                 Müslüman gençler, resmi tarih yalanlarıyla kirlenmiş zihinlerden arınmalı, geçmişiyle arasındaki koparılmış bağları yeniden sağlamlaştırmalıdır. Zira biliyoruz ki, geçmişini bilmeyen kimsenin güzel bir gelecek tasavvurunun, aşkın bir medeniyet tasavvurunun olması da imkânsızdır.

 

4)                 Güzel bir gelecek, aşkın bir medeniyet, elbette bireysel çabalarla mümkün değildir. Bunun için iyiliği örgütlemeli ve yaşamın her alanında örgütlü iyilik hareketinin güçlenmesi ve gelişmesi için çaba göstermeliyiz.

 

5)                 Bu bağlamda üniversitelerdeki davet çalışmaları, Emr-i bil Maruf; Nehyi Anil Münker, vazgeçilmezdir. Bu noktada önümüze pek çok engel çıksa da, bunların hiçbiri nefis engeli kadar zor ve aşılması güç değildir. Müslüman gençler, nefis engellerini aşınca, diğer engellerin de ortadan kalktığına bariz bir şekilde şahit olacaktır.

 

6)                 Yüce Allah (c.c) vahyinde, “Şüphesiz O (Allah), zulmedenleri sevmez.” (42/40) buyurmaktadır. Müslüman gençler, bilmektedir ki, zalimin ve mazlumun dini sorulmaz. Filistin’deki siyonist işgalin karşısında şiddetle duran bizler, aynı zamanda Suriye’de mazlum kanı döken Esed çetesinin de, laftan başka hiçbir şey yapmayan Batı dünyasının da, zalimden yana olan diğer tüm unsurların da karşısında durmaya devam edeceğiz.

 

7)                 Öte yandan, farklılıklarımızı zenginlik olarak gören bizler, yeniden belirtmek isteriz ki, Suriye’ye mevcut bakışımız mezhebi ve bölücü bir bakış değildir. Tam aksine bakışımız, tam olarak belirmiş olan mazlum/zalim çizgisindendir. Zalimler ve destekçilerinin yaptıklarını bahane ederek, Müslümanlar arasında nifak oluşturmaya çalışanlar, Allah (c.c)’ın izniyle, planlarında muvafık olamayacaklardır. Biz iman ettiğimiz üzere diyoruz ki, “Onlar planlarını yapsınlar, Allah’ın da bir planı var!”