Ana Sayfa Kuruluşlar Anadolu Öğrenci Birliği Anadolu Öğrenci Birliği Adana Şubesi’nden dönemin ilk konferansı!

Anadolu Öğrenci Birliği Adana Şubesi’nden dönemin ilk konferansı!

0
Anadolu Öğrenci Birliği Adana Şubesi’nden dönemin ilk konferansı!

Ülfet Derneği ile Anadolu Öğrenci Birliği Adana Şubesi tarafından düzenlenen ve Yrd. Doç. Dr. Ramazan Sönmez’in konuşmacı olduğu “Kur’an’ın Gölgesinde Geleceğe Umutla Bakabilmek” adlı konferans 22 Kasım Pazar günü Ülfet Derneği Merve Algan Konferans Salonunda yapıldı.

Ülfet Derneği ile Anadolu Öğrenci Birliği Adana Şubesi tarafından düzenlenen ve Yrd. Doç. Dr. Ramazan Sönmez'in konuşmacı olduğu "Kur'an'ın Gölgesinde Geleceğe Umutla Bakabilmek" adlı konferans 22 Kasım Pazar günü Ülfet Derneği Merve Algan Konferans Salonunda yapıldı.

Anadolu Öğrenci Birliği Adana Şubesi ve Ülfet Derneği yöneticilerinin yanı sıra öğrencilerin çoğunlukta olduğu bir dinleyici kitlesinin katıldığı konferansa Kur'an tilavetiyle başladı. Ardından kürsüye çıkan Anadolu Öğrenci Birliği Adana Şubesi Yöneticilerinden Eğitimci Nihat Aydoğmuş, program davetine icabet eden dinleyicilere ve konuşmacıya teşekkür ederek bazı bilgilendirmelerde bulunup konuşmasını tamamladı.

Akabinde sözü alan Yrd. Doç. Dr. Ramazan Sönmez; "Söyleyeceklerim belki hep bildiğiniz şeyler ama Kur’an’daki ‘ emri bil ma’ruf ve nehyi enil münker’ demek de bilinen şeyleri tekrar tekrar hatırlatmak da  mü’min erkekler ve mü’min bayanlar birbirlerinin velileridir. Mü’min erkeklerin mü’min bayanlar birbirlerinin üzerinde yetkileri vardır. Birbirlerini düzeltmek zorundadırlar, dost olmak bunu gerektirir" diyerek devam etti.

Veli olmak  üç manada hakkında üç kavram kullanılır diyen Sönmez bunları şu şekilde izah etti:

1.      Velayet:  kafirleri dost edinmeyen, sorumluluğunuzu kafire vermeyin demek. Müslümanın üzerinde yetkili ve sorumlu yalnız Allah, Resulü ve mü’minlerdir. 

2.      Muhabbet: birbirimize karşı beslediğimiz duygulara denir. Ama mü’minlerin Allah’a duyulan sevgi ve muhabbet birbirlerine olan sevgi ve muhabbetten daha önceliklidir. 

3.      Meveddet: yani aşk, Allah ve peygamberlikle ile ilgili aşk ifadesi kullanılmaz çünkü aşk ifadesinde şehvet vardır. Muhabbette yoktur. 

Meveddet sevginin dışa yansımasıdır arkasından da rahmet vardır. 

Kişinin ümidini kaybetmemesinin son derece önem arzettiğini belirten Sönmez, konuyu şu örnekle somutlaştırdı:

Yaşlı bir adam evine doğru giderken yolda başını iki elinin arasına almış düşünüyor. Yaşlı adam gence "Neyin var?" diye sorar. Genç: “Beni rahat bırak amca” der. Yaşlı adam: “Ne oldu?” diye merakla tekrar sorar. Genç: “Dükkanım yandı” diye feryadını söyleyince yaşlı adam, “Eee” diye karşılık verir. Cevaba hayret eden genç yaşlı adamın yüzüne bakarak, “İşte bu!” diye amcayı tersler. Yaşlı adam teselli olmasını istediği çocuğa karşı erdemini konuşturur. Bilgece bir edayla; “Ben de zannettim ki ÜMİDİNİ kaybettin, ümidini kaybetme. Ümidini kaybeden her şeyini kaybeder!” der.

İlgi ve beğeniyle takip edilen Sönmez konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Kur’an’ hangi gözle okusak O göze şifa verir. Kur’anı hangi sıkıntı ile, hangi dertle okursak o sıkıntı ve o derde şifa olur. Kur’an’ı okurken ÜMİT ile okursak O bizi hep ÜMİTLİ kılar. Ufuk açar bakış açılarımız genişletir. Gittiğim okulda daha ilk ayarda birkaç öğrenciye kitap verdim diye sürgün yedim. Sıkıntı çektim daraldım namaza gittim ilk ayette Duha süresini okudum, Allah bana “Yarının bugünden daha hayırlıdır dedi.” ikinci sürede İnşirah süresini okudum. Peygamber, ayetlerin kesildiği süreçte alaya alındı. Sıkıntı çekti, daraldı, çok üzüldü, sonra Allah ona Duha süresini gönderdi ve yarınların bugünden daha hayırlı olur. Nur Suresi 55. Ayette Allah salih amel ile iz bırakanlara, salih amel ile etki yaratanlara vaatlerde bulunuyor. Kıldığın namaz verdiğin zekat gittiğin hac topluma etki yapmıyor sadece sana etki yapıyor. Ondan dolayı Allah zaferi vermiyor, sadece erteliyor. Ne zaman ki toplumda iz bırakacak, etki yaratacak salih ameller yaptın işte o zaman Allah zafer vaadini gerçekleştiriyor; yeter ki sen ÜMİDİNİ yitirme sadece Allah’a kul ol, ona kimseyi şirk koşma ve iz bırakacak salih amel işle. 

Peygamber sıkıntıya düştüğünde ayetler geliyordu ve peygamberi diriltiyordu. Peygamber ayetlerden aldığı bu ümitle canlanıyor ve sahabesini de diri tutuyordu. 

ÖRNEKLER

·         Hendek savaşında sahabeler yorgun ve bitkin halde Allah Rasülüne geldiklerinde Allah Rasülü onlara o halde dahi bizansın ve kisvanın altınlarının vadettiğini söylüyor ve onları ÜMİTLİ kılmaya çalışıyordu. 

·         Ayetlerle ÜMİDİNİ yitirmeyen Allah Rasülü arap coğrafyasını fethediyor ve medeniyet kuruyor. 

·         Allah Kur’an’daki kıssaları biz ümidimizi yitirmeyelim diye gönderiyor. 

·         Allah biz sürekli ÜMİTLİ olalım diye 1400 yıldır Kur’an’ı koruyor ve beşer elinin değmesine izin vermiyor. 

·         Yoldaki işaretler öyle bir korku veriyor ki kafirlere Seyyid Kutub'u astırıyor. 

·         Ashabı Kehf mevcut sistemi reddetti ve Allah onları mağarada misafir etti. 

 

NE YAPMALI 

·         Hasan el benna’nın hatıralarım ve Mevdudi’nin "Babam" kitabı okunmalı. 

·         En az üç tefsir okunmalı: 1- Fizilal 2- Mevdudinin tefsiri 3- Sizin belirlediğiniz herhangi bir tefsir.

·         Alimlerin  ve davetçilerin hayatları bilinmeli 

·         En az üç siyer kitabı okunmalı 1- ihsan Süreyya Sırma 2-  Celaleddin Vatandaş 3- Mevdudi.

·         Yusuf  Suresi ve Kehf Suresi özellikle okunmalı. 

·         Zulkarneyn kıssası okunmalı. 

·         Hepimizin adak çocukları olması lazım. 

·         Kendimizi Allah’a satarak dışarı çıkmalı ve birilerine bir şeyler anlatmalı düşüncesi içerisinde olunmalı.