Aliya’nın ‘Köle Olmayacağız’ Kitabı Tahlil Edildi

0
687

Güneydoğu Teknik Elemanlar Derneği (GÜNTED)’in düzenlediği kitap tahlili programında Aliya İzzetbegoviç’in “Köle Olmayacağız” adlı kitabı tahlil edildi.

GÜNTED’in aylık olarak düzenlediği kitap tahlili programında bu ay Aliya İzzetbegoviç’in Fide Yayınlarından çıkan “Köle Olmayacağız” adlı kitabı tahlil edildi.

13 Nisan Salı günü Bülbülzade Vakfı Hacı Firdevs Aslan Mescidi’nde düzenlenen kitap tahlili programına GÜNTED Başkanı Nevzat Aslan, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.

GÜNTED üyelerinden Osman Gezer, Yusuf Kaplan ve Mustafa Polat tarafından sunulan kitap tahlili programında Aliya İzzetbegoviç’in hayatı ile kitabın konusu ve okuyucuya verdiği mesajlar paylaşıldı.

Osman Gezer kitap tahlili programının başında Bosna Hersek’in tarihi hakkında kısa bir bilgilendirme yaptı. Gezer, konuşmasında özetle şunları söyledi;

“Eski dilde ‘iyi insanların ülkesi’ anlamına gelen Bosna, Balkanların çok etnisiteli, dinli ve kültürlü yapısının belirgin bir tezahürüdür. Kadim bir tarihe sahip Bosna’yı Roma İmparatorluğu dönemine kadar götürmek mümkünse de günümüze olan yansımaları anlamında, 1463’de başlayan Osmanlı hâkimiyeti, 1878’deki Avusturya-Macaristan ilhakı ve 1918’de temeli atılarak 1946’da ilan edilen Yugoslavya Federal Cumhuriyetinin çatısı altında ele almak daha önemlidir.”

Gezer daha sonra, Aliya İzzetbegoviç’in hayatını anlatmak üzere sözü Mustafa Polat’a bıraktı.

Mustafa Polat, Aliya İzzetbegoviç’in hayatını anlattı ve sunumun devamında şunları dile getirdi: “Aliya’ya ‘Bilge Kral’ denmesinin sebebi, kendisinin sahip olduğu felsefî ve siyasî kimliktir. Henüz daha gençlik yıllarında başladığı siyasî mücadelesinin yanı sıra 1970 yılında yayınladığı ‘İslâm Bildirisi’ ile 1980’deki ‘Doğu ve Batı Arasında İslâm’ gibi kitaplarıyla modern pozitivist ve seküler Avrupa’ya ciddî felsefî ve siyasî itirazlar getirmiştir.

Modern dünyanın, Avrupa Medeniyetinin neden olduğu krizden çıkmasının nedenlerini ve bundan çıkmaya dair çözümler ortaya koymaya çalışmıştır. Gerek savaş sırasında ve gerekse diplomatik görüşmelerde ülkesini başarılı bir şekilde temsil etmiştir. Milletlerarası diplomatik toplantılardaki tavrı ve konuşmaları herkesin dikkatini çekmiştir. Bu şekilde filozof ve siyasî kimliğini devlet adamlığı özelliği ile birleştirmiştir. Her iki alandaki başarılardan dolayı kendisine daha sonra ‘Bilge Kral’ denmiştir.”

Daha sonra, “Köle Olmayacağız” kitabının sunumunu yapmak üzere Yusuf Kaplan söz aldı ve kitabı özetleyerek şunları söyledi:

“Bu savaş iyi silahlanmış Sırp ordusunun silahsız Bosna halkına bir saldırısıydı. Savaşın daha ilk aylarında Bosna topraklarının % 70’i işgal edilmişti. 200 binden fazla sivil öldürüldü, bir milyondan fazla insan evlerinden çıkarıldı, yüzlerce şehir ve köy yıkıldı. Bu barbarlığa karşı dünya sessiz kalıyordu. Saldırının vahşetiyle şoka mı uğradılar, etik ve psikolojik olarak hazır mı değildiler, yoksa kendi karmaşık çıkarları engellendiği için mi bilinmez, dünya şaşkın ve kararsız kaldı.”

Tekrar söz alan Osman Gezer ise şunları dile getirdi:

“Aliya, çağımızın yetiştirdiği ender şahsiyetlerden biridir. O, Avrupa’nın çeşitli yerlerinde ve Londra’da yaptığı konuşmalarda sözünü esirgememiş; batının, İslam dünyası ve Müslümanlar hakkında ortaya koydukları ikiyüzlü tutumu sık sık dile getirmiştir. Helsinki Bildirgesi ve benzeri belgelerde yazılı insan haklarının Müslümanlar söz konusu olduğunda uygulanmadığını bu belgelerde yazılan ilkelerin bütün insanlık için uygulanmadığı zaman hiçbir anlam ve ehemmiyetinin olmadığını vurgulamıştır.

Bilge kral, Bosna Hersek’te değişik platformlarda yaptığı konuşmalarda ise kendi halkına; Dürüstlük, merhamet, adalet ve hukuka bağlılıktan taviz vermemeleri gerektiğini, insan olmaya ve insani değerlere bağlı kalınması gerektiğini, İnsan olmanın ve insani erdemlere bağlı kalmanın Allah’ın emri olduğunu sık sık vurgulamış ve savaş esnasında bile ahlak, merhamet ve adaletten taviz verilmemesi gerektiğini ifade etmiştir.”

Sunumların ardından, dinleyicilerden gelen sorular yanıtladı. Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.